Kendimimar

Kendimimar

25 Kasım 2019 00:49:00

BENİM ÖĞRETMENİM

Anaokulu veya ana sınıfı diye bir şeylerin hayal edilemediği yıllarda Gaziantep’in sayılı ilkokullarından Dayı Ahmet Ağa ilkokuluna “beyaz yaka siyah önlükle” giden, binlerce çocuk arasında ben de vardım… Kara tahta ve beyaz tebeşir gibiydik hepimiz, kız çocuklarının kırmızı kurdelesi olmasa hepimizin “Beşiktaşlı” olması gerekirdi diye düşünüyorum…

Tepesi silgili kurşun kalem kullananlar, “tahta çanta” dışındaki çantalarla okula gelenler o dönemin bizlerin tabiri ile “camekân” çocuklarıydı… Birinci sınıfta çok renkli kalemim olduğunu hiç anımsamıyorum ama daha sonraki sınıflarda “sıfır renkli” kalemimde olmamıştı ama bir öndeki kardeşlerimizin, eski renkli kalemini ve kitaplarını kullanmak gibi mecburiyetlerimiz olağan şeylerdi…

Beslenme çantası mı? Oda ne? Bir plastik bardağım olduğunda çok ama çok sevinmiştim, kat-kat iç içe geçen renkli halkalardan oluşan bu cepte taşınan su bardağı bayram harçlığım ile bana alınıp “tek benim” olunca okulun çeşmesine kısa boyumla uzanıp “avuçlarımla” su içmekten, üzerimi ıslatmaktan kurtulmuştum…

İlkokul Öğretmenim Arife Ahi, nur içinde yatsın en önemli şeyi öğretmişti bizlere “okuma-yazma” daha ne olsun…

Derken, Gaziantep Lisesine kayıt ama sağ olasıca İngilizce Öğretmeni Hatice Güllü, kayıt yaptırmaktan dönen babamı yolda görüp “o eşeği bana getireceksin” diye talimat verince, anında bizim okul, Gaziantep Ticaret Lisesi orta kısmı oldu…

Hesaptan kitaptan bir haber futbolla yatıp kalkan ben, ortaokul macerası sona erdi ve ver elini İstanbul…

Gidiş nedenim, beni futboldan soyutlayıp okumam içindi ama soyutlanma yerine “futbolun içine” tam girdim… Yatılı okumanın disiplini olacak ki hem futbol hem tahsil hayatım aksamadan sonuçlandı…

Yatılı okuldaşım Hataylı Mustafa Bahadırlı geçtiğimiz yıl Hatay’da gazeteci dostlarla bizi ağırlamıştı… Sohbet sırasında “bu Doğan var ya Doğan” Vefa stadında oynuyorduk okullar arası maçta, Recep Tayyip Erdoğan’dan iki gol yememize sebep oldu ve yenildik… Ne yapalım bir türlü tutamadık Mustafa…

Hani derler ya “eğitim öğrenim” hayatımı yazsam “roman” olur, olur mu gerçekten olur…

24 Kasım öğretmenler günü…

Başta; ilk ve son öğretmenim Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm öğretmenlerimi saygı ve özlemle anarken, öğretmeye çalışan öğretmenlerin gününü kutluyor, saygılar sunuyorum…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları