Tekin Albayram

Tekin Albayram

10 Mart 2018 00:00:00

8 MART’I BEKLEYECEKMİŞİZ, YOK AZİZİM!

Evet. Bugün 10 Mart olduğu için rahat rahat konuşabilirim. Çünkü 364 gün sürecek Erkekler Günü başladı J.

Elbette bu bir ciddi şaka. Ciddi dememin nedeni söylediğimin tam tersini kastetmem, yazımın başlığında olduğu gibi. Kadına değeri ve kadının hayata kattığı anlamı sadece 8 Mart’ta gündeme getirmek ve takdir etmek bir haksızlık.

8 Mart’ta medyada çıkan haberlere ve sosyal medyada yapılan paylaşımlara bayılıyorum. Herkes şair, herkes kadına değer veren bir centilmen, herkes bir kadına sahip çıkma derdinde. Buraya kadar güzel, yapılsın, paylaşılsın tabi. Peki o zaman geriye kalan o bahsettiğim 364 günde kadına şiddet, taciz, tecavüz, sevgilisi/eşi tarafından dövülme hatta öldürülme, iş yerlerinde mobbing ve ayrımcılık, sokakta yürürken laf atma ve rahatsız etme gibi kadına hayatı zindan eden suçları işleyen kim? Bu şu misal: askerlikte geçmiş dönemlerde çoğu kişinin ağır silahlarla çekilmiş bir fotoğrafı vardır. Peki patatesleri kim soyuyordu?

Beyler, sadece beyler diyorum çünkü kadın, kadına baskının ve şiddetin nedeni değil. Beyler, 8 Mart yerinde dursun ancak biz diğer günleri de 8 Mart gibi görüp yaşamıyor ve yaşatmıyorsak 8 Mart’ın bir anlamı var mı ?

Gerek aile içinde gerekse toplumda kadının değerini görüyor olmamız lazım. Kadın erkek eşit değildir, kadın harika bir şeydir.

Çalışan bir annenin hayatına bakacak olursak, mesela, evde eşine ve çocuklarına koşturup diğer yandan evin temizlik, yemek, çamaşır, bulaşık gibi hiç bitmeyen işlerini yürütür. Bu öyle basit değil maalesef. Sabahtan, akşama ne pişirsem sorusu başlar kafalarında. Çocukların hepsi ayrı bir dünyadır. İşte bile kafasında aynı anda bir sürü sorunla meşguldür. İş yorgunluğuyla eve gelir ama ev mesaisi daha yeni başlar. Yani sözün özü; kadın, işle yoğrulmuştur.

Annelerimizi, eşlerimizi ya da hayatımızdaki kadınlara bir bakalım. Hepsinin yüksek donanımlı olduğunu kabul etmek gerekiyor. Bu, bir kadın-erkek yarışı değildir. Kadının da erkeğinde iyi oldukları iş alanları vardır, bu birini diğerine üstün yapmaz.

İşte bu anlayışla kadınlarımıza bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor artık. Kadın ev içinde işler yapan sadece ‘evin kadını, çocukların anası’ değildir. Kadın, hayatın her alanındadır. Kadın, üretimde iş hayatında olursa toplum da düzelir. Kadın, saygıyı ve takdiri hak ediyor. Hem ailede hem de toplumda ve böylece tüm dünyada kadının yaşamının yükseltilmesi demek hayatın kalitesinin yükselmesi demek. Yani faydası bize yine.

Beyler, kadınları bu zamana kadar anlayamadık,anlayamayız da. Anneniz, eşiniz, sevgiliniz, kızınız, yeğeniniz, kuzeniniz ve tüm kadınları anlamayın, anlamaya da çalışmayın, SADECE SEVİN! Biz hatayı burda yapıyoruz. Anlamayınca sinir oluyoruz.

Kadınlara kızdığınız anları düşünün. Kadın geniş açıyla ve ideal yaklaşır; bu yüzden büyük bir çoğunlukla doğruları söyler. O doğrular sizi rahatsız ettiği için öfke yapar. Sakin olun ve sevin!

Tüm dünyada kadın baskısı ve zülmü altında olan, şiddet ve haksızlığa maruz kalan tüm hemcinslerimin hayatta olanlarına acil şifalar, ölenlerine rahmet diliyorum. Bu da bir ciddi şakaydı. Nedenini size bırakıyorum …

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları