Hüseyin Torun

Hüseyin Torun

15 Haziran 2017 01:00:00

Biz aslında insanığa orucuz

Her yılın bir ayında, açlığımızı bir ezan sonrasında paylaşan çadırlar kurulur. Aslında o da mecburiyetten, yoksa 11 aylık tutulan oruç hiç görülmüyor, evinde aş yapacak ocağı olmayan, meçhule karışmış varoş dediğiniz yaşam alanlarında. Herkes kendi menfaatine cenneti düşlerken, yaşamı cehennem kılan, sömüren ve ölümleri görmezden gelen, birilerinin orucu ne kadar kabul olur onu da bilemem.

Aslında bir alime sormak lazım. Orucumu ölümle açsam olur mu? Çocukların yaşamak için geç kaldığı bir dünyada, anne gözyaşıyla iftar açmak olur mu? Her yerde Müslüman Müslüman'ı öldürürken, Müslümanlık oruç tutup, iftar çadırları kurmakla resmedilir mi? Müslümanlık açlığımızla resmedilmez, aç kalmakla ölmüyor ki kimse, çöpten de olsa doyuyor, ama Müslüman Müslüman'ı öldürmeyi bir yana bırakın, Müslüman olmayan toplumlar tepki gösterip bu insanlık dışı olayları protesto ediyor. Ülkemde herkes açlığını, başkalarının artığında ararken, şimdi orucu bir yana bırakalım, ölmeden aç kalabilir miyim, sorusuna oruç tutmak ne kadar cevap verebilir onu söyleyin. Aslında vicdanı aç bıraktık biz, oruçlu vicdanlarımız, susuyor ve sustukça da hiç bir yemek açlığımızı doyurmuyor.

Hani şimdi iftar çadırlarında, huzur kokan bir ortam olacak, herkes kendi için dualar edecek, ölümler yine olacak, ezan okudukça açılan her iftar rüzgarla yerini bedensel bir rahatlığa kavuşturacak. Ya peki vicdanımız? Ya peki insanlığımızı hangi sofra rahatlatabilecek?

Evet biz uzun yıllardan bu yana vicdana, insan haklarına, demokrasiye, saygıya, sevgiye kısaca insanlığa açız…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları