Arsa sıkıntısı yok

Belediyeler ve TOKİ, burada fiyat sabitlemesi yaparak, dar gelirliyi konut sahibi yapmayı istikrarlı bir şekilde sürdürmeli
Arsa sıkıntısı yok

Gaziantep İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı İbrahim Apa, Gaziantep’te arsa sıkıntısının yaşanmadığını söyledi. . Apa,  “Arsa sıkıntısı yok, hatta yeni planlı alanlara da ihtiyaç yok. Ancak mevcut açılan alanlarda altyapının daha hızlı yapılmasına ihtiyaç var“ dedi.  Altyapının planlı, programlı ve kontrollü bir şekilde yapılmasının konut yüzdelerini azaltacağı ifade eden Apa, “ Mevcut alanlar, inşaata başlamaya hazır hale gelirse, arsa fiyatlarındaki artış da duracaktır. Bu durum ise konut almak isteyen vatandaşın bütçesine olumlu olarak yansıyacaktır” ifadelerini kullanıyor.

Gaziantep İnşaat Müteahhitleri Derneği Başkanı İbrahim Apa ile inşaat sektörünü konuştuk. Apa, “Konut stoku olduğunu düşünmüyorum. Ama bizim, konuta ihtiyacı olan kesime konut üretmekte sıkıntılarımız var. Ve bununla ilgili, yerel yönetimlerle ciddi bir çalışma yapıyoruz. Dar ve orta gelir düzeyindeki insanlarımızı uygun şartlarda, uygun fiyatlarla konut sahibi yapabilmeliyiz. Bunun mücadelesini de, bu şehirde yaşayan her bireyin sorumluluğu üzerine alarak vermesi lazım. Bu doğrultuda, Hasılat Paylaşımı modelinin Gaziantep’te yaygınlaşmasını arzu ediyoruz” dedi.

Yerel yönetimler ve TOKİ tarafından, şehrin kuzey ve güneyindeki toplu konut çalışmalarını değerlendiren Başkan Apa, “Güneyşehir ve Kuzeyşehir’in kentsel dönüşümle entegre edilerek, kısa ve orta vadede hem buradaki dönüşümlerin sağlanması, hemde şehrin gelişimi açısından olumlu bir katkı oluşturacağı kanaatindeyim. Her iki bölgeyi de çok önemsiyorum. Ucuz daire üretildiği zaman, vatandaşların belediyelere yaptığı müracaatların sayısı ortada. Onbinlerce talep oluyor. Belediyeler ve TOKİ, burada fiyat sabitlemesi yaparak, dar gelirliyi konut sahibi yapmayı istikrarlı bir şekilde sürdürmeli” diye konuştu.

 

Kamu bankalarının konut kredilerindeki faiz oranlarını düşürmesi piyasada nasıl bir etki yarattı?

Konut kredi faiz olanlarındaki düşüş, piyasalara olumlu bir etki yapmıştı. Birinci el ve ikinci el satışlarında, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir faiz oranıyla, vatandaşımız 2018 yılından bu yana durdurdukları alım taleplerini bu sayede karşılamış oldu. Kredinin özellikle 1 yıl ödemesiz olması, bu krediyi daha cazip hale getirdi. Elbette piyasaya etkisi olumlu oldu. Burada bir detaya dikkat çekmekte yarar görüyorum. TÜİK’in açıkladığı rakamlardan da anlaşılacağı üzere, konut satışlarında en fazla etki ikinci el satışlarına yansıdı.

 

Kamu bankalarının konut kredilerindeki faiz oranlarını tekrar eski seviyeye yükselmesi piyasayı nasıl etkiler?

Düşük faizlerle konut sahibi olmak, bu toplumda yaşayan herkesin ortak talebidir. Sadece sektörün lehine olan değil, vatandaşın da lehine olan bir durum söz konusu. Belirttiğiniz süreçte, hakikaten çok cazip rakamlar sunulmuştu. Ardından yukarıya doğru bir seyir gözlemledik. Konut satışlarının eski seviyeye ulaşması düşünülemez elbette. Bu olanakların daha uzun süreli devam etmesini arzu ederiz ama koşullar her geçen gün değişiyor.

Gaziantep’te şu an inşaat sektörü ne durumda?

İnşaat sektörünü, özel ve kamu olarak iki farklı boyutta değerlendirdiğimizde daha sağlıklı bir sonuca ulaşırız. Özelde, biz yıllardır Gaziantep’te bir konut stoku olmadığını deklare ediyorduk. Sadece, 2018 yılından bugüne bir daralma söz konusu idi. Son dönemdeki imkanlarla da, bitmiş ve bitmeye yakın dairelerin tamamı satıldığını düşünüyoruz. Tabiki bu satışlar, şehrimiz için yeni yeni projeler demek. Sektör, üretmekten yana. Yeni ruhsat taleplerinden de bunu görüyoruz. Ruhsat başvurularında, TÜİK’in açıkladığı tabloya bakıldığında, Gaziantep olarak ilk 3 il arasında.

 

Konut fiyatlarının son aylarda yükselmesi yeni konut üretimini nasıl etkiledi?

Konut fiyatlarının son aylarda yükselmesi aslında 2018 yılından beri gelen bir sürecin etkisi. Döviz kurundaki aşırı dalgalanma, malzeme fiyatlarındaki artışlar ve insanların konuta ilgisinin azalması piyasalarda bir daralmaya yol açmıştı. Bu süreçte, üyelerimiz kar marjlarını bırakıp, ticari yaşamını devam ettirebilmesi adına, bu artışları yansıtmamaya gayret gösterdi. Düşük kredi faizleriyle birlikte bizim meslektaşlarımızdan da fiyatlarını yükseltenler oldu ama bu artışın sorumlusu sadece bizim meslektaşlarımız değil. Satış rakamlarını incelediğinizde bunu çok net göreceksiniz. Baktığımızda, 2020 yılının ilk 8 ayında toplam 13 bin 904 konut satılmış. Bunun 4 bin 653’ünü birinci el konutlar oluştururken, ikinci el konut satış rakamları 9 bin 251 olarak gerçekleşmiş. Aradaki fark tam iki katı. Bu da gösteriyor ki, konut piyasasında belirleyici olan taraf, sıfır konut üreten müteahhitler değil, ikinci el konut piyasasına yön verenlerdir. Halbuki 5 yıl öncesine baktığımızda, 1.el satışlarının çok daha fazla olduğunu söylemek mümkün. 2015 yılındaki toplam 16 bin 336 olan konut satış rakamının 9 bin 67’sini yeni konut oluştururken, 7 bin 269’unu ikinci el konutlar oluşturmaktaydı. Aynı şekilde, 2016 yılında da 18 bin 454 konutun 9 bin 824’ünü yeni konutlar oluşturuyor. Daha sonraki yıllarda, ikinci el piyasasının piyasalara hakim olduğunu görüyoruz.

Gaziantep’te konut stoku var mı, konut stoku sizce ortalama ne kadardır?

Konut stoku olduğunu düşünmüyorum. Ama bizim, konuta ihtiyacı olan kesime konut üretmekte sıkıntılarımız var. Ve bununla ilgili, yerel yönetimlerle ciddi bir çalışma yapıyoruz. Dar ve orta gelir düzeyindeki insanlarımızı uygun şartlarda, uygun fiyatlarla konut sahibi yapabilmeliyiz. Bunun mücadelesini de, bu şehirde yaşayan her bireyin sorumluluğu üzerine alarak vermesi lazım. Bu doğrultuda, Hasılat Paylaşımı modelinin Gaziantep’te yaygınlaşmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda Gaziantep İnşaat Müteahhitleri Derneği olarak toplantılar yaptık. Valimiz Sayın Davut Gül, Büyükşehir Belediye Başkanımız ve ilçe belediye başkanlarımızla bir araya geldik, konunun uzmanlarını şehrimize davet ederek, sunum yaptırdık. Daha sonra, bu modeli üyelerimize anlattık. Daha uygun şartlarda konut üretebilmek adına biz her türlü adımı atmaktan çekinmeyiz. Hasılat Paylaşımı modeline yerel yönetimlerimiz de sıcak baktı. Önümüzdeki yıllarda, bu modelin daha fazla uygulanabilir olduğunu göreceğiz.

Kentimizde arsa sıkıntısı var mı?

Arsa sıkıntı yok, hatta yeni planlı alanlara da ihtiyaç yok. Ancak mevcut açılan alanlarda altyapının daha hızlı yapılmasına ihtiyaç var. Altyapının planlı, programlı ve kontrollü bir şekilde yapılmasının konut yüzdelerini azaltacağı kanaatindeyim. Mevcut alanlar, inşaata başlamaya hazır hale gelirse, arsa fiyatlarındaki artış da duracaktır. Bu durum ise konut almak isteyen vatandaşın bütçesine olumlu olarak yansıyacaktır.

İmara yeni açılan bölgelerde Yamaçtepe, İbrahimli 2, Güneyşehir’de alt yapı sorunu var mıdır?

Tabiki bu bölgeler imara açıldı, altyapıları da kısım kısım yapılmakta. Ama özellikle Güneyşehir’in, Yamaçtepe’nin ve diğer imara açılan alanların altyapısı planlanıyor, bu planlama doğrultusunda altyapı kuruluşlarının programlarında bunu görme şansı bulacağız. Şunu da belirteyim, bütün her tarafı imara açıp, altyapı kuruluşlarından bu altyapıyı 1 yıl içerisinde bitirmelerini beklemek haksızlık olur. Böyle bir güç yok. Bunu isteme lüksüne de sahip değiliz. Ülke olarak 2017 yılından beri, Gaziantep olarak ta 5 yıldan beri zor dönemlerden geçtik. Bizim istediğimiz, altyapının bir plan-program dahilinde sağlıklı şekilde yönetilmesi. Bu doğrultuda ilerlenirse, şehirde yaşayan herkese katkısı olacağı kanaatindeyiz. Ve bu noktada, bizimde paydaşı olduğumuz AYKOME’nin bu süreçte çok önemli bir misyon üstlendiğini bir kez daha belirtmek istiyorum.

Yerel yönetimler ve TOKİ tarafından, şehrin kuzey ve güneyindeki toplu konut çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güneyşehir ve Kuzeyşehir’in kentsel dönüşümle entegre edilerek, kısa ve orta vadede hem buradaki dönüşümlerin sağlanması, hemde şehrin gelişimi açısından olumlu bir katkı oluşturacağı kanaatindeyim. Her iki bölgeyi de çok önemsiyorum. Ucuz daire üretildiği zaman, vatandaşların belediyelere yaptığı müracaatların sayısı ortada. Onbinlerce talep oluyor. Belediyeler ve TOKİ, burada fiyat sabitlemesi yaparak, dar gelirliyi konut sahibi yapmayı istikrarlı bir şekilde sürdürmeli. Ayrıca, ülkemizde bir de deprem gerçeği var. Kentsel dönüşümü, özüne uygun hale getirerek, yeni bir model oluşturarak, tarafların daha çok faydalanacağı bir hale getirebilmeliyiz. Özellikle kentsel dönüşümün, kamunun kontrolünde ilerleyerek, özel sektörden destek alarak, ilerlemesinin faydalı olacağına inanıyorum.

Son yıllarda inşaat malzemelerine gelen zamlar sizleri nasıl etkiledi?

Maliyet artışı dediğimizde betona ve demire yapılan zamlar akla geliyor. Ama böyle değil. Diğer malzemeler de çok ciddi şekilde zamlandı. Şunu söylemek istiyorum, son 3 ay içerisinde sadece ve sadece demire gelen zam oranı yüzde 35. Başka şey söylemeye gerek yok. Nokta.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sektörde çok ciddi değişiklikler var. Mevzuatlar sürekli değişiyor. Daha kaliteli, verimliliği yüksek yapılar zorunluluk haline geliyor. Bu doğrultuda, bizimde yıllardır talebimiz olan Müteahhitlik Hizmet Yasası çıktı. Yasa, bu işi meslek olarak görenlerin sorumluluklarını artırıyor. Zaten, yasayla birlikte dışardan bu sektöre girişlerin önü kesilecek, her önüne gelen bu işi yapamayacak. Gaziantep gerçekten dinamik bir şehir. Son yaşadığımız zorlu süreçte bile ruhsat alımları devam ediyorsa, bu şehrin üretimdeki kararlılığından kaynaklanmaktadır. Sektörümüz, yerel yöneticilerimizle, paydaşlarımızla sorumluluk bilinci içerisinde hareket ederek, Gaziantep’te yapı sektörünü hedeflenen seviyeye getirmek en büyük dileğimizdir.

 

 


Mehmet Torun
15.10.2020

Etiketler

Yorum yap

Diğer Haberler