CHP, Türkiye'nin beklediği büyük felaketi meclise taşıdı!

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’yi bekleyen büyük felaketti önleme ve gerekli tedbirleri alma adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin devreye girerek gerekli tedbirleri alması için önerge verdi.
CHP, Türkiye'nin beklediği büyük felaketi meclise taşıdı!

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’yi bekleyen büyük felaketti önleme ve gerekli tedbirleri alma adına Türkiye Büyük Millet Meclisinin devreye girerek gerekli tedbirleri alması için önerge verdi.

Son dönemlerde İstanbul ve Marmara Bölgesi için korkutan deprem senaryolarının koşulduğu şu günlerde CHP konuyla ilgili meclis araştırması istedi.

Önümüzdeki yıllarda, ülkemizde yaşanması muhtemel bir deprem felaketi öncesinde, gerekli araştırmaların yapılarak, alınabilecek tedbirlerin ve çözüm önerilerinin belirlenmesi konusunda, meclisin ve halkın bilgilendirilmesi amacıyla, CHP Gaziantep Milletvekili Bayram Yılmazkaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Araştırma Önergesi verdi.

“Yabancı ve yerli bilim insanlarının Marmara Bölgesinde 7 şiddetinden büyük ve yıkıcı bir deprem senaryosu üzerinde yoğunlaşmaları ve konu üzerinde ciddi uyarılarda bulunmaları, kötü senaryoya biran önce hazırlık için harekete geçmenin önemini göstermektedir.

En kötü senaryoya göre deprem büyüklüğü 7.7’ye bile varabilir. Elbette ülkemizde büyük deprem oluşturabilecek pek çok fay kuşağı bulunmaktadır. Ama nüfus, yapı, finansal yoğunluk açısından Marmara Bölgesini daha çok konuşmamız gerektiği şüphe götürmez bir gerçektir. Bu yüzden Marmara’daki deprem sorunu bir milli güvenlik sorunu gibi el alınmalıdır” diyen Yılmazkaya verdiği araştırma önergesinde, Ülkemizi yasa boğan, binlerce vatandaşımızın hayatını kaybettiği ve on binlercesinin yaralandığı 17 Ağustos depreminin üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen hala yeterli tedbirlerin alınmadığını gerekçe gösterdi.

Son 100 yıl İçerisinde Dünyada Gerçekleşmiş En Yıkıcı 15 Depremin 2 tanesinin Türkiye’de gerçekleştiğini vurgulayan Yılmazkaya, “ buda ülkemizin deprem konusunda ne kadar riskli bir durumda olduğunu göstermektedir” dedi.

Yılmazkaya verdiği araştırma önergesinde şu ayrıntılara yer verdi;

“17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan ve Gölcük depremi olarak bilinen 7,5 büyüklüğünde kaydedilen deprem ülkemizin 20'nci yüzyıl da yaşadığı en büyük felaket olarak tarihe geçmiştir. Resmi rakamlara göre 18 bin vatandaşımız hayatını kaybederken, 49 bin vatandaşımız da yaralanmıştır.

17 Ağustos depreminin 19’uncu yıldönümüne kısa bir süre kala uzmanlar tarafından hazırlanan deprem risk haritasıyla, Türkiye’yi büyük bir tehlikenin beklediği, üniversiteler, bilim insanları ve uzmanlarca Marmara’da yaşanması muhtemel deprem için ise yetkililerin defalarca uyarıldığı bilinmektedir.

AB’ye üye ülkelerin sismik araştırma merkezlerinde hazırlanan risk haritasına göre, İtalya ve Yunanistan’ın da içinde yer aldığı Akdeniz kuşağında deprem açısından en riskli bölge Türkiye’dir.

Marmara bölgesinde beklenen deprem için, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsünün yaptığı hesaplara göre, 7.2 büyüklüğünde ve yaklaşık bir dakika sürecek bir depremde 30 bine yakın binanın çökeceği, 35 bin dolayında can kaybının yaşanacağı, 130 bin dolayında insanın yaralanacağı belirtilmektedir.

Ülkemiz, dünyadaki büyük deprem kuşaklarından biri olan Asya kuşağında yer aldığı gibi, 780 bin kilometrekarenin yüzde 96’sının aktif deprem kuşağında bulunduğu net bir şekilde bilinmesine rağmen, gerekli önlemlerin alınmadığı bilinmektedir.

İstanbul, Bursa, Kocaeli, Yalova, Çanakkale, Tekirdağ ve Balıkesir’in etkileneceği Marmara depreminin ne zaman yaşanacağı belli değil ama araştırmalar yeri ve büyüklüğü hakkında net bilgiler vermektedir. Bölgenin nüfus ve sanayi bakımından yoğun olması yaşanacak bir depremde felaketin boyutunu büyütecektir.

Bu bağlamda nüfusun, sanayinin ve riskin en fazla olduğu Marmara Bölgesi başta olmak üzere ülkemizde yaşanabilecek depremlerle ilgili binaların onarım ve güçlendirme çalışmalarının amaca ve tekniğe uygun yapılıp yapılmadığının, bu konuda bugüne kadar yaşanan aksaklıkların neden kaynaklandığının tespit edilmesi ve gereken tedbirlerin bir an önce alınması önem arz etmektedir.”


Haber Merkezi
16.08.2018

Yorum yap

Diğer Haberler