Mehmet Demir

Mehmet Demir

9 Temmuz 2018 00:00:00

Biz yazınca eleştirenler-kırılanlar, Reis konuşunca alkışlayanlar…

24 Haziran seçim sürecinin başladığı andan itibaren, yazılarımı takip edenler, neler yazdığımı çok iyi biliyor. Ak Parti için sıkıntı olduğunu, oy kaybı olacağını hep yazdım. Hatta, aday listelerinin belli olmasının ardından, sıkıntının daha da büyüdüğünü, Ak Parti oylarında beklenenin ötesinde oy kaybı yaşanacağına vurgu yaptım.

Seçim sonrasında ise, “Ak Parti neden oy kaybetti “başlıklı yazımda, çok önemli bir 5. madde var ki…

Önce gelin o bölümü okuyalım…

 

5-Parti tabanı ile tavanı arasındaki bağın kaybolması... Ak Parti 2002'de kurulup zafer üstüne zaferler elde ederken, öyle bir sevgi bağıyla donatılmış ekibi vardı ki... Altındaki arabası jeep değil, üzerindeki kıyafeti fet takım elbise hiç değil, gözünde siyah güneş gözlüğü yok. Mütevazi otomobili, demode kıyafetleri ile hücre çalışması şeklinde ev ev dolaşan, kapı kapı oy isteyen, gönüllere hitap edenler vardı. Şimdi ise seçim çalışmasına, son model lüks otomobillerin oluşturduğu konvoylar ile gidiliyor. Oy istenilen kişi ile oy istemeye giden kişilerin dünyaları, dertleri, meseleleri farklı. İşte bu da parti tabanını, seçmeni etkilemese etkiliyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma günü il başkanları toplantısında, partinin aldığı oy nedeniyle eleştirilerini sıralarken, en fazla neye dikkat çekti.

TEVAZU…

İl başkanlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına, parti yöneticilerine TEVAZU çağrısı yaptı.

Yani, dev posterler, lüks jeepler, eskortlar, konvoylarla yapılan çalışmalardan, halktan uzaklaşmadan, taban ile tavan arasındaki makasın açılmasından şikayet etti. Kibirli olmayın, halkın içinde olun çağrısı yaptı…

Aday listeleri, ekonomik sıkıntı, değişim falan hepsi mutlaka etkilidir. Ama, Ak Parti’nin oy kaybında ana etken işte bu. Yani TEVAZU sahibi olmama ve KİBİR…

 

Ben bu gerçekleri seçimden önce de, sonra da yazdım. Ak Parti’deki şatafatı, artan kibiri, tevazudan uzaklaşmaya hep değindim. Ben bunları yazdıkça, destekleyenler olduğu gibi, partideki dostlarımız, arkadaşlarımız arasından bize darılan, kırılan daha çok oldu.

Eleştiren, daha da ileriye gidenler oldu da, onları yazmamayım…

Cumhurbaşkanı Erdoğan; milletvekilleri, belediye başkanları ve il başkanlarına cuma günü son uyarısını yaparken alkışlayanlar, ben bunları söylerken, bize neden darıldılar, eleştirdiler, gönül koydular anlamadım…

Önümüz yerel seçim. Hep diyorum, yine diyeceğim. Ak Parti için format atma vakti, fabrika ayarlarına dönme zamanı gelmiştir.

 

 

XXX

 

Nevra Akdemir’in ihraç edilmesi…

 

Biliyorsunuz, Nevra Akdemir olayını Gaziantep kamuoyuna biz duyurmuştuk. Terör örgütüne olan sempatisi ve katıldığı eylemler nedeniyle, 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken, Gaziantep Üniversitesi rektörlüğünün verdiği görevlendirmeyle yurt dışına kaçıp, bir daha dönmemesini “İHANİT VİZESİ” başlığıyla haberleştirmiştik.

Haberimizin ardından, başta Rektör Ali Gür olmak üzere, çevresinde kim varsa, bize söylemediklerini bırakmamışlar, basın açıklaması yapıp, her türlü suçlamada bulunmuşlardı.

Sözün özü, bizi kötü adam ilan etmişlerdi…

Geldiğimiz noktaya bakın…

OHAL’in son kararnamesinde, Nevra Akdemir kamudan ihraç edildi.

Hani biz haksızdık, hani biz yalan yazıyor, Gaziantep Üniversitesi ve Ali Gür hakkında iftira atıyorduk…

Bizi eleştirenlerin, Nevra Akdemir’in ihracının ardından acaba yüzleri kızardı mı?

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları