Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

29 Eylül 2020 00:23:00

AZERBAYCAN

            Bitmedi.

Yıllardır bitmedi.

Bitecek gibi de görülmüyor.

Ne düşmanlıkmış arkadaş.

Nasıl bir kinmiş bu.

Yıllardır, hatta yüzyıllardır binbir türlü yalan ve iftiralarla tüm dünyanın ilgisini çekmeye çalışıyorlar.

Kendilerine kafaları kendileri gibi çalışan yandaşta buluyorlar.

Sonrasında da Tür milletine, Türk ırkına saldırıyorlar.

Mazlumlar her zaman kazanır ya.

Mazlumlar hep haklıdır ya.

Mazlum rolünü oynayarak kazanacaklarını zannediyorlar.

*

Su uyur, düşman uyumaz der ya atalar.

İşte bu Ermeniler’e tam uyan bir atasözü.

Ne zaman ne yapacakları, ne zaman nereden saldıracakları, ne zaman problem yaratacaklarını bilemiyorsunuz.

Onun için sürekli tetikte olmanız, hazırda beklemeniz gerekiyor.

*

Buraya bir parantez açmamız gerekiyor.

Çünkü Ermeniler diye genellediğimiz zaman ülkemizde yaşayan Ermeni vatandaşlarımız da o tanımlamanın içine giriyor gibi oluyor.

Ama asla değil.

Ermeni vatandaşlarımızın vatanlarını ne kadar sevdiklerini, özellikle ticari hayatlarında nasıl dürüst ve düzgün birer vatandaş olduklarını bilmeyenimiz yoktur.

Onun için ülkemizde yaşayan Ermeni kökenli vatandaşlarımızı bu konunun dışında tuttuğumuzu özellikle belirtmek isterim.

*

Parantezi kapattığımıza göre devam edebiliriz.

Hocalı katliamını bilmeyen yoktur sanırım.

Her aklıma geldiğinde içim burkuluyor.

Bundan 28 yıl önce, 26 Şubat 1992 tarihinde Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan Ermeni güçlerin, Azeri sivillere uyguladığı katliam.

83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlının olduğu 613 ölü ve 487 ağır yaralı gibi ağır bir bilanço ile sonuçlanan katliamda 1275 kişi rehin alınmış ve 150 kişi de kaybolmuştur.

Daha da acısı, cesetlerin pek çoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başlarının kesildiği gözlenmiştir.

*

Sanki bu katliamı biz yapmışız gibi yıllardır sürdürdükleri düşmanlığı gitgide artırarak devam ediyorlar.

Yine umulmadık bir zamanda saldırdılar.

Yine günahsız insanların canlarını vicdansızca almaya başladılar.

*

Ama artık yağma yok.

Azerbaycan yıllardır olmadığı gibi yine yalnız değil.

Tüm imkanlarıyla Türkiye yanında.

Dünden beri sosyal medyada, gazetelerde, televizyonlarda tam da özlenen bir şekilde birlik beraberlik mesajları veriliyor.

Sağcısı, solcusu, dindarı, ateisti, milliyetçisi, sosyal demokratı, komünisti, liberali hepsi aynı şeyleri söylüyor.

Arabı, Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi hep bir ağızdan bağırıyor.

Kardeşimiz Azerbaycan’ın yanındayız diye.

*

Tıpkı Nazım Hikmet’in şiirinde söylediği gibi.

 

Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

Bu memleket bizim

 

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak,

Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,

Bu cehennem bu cennet bizim

 

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın

Yok edin insanın insana kulluğunu

Bu davet bizim.

 

Yaşama bir ağaç gibi tek ve hür

Ve bir orman gibi kardeşçesine

Bu hasret bizim…

*

Türkiye’de bizim.

Azerbaycan’da bizim.

Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan da bizim.

TÜRK’ÜZ BİZ.

********************************************************************************

Aklınızda bulunsun: Azerbaycan’ın ederi kederimiz, sevinci sevincimizdir. M.K.ATATÜRK

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları