Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

27 Ekim 2021 00:22:00

ASİSTAN

            Üniversite sınavında iyi bir yüzdelik dilimine girmen lazım.

            Ki Tıp Fakültesi’ne gidebilesin.

            *

            6 yıl zorlu bir eğitimden geçersin.

            Doktor olursun.

            Pratisyen hekim.

            *

Ardından girilebilecek en zor sınavlardan birisini kazanırsın.

            Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS).

            Ve bir Eğitim Araştırma Hastanesi veya Üniversite hastanesinde çalışmaya başlarsın.

            Asistan olarak.

            *

            Büyük ihtimalle ayda 15 nöbet ile başlarsın göreve.

            Yani günaşırı nöbet.

            İlk yıl genelde öyle geçer.

            *

            Sabah erken saatte gelirsin hastaneye.

            Pansumanları yaparsın.

            Hastaların tedavi orderlarını yazarsın.

            Sonra vizitler yapılır.

            Kıdemlilerin ve uzmanların önerilerine göre tedavileri yeniden düzenlersin.

            Akşama kadar neredeyse nefes almadan çalışırsın.

            *

            O gün nöbetçiysen çalışmaya devam edersin.

            Belki de sabaha kadar uyumadan çalışman gerekir.

            *

            Fırsat buldukça bir şeyler yemeye çalışırsın.

            Az da olsa oturabildiğin zamanlarda uyuyabilirsen şanslısın demektir.

            *

            Sonra nöbet ertesi sabah olur.

            Hiç nöbet tutmamış gibi işlere devam edersin.

            Ameliyathane.

            Doğumhane.

            Servis.

            Poliklinik.

            Acil.

            Her yerin işlerini tamamlamak zorundasındır.

            *

            Mesai bitiş saati diye bir şey yoktur.

            İşler bittiği zaman mesai biter.

            Onun için nöbet ertesinde çıkış saatin bile belli değildir.

            *

Sonra eve gidersin.

            Sadece bir şeyler atıştırıp uyumaya mecalin kalmıştır.

Çünkü ertesi sabah erken kalkıp hastaneye yetişmek zorundasındır.

Enerjini toparlaman gerekmektedir.

*

Gidebilirsen.

Rümeysa gidemedi.

*

Rümeysa Berin ŞEN.

25 yaşında.

Doktor.

Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde asistan.

*

Nöbet ertesi akşam mesaiden sonra evine arabasıyla giderken bir kamyonun altına girip feci şekilde

can verdi.

Büyük ihtimalle uyudu direksiyon başında.

*

Bizler ve pek çoklarımız çok daha şanslı.

Böyle bir son yaşamadık.

Ama sorsanız hepsinin buna benzer tehlikeler atlattığı olmuştur.

Çünkü bu sıkıntıyı yaşamayan bir uzmanlık öğrencisi yoktur eminim.

*

Eğitimimizin bir parçası diyorlar bu yoğun sürecin.

Böyle çalışmazsanız öğrenemezsiniz dediler hep.

Onun için bu standartlar olmazsa olmaz sanıyoruz.

*

Evet, yoğun bir şekilde çalışmamız gerekiyor.

Öğrenmemiz gereken, deneyimlememiz gereken çok şeyin olduğunun farkındayız.

Doktor olarakta, uzman olduktan sonra da ne kadar ağır bir sorumluluğun altına girdiğimizin

farkındayız.

            *

Vicdanen de.

            Tıbben de.

            Ahlaken de.

            Hukuken de.

            Çok ama çok ağır bir sorumluluğun altındayız.

            *

            Ama tüm  bunlar insanca çalışmamıza engel bir durum değil.

            İnsanca yaşamamıza engel değil bu nedenler.

            *

Ama yıllardır bas bas bağırmamıza rağmen hiçbir değişiklik olmuyor ne yazık ki bu sistemde.

Olmuyor.

*

Sonuç.

Genç yaşta meslekten soğuyarak istifa edenler.

İstemeden yıllarca bu mesleği yapmak zorunda kalanlar.

Ve.

Hayatını kaybedip bu dünyadan göçenler.

*

Şimdi buna ne deniyor.

Kader mi?

Cinayet mi?

 

***************************************************************************

Aklınızda Bulunsun:   Başarıyı elde etmek kolaydır. Asıl zor olan başarıyı hak etmektir.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları