Müslüm SARI

Müslüm SARI

8 Mart 2019 00:01:00

8 Mart da neymiş

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü... Yılın 365 gününden sadece bir günü, dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınlara ayırmayı doğru bulmadığım için, kutlamayı da reddediyorum. Tabii bunun devamında, kadın erkek eşitliği veya eşitsizliği diye bir tartışmayı da reddediyor ve dünyada her cinsin dişisi gibi kadını da insanların dişi kanadı olarak kabul edip, kendimi her türlü polemiğin dışında tutuyorum.

Dünya Kadınlar Günü kutlayanlara, kadın sorunlarını gündeme taşıyan sivil toplum örgütlerinin, evrensel özellik taşıyan tüm faaliyetlerine de saygı duyuyorum. İnancım şudur ki; tamamı erkekler tarafından yazılmış tüm din kitaplarında, maalesef kadın “erkeğin malı, eğlence aracı, evin hamalı” olarak tarif edilmekte, sözde din adamları tarafından kafalara sokulmaya çalışılan sözde din öğretilerinde de, bunun altı özellikle çizilmektedir. Hele son yıllarda, hakim olan sessizlik karşısında gittikçe azan bazı gruplar ve kişiler, kadını sosyal hayattan, iş hayatından çekip eve hapsetmenin yollarını aramakta, hatta tarikat şeyhleri aracılığıyla, biraz da oy tehdidiyle, ülkeyi yönetenlere telkinde bulunulmakta, maalesef başarılı da olunmaktadır.

Bunun devamında kadın cinayetleri ve kadına yönelik cinsel saldırılar çığ gibi büyümekte, en büyük korkuları kadının aydınlanması olan o malum çevreler, devlet televizyonları dahil malum kanallarda sabahtan gece yarılarına kadar, kadının belden aşağısının ne kötülüklere kadir olduğunu anlatmaktadır. Yetişme çağında ve yetişmiş erkeklerin seks hülyaları öbür dünya nimetlerine, hurilerine taşınırken, yetişmekte olan genç kız ve kadınların çoğalma iç güdüleri “şiddetli ayıp-şiddetli günah, gerekirse doğrudan şiddet ve ölüm tendidi, hatta öldürme dahil” baskılanmaktadır.

 

GELİŞİM ANAHTARI

Başına sarık geçiren “din alimi” kesilmekte. Kuran’ın, doğrudan okuyan tarafından anlaşılmaması yüzünden din, düzenbazların hem ekmek kapısı, hem seks aracı olarak kullanılmaktadır. Bugün, teknolojik gelişim, paralelinde yüksek gelir, yüksek ahlaki değerler, işleyişine asla dokunulamaz hukuki değerleri ne nicelerini imrenerek izlediğimiz Avrupa’nın gelişim anahtarının, din tüccarlarının elinden almakta yattığını, “sözde din adamları” asla kabul etmiyor. Onun için, beyinleri evrensel ışıkla aydınlanmış çocuklar yetiştirmenin, kadınlar için asli görev haline geldiğini hatırlatır, tüm kadınlara sevgiler sunarım.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları