Sinem Kırıcı

Sinem Kırıcı

25 Eylül 2020 00:07:00

Deprem ve orman yangılarının gölgesinde korana geziniyor

Ne yaptığımı biliyor muyum, önümde hayallerimi süsleyen ne gelecek var, ne de geçmişimde ağıtlarımla boğazımda düğümlenen ve çare bulamadığım dertler…Okuyorum, öğreniyorum durmadan, tecrübe edecek ve paylaşacak kimler var ki? Her yerde gümbür gümbür Korana dolaşıyor, iniltiler, karantinalar komşuda, iş arkadaşlarına da bulaşıyor, memlekette gitmeye ve akrabalar ile görüşmeye engel oluyor. Telefonda inleyen ve hırıltılı seslere alışkınım, ya ölürse karamsarlığı gönlümü deşip bitiriyor. Ne alıştığım sporu yapmak için dışarı çıkıyorum, ne sevdiklerimle buluşuyor ne ev gezmeleri yapıyorum.

 

Düğünümüz mü var, ölüm mü var, yaş günümüz mü var, askere gideni uğurlamamız mı var, var oğlu var ama kutlayamıyorum. Korana ile gönüllü hapishaneye düşmüş, odadan odaya holtalıyorum… Yakında elime tesbihi alır ve ona da alışırım herhalde. Herhalde emeklilik bu olsa gerek, düşündükçe nefes alamıyorum.

 

Sanal diye bir alem var… Zoom programı… Daha neler! Uzaktan çalışma, uzaktan eğitim, sesler var, gülünüyor, ağlanıyor ama yüz yüze gönül gönüle paylaşılamıyor. Ne bağırabiliyorum bu kısa sanal paylaşımda, ne kızabiliyorum, ne de insan olduğumu anlayacak izler bırakabiliyorum. Bu kadar eleştirmeme rağmen ya o da olmasaydı diye teselli ediyorum kendimi…

 

Her şeyi bir kenara itip, bu Korana diye gelen felakete aldırma diyorum. Nasılsa öleceğim, ne olursa olsun diyorum. Sonra bakıyorum çevreme bunu yapmakla ne kadar bencil olduğumu görüyorum. Mesele bir benimle bitmiyor ki… O felaketle arkamdan hangi sevdiklerimi de bu yola sürükleyeceğim, Allah korusun. Ya bu teşebbüsüm ile zarar onlara daha fazla dokunursa, ya ölürlerse, nasıl bir sınavla karşı karşıya kalırım korkusu… Bu isyanı da yapmamı önlüyor. Zınk diye duruyor ve bir koltuğa yığılıyorum.

 

Her gün olumsuz yorumlar, artan vakalar, gelen kısıtlamalar… Vurdumduymaz yaşayanların haberleri… Maske takmayıp, eğer eleştiren olursa yanında bıçak, tabanca taşıyıp etrafına zarar verenlerin görüntüleri… Artık kadın cinayetleri, savaş haberleri, hırsızlık vakalara, esrar, alkol, sigara içenlerin akıbetleri konuşulmuyor, konuşulsada ikinci üçüncü planda, haber olsun diye görüntüleniyor. Haberler, tartışmalar, dehşet görüntüleri Korona üzerine. Hayat akıyor ama nereye gidiyor, ne tür yerlere uğruyor habersisiz.

 

Bağlama çalıyorum, kitap okuyorum… Hani karamsar moddan çıkayım diye hayaller kuruyorum. Bol bol yemek yiyor, tatlılara saldırıyorum. Yazılar ve şiirler yazıyorum. Hani bir roman yazmaya mı başlasam, bu modla ne yazarım bende merak ediyorum. Hangi duygu, güçlü ve enerji verir bilmiyorum. Bu şekilde yaşamak ve elimizden bir şeyin gelmemesi nasıl bir ruh hali bunu tarif edemiyorum. Ama herkes, en azından çoğunluk benim gibi.

 

Meçhule gider gemi

Titanik hayaller serseri

Açılmıyor açık hava sineması

Artık perdeleri….

 

Perdeye yansıyanlar silindi

Silindi gelenek görenekler

Biz değişmeye inat ediyoruz

Para etmiyor gönüle kalbi ödenekler

Ve çatlıyor

Alıştık ya deprem mi yahut orman yangınları mı bu ses

Hangi zamanı sallıyor…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları