Hüseyin Torun

Hüseyin Torun

13 Temmuz 2018 00:00:00

Anız Yakarak Geleceğini de Yakma!

Ülkemizde 1993 yılından beri yasak olmasına rağmen, verimin yüksek olduğu ve saman sıkıntısı olmayan yıllarda, ekinlerin hasadının ardından, ekin alanının %30 'unda tarlada kalan sap ve kökler yakılır. Buna anız yakma denir.
Kolay, masrafsız ve çabuk olan bu yolla, böcek ve diğer zararlıların ve çeşitli hastalıkların azaltılacağı, toprağın daha kolay işleneceği ve daha fazla verim alınacağı beklenir. Fakat beklenin tersine, anız yakmanın yarardan çok zararı bulunur.

Anız yangınıyla yüzey toprağının organik maddesi yok olur. Halbuki organik madde, yağış sularının emilmesini ve tutulmasını sağlamak, topaklaşmayı temin ederek erozyonla taşınmayı önlemek ve toprağın havalanmasını sağlamak gibi önemli görevleri bulunur.

Ayrıca, anızın yakılması sırasında toprağın en üst katmanının ısısı 50-750 C ye kadar çıkar; bu da, çoğu topraktaki ayrıştırıcı mikroorganizmaların zarar görmesine neden olur.

Hava kirliliğine yol açması, karayolunda görüşün azalmasıyla trafik kazalarına sebep olması, komşu tarlalardaki ürünlere, meyve bahçelerine, ormanlara ve yaban hayatına zarar vermesi de anız yangınlarının olumsuz etkileri arasında sayılır.

Özet olarak biçilen ekinin tarlada kalan sapına verilen addır. Anız yakılması son derece tehlikeli ve zararlıdır. Her yıl ülkemizde yakılan anızın hava koşulları ve tedbirsizlik yüzünden büyük çapta bir yangına dönüşmesi sonucu hektarlarca orman yanmaktadır.

Ayrıca, anız yakımı topraktaki organik maddeleri yok ettiği için toprağın verimini düşürür ve daha çok gübre kullanımına, Daha çok gübre kullanımı da su kaynaklarımızın kirlenmesine yol açar. Anız yakımı ile çıplak kalan toprak, su ve rüzgar erozyonuna uğrar. Anızı yakılan toprağın su tutma gücü azalmaktadır, sulama yapılma esnasında veya yağan yağmuru toprak muhafaza edemediği için, su sarfiyatı maksimum düzeye ulaşmaktadır. Toprağın verimi organik üst tabakasını kaybetmek suretiyle düşer. Günümüzde zaten topraklarımızın organik maddece fakir olması, anız yangınları ile topraklar daha sıkıntılı hale gelmektedir. En fazla toprak kaybı anız yakılan topraklarda meydana gelmektedir, en az toprak kaybının ise hasattan sonra anız yakılmadan gölge tavında sürüm yapılan tarlalarda olmaktadır.

Anız yakımı, atmosfere karbondioksit salarak küresel ısınmaya da katkıda bulunmaktadır. Yaban hayatı açısından da anız yakmanın ciddi etkileri vardır.

Ekin biçilirken yere düşen taneciklerden birçok evcil ve yabani hayvan beslenmektedir. Anız yakılırken bu tanecikler de yandıkları için, yaban hayatı bir besin kaynağını kaybetmiş ve belki de onu bekleyen kışı daha zor geçirmeye mahkum edilmiş olmaktadır.

Anız yakmanın başka tehlikeleri arasında ise telefon direklerini yanması ve daha da kötüsü, yoldan geçen arabaların görüş mesafesini azaltarak ölümcül kazalara sebep olmasıdır. Anız yakmanın toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile toprak verimliliğini ve biyolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediğini söylemek kaçınılmazdır. O halde; rüzgar ve su erozyonun olduğu yerlerde, kara nadasın uygulandığı alanlarda ve ayrışmanın hızlı olduğu durumlarda anız yakılmamalıdır. Anız yakma ile zararlılarla mücadele ederken, hiç kuşkusuz toprağın canlılığını oluşturan diğer yararlı organizmalarında yakma sırasında meydana gelen yüksek sıcaklıktan dolayı etkilendiği çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur. Kök Çürüklüğü ve Ekin Kurdu (Zabrusun) yok edilmesi mümkün değildir. Takip eden yıllarda kök çürüklüğü hastalığı artmaktadır.

Anızın ve sapların istenilmediği ve ekonomik olarak kullanılmadığı koşullarda aşağıdaki sebepler den dolayı anız yakılmaktadır. Çok kolay, masrafsız ve çabuk yok edilmesi, Kendi gelen hububatların ve yabancı otların (özellikle yabani yulaf, brom, tilkikuyruğu ve diğer buğdaygiller) azaltılması, salyangoz, kırkayak, bazı keneler, tel kurtlan, örümcekler ve diğer böceklerin ve çeşitli hastalıkların azaltılması (yaprak lekesi, sap ve kök çürüklüğü, erken fide yanıklığı ve solgunluk), toprak işlemede kolaylık sağlanması, bazı işlemler azaldığından enerji tasarrufu edilmesi, gibi sebepler avantaj gibi görünse de bilimsel olarak yakılmaması gerekmektedir.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları