Mehmet Karadağ

Mehmet Karadağ

15 Ekim 2015 21:30:00

OKUL FOBİSİ

Okulun yeni açıldığı bu dönemlerde sık sık okula gitmek istemeyen çocuklarla karşılaşırız. Aileden özellikle de anneden hiç bu kadar uzun süre ayrı kalmayan çocuklar, okula başladıklarında ilk kez böyle deneyimi yaşarlar.  Bazı çocukların adaptasyon süresi çok kısa olur. Bazı çocuklar ise günlerce annesiyle okula gelir-gider, derse beraber girerler ama tüm bunlara rağmen yine tek başına okula kalmak istemez. Annesi okuldan çıktığı an çığlığı basar ve arkasından koşarak yakalar.   İşte bu durum yaşıtlarıyla uyumsuz bir şekilde 1 aydan uzun süre devam eder ve çocuğun hayatını olumsuz yönde etkilerse biz buna ‘Okul Fobisi’ deriz. Okul fobisinin temelinde her zaman anneden ayrılma korkusu vardır. Her yaş grubunda olabileceği gibi daha çok 3-6 yaş civarında olur. Bu yaşlar daha çok kreş, anaokulu ya da ilkokul başlangıç yaşlarıdır.

Okul fobisinin temelinde genelde anne-babanın davranışlarında problem vardır. İki çeşit davranış modeli vardır. Bunlardan birincisi; aşırı koruyan, kollayan, çok ilgilenen, çok seven, çocuğu yalnız bırakmayan, çocuğun hiçbir yerde kalmasına müsaade etmeyen, çocuğun tek başına hareket etmesine izin vermeyen aşırı koruyucu anne-baba modelidir. İkinci aile modeli ise bunun tam tersidir. Eleştiren, reddeden, çocukla iyi diyalog kuramayan ve çocuğu adeta iten bir yaklaşım sergileyen anne-baba modelidir. Bu iki durumda da çocuğun okul fobisi geliştirme riski akranlarına göre daha fazladır. Ayrıca duruma genetik faktörler de eşlik edebilir. Yani çocuk zaten kaygı alt yapısına sahiptir, böyle bir stresle karşılaştığında gün yüzüne çıkar.

Okul fobisini tetikleyen diğer olaylar;

  • Her hangi bir hastalık veya tatil nedeniyle okuldan uzak kalma,
  • Aile içinde sıkıntı ve gerginlik yaratacak olayların varlığı, ( birinin ölümü, hastalık vs)
  • Okulda arkadaş ilişkilerinin bozulması,
  • Okul veya öğretmen değişikliği,
  • Göçle yaşanan çevre değişikliği,
  • Yeni bir kardeşin dünyaya gelmesi,
  • Okulda sıkıntı veya gerginlik yaratacak olayların varlığı,
  • Çocuğun cinsel veya fiziksel tacize uğraması ya da bir felaketle karşı karşıya kalması.

Tedavisinde en önemli şey okula gitmeyi teşvik etmektir. Ayrıca ne olursa olsun okula gitmesi gerektiği çocuğa anlatılmalıdır. Çocuk hangi şekilde okula gitmek istiyor, nasıl okula daha rahat gidebiliyor ve okulda yanında kimin olmasını istiyorsa o ortam ve şartlar sağlanmalıdır. Çocuğa: “ Biz seni, senin sıkıntı ve huzursuzluğunu anlıyoruz, için sıkılıyor, kaygıların var. Aslında bu kaygıların azaldığında okul seni sıkmayacak, daha eğlenceli zamanlar geçireceksin. Biz her zaman senin yanındayız ve yalnız bırakmayacağız” mesajı hem sözel hem de davranışsal olarak verilmelidir. Tedavinin temelinde çocuğun okulla bağının kopmamasını sağlamak vardır. Çocuk anneyle ya da annesiz okulda kalmayı başarmalıdır. Tüm bunlara rağmen düzelmeyen durumlarda bir uzmana görünmek, profesyonel yardım almak gereklidir.

Haftaya görüşmek üzere, sağlıkla kalın…

 

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları