Sinem Kırıcı

Sinem Kırıcı

5 Ekim 2018 00:00:00

HAYAT DEDİĞİN ARDIŞIK....

En çok neyi düşündüğünü düşünme fırsatını yakaladın mı?Evini ? eşini?Geçmişini yada geleceğini ?işini? paranı ? çocuğunu? yolunu yordamını ?.... kim bilir daha neleri..Sanırım düşünülebileceklerin hepsinin ortak noktası yaşamına  ait olması....

Ben en çok zamanı düşündüğümü fark ettim..Yaşamdaki evreleri, dönemeçleri,inişleri ve çıkışları seyrederim.Sonuçta yaşadığımız döngü nede olsa insana dair diyorum.Gözlerimizi açıp kapamamız bile bir zaman birimi ise insan  kendini hangi zaman olgusuna sığdırdı?

Pskologlar bu alanlara evre,biyologlar evrim,fizikçiler boyut ,matematikçiler sonsuzluk,edebiyatçilar akım ,siyasetçiler devir.........dediler ama zaman olgusunu kim nereden bulduysa bizde o zamanı devşirdik...Bizleştirdik...Bir müddet sonra benleştirdik..

Bilirmisiniz ; yaptığımız hareketlerin ardışık olmasının nedeni, zamanı ben yaptığımızdan ileri gelir..bir nefesle yaşıyamayacagımız,bir adımla ayakta bile duramayacağımız gibi.. bunun adına sanırım dögü diyorlar..

İnsan, zamana hükmetmekte kendince haklıdır.Şimdi saati iki ise isterse beş yapabilir mesela..nezaman isterse ozaman uyur, uyanır,yemek yer...insana aitir zaman ve zamanı kullanma hakk bizlerin elindedir.

Düşüncelerim arasında kaybolurlen  birdenbire;aslında düşüncelerimin içinde bulunduğum zamana ait olmadığını ,hatta bir önceki düşüncemle bir sonrakinin  aynı boyutta olmadığını farkettım.Ardından bu farkındalığımın hangi zamana oldunun kararsızlığını yaşadım..Aslında bu ,zamanı mecburen benleştirmiş olmamın yanılgısının paradoksuydu..Dönemlerin zamanın bir parçası olmadığını ,dönemsellik mecburi iken insan beyninin yarattığını anladım..

Biliyorum..!Biraz  karışık ama insana dair basit olan ne var ki?Şöyle düşünmeli: İnsan Mevsimlerin sırasını  değiştirebilirmi?,önce yaşlanıp sonra gençleşebilirmi?yada soluklarının sırasını değiştirebilirmi? kısacası ardışık dönemlerini bölemez..Tıpkı dünyanın daha hızlı  yada daha yavaş dönmesini sağlayamadığı gibi....Sorun da bu ya ?Evrelere dokunamazken insan oğlu hangi boyutta zamana mudahale edebildi?..

Olayın farklı açısı da var..Hangi hadsizlikle dünyanın ekolojik döngüsüne müdahale edebildik...Sanırım zamanı keşfetmiş olmamızın verdiği hakı(!) gururla dünyayı yaşlandırırım,denizleri kirletirim,doğal kaynakları tüketip,belirli bir zamana tıkıştırıp durduğum insancıkları yok olma boyutunda evreleştiririm dedik...

Bİz dünya ya göre oldukça şanslıyız .Düşünsenize; siz düşerken biri sizi tutar...en azından yer çekimi var...Kabul edelim ki artık dünyanın da başi döndü .Ya dünya düşerse onu kim tutacak?

Peki ya şimdi ...Düşlerimizi hangi boyuta sıkıştırıcağız..Elbette ki dünyayı yaşlandırdık diye ,bizim olduğunu düşündüğümüz zaman olgusunu birakma şansımız yok.Ne de olsa arışık yaşıyoruz..Dileğimin düşünceme sığmadığı kadar gülümseme, belki dünyayı rahatlatır diye düşündüm.Bu gun,Yarın ,sonrası,,,Sonsuzluğun bir boyut olmadığı kadar mutluluk,bilinen kadar gerçek boyutlansın  insanlara ve dünyama .........

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları