SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

15 Eylül 2020 00:17:00

DİYABET

Prof. Dr. Mehmet Baştemir

-SANKO Üniversitesi Hastanesi

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

-SANKO Üniversitesi

Sağlık Bilimler Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi

  

Dünya genelinde görülen diyabet, her geçen gün artan bir sağlık sorunudur. Diyabetin görülme yaşı giderek düştüğü için, çocuklarda da sık görülmeye başlamıştır.

 

Okul öncesi çocuklarda Tip1 diyabetin görülme sıklığındaki artış da dikkat çekicidir.

 

Diyabet yani şeker hastalığı, insülin hormonunun kısmen ya da tamamen eksik olmasına bağlı olarak kan şekerinin normal seviyenin üzerinde seyrettiği bir hastalıktır. Diyabet hayat boyu süren ve her yaşta karşımıza çıkabilen bir rahatsızlıktır.

 

ÇOCUKLARDA DA SIK GÖRÜLMEYE BAŞLADI

Özellikle yaşam ve beslenme şeklindeki farklılıklar Tip2 diyabeti arttırmaktadır. Gerek yaşam koşulları gerekse yaşın ilerlemesine bağlı olarak, azalan fiziksel faaliyetler ve artan obezite ile nüfusun çoğalması da diyabetin yaygınlaşmasında etkili oluyor. Görülme yaşı giderek düştüğü için, çocuklarda da sık görülmeye başladı. Bu konuda okul öncesi çocuklarda Tip1 diyabetin görülme sıklığındaki artış da dikkat çekicidir.

 

Bireysel ya da ülkeler açısından bakıldığında diyabet, sağlığın yanında, büyük ekonomik yükler de getirmektedir. Bu hastalık ve komplikasyonları 2015 yılında, dünyada 5 milyonun üzerinde insanın hayatına mal olmuştur.

 

KONTROL ALTINA ALINMAZSA TÜM VÜCUT SİSTEMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Diyabet dünya üzerinde sık görülen hastalıklardan biri olmaya etmektedir. İnsülin Duyarlılık Faktörü (IDF), 7’nci Diyabet Atlası’nda 2015’te 415 milyon olduğu tahmin edilen 20 yaş ve üstü erişkin diyabetli nüfusun, 2040 yılına kadar yüzde 55 oranında artarak 642 milyona ulaşacağı öngörülüyor.

 

Yine 2015’te dünya üzerinde yüzde 8.8 olduğu tahmin edilen diyabetli erişkin prevalansı (Prevalansprevalans hızı veya prevalans oranı, belirli bir nüfusta, belirli bir zaman dilimi içerisinde, çalışma kapsamında yer alan, belirli bir hastalık veya hastalıklara sahip tüm olguların oranıdır) 2040’ta yüzde 10.4’a yükseleceği öngörülmekte.

 

Veriler bize 2015’te 11 erişkinden 1’inde diyabet görülmesine karşın, 2040 yılında 10 erişkinden 1’inde diyabet görüleceğini söylüyor. Diyabeti kontrol altına alamazsanız, Hiperglisemi nedeniyle ilerleyen dönemde böbrek, göz, kalp-damar başta olmak üzere tüm vücut sistemi olumsuz etkileyebilir.

 

Kardiyovasküler hastalıkların görülme sıklığı ve ölüm oranları, her 1000 kişide diyabet hastalarında, diyabetli olmayanlara göre 2 ila 8 kat arası daha fazla görülmektedir.

Bugün gelişmiş ülkelerde görme kaybının en büyük nedeni olarak diyabet hastalığı karşımıza çıkmaktadır. Dünyada travma-dışı ampütasyon ya da böbrek yetersizliğinin öncelikli sebebi diyabettir. Alt ekstremite amputasyon riski, diyabet hastalarında, diyabet sorunu yaşamayanlara göre 25 kat daha yüksektir.

 

ERKEN TANININ ÖNEMİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ  

Her hastalıkta olduğu gibi, diyabette de erken tanı büyük önem taşımaktadır. Eğer bireyler ve ülkeler açısından gerek sağlığı korumak gerek mali külfeti düşürmek gerekse bunların dışında yol ortaya çıkabilecek sorunları en aza indirebilmek için, erken tanıyla birlikte uygulanacak tedavi büyük önem taşımaktadır.

 

Çalışmalar prediyabetli bireylerin yaşam şartlarında yapılan olumlu değişikliklerle Tip2 diyabetin neredeyse yarı yarıya önüne geçilebileceğini göstermiştir. Tanısı konmayan diyabette sakatlık hatta erken ölüme sebebiyet veren birtakım komplikasyonlarla karşılaşılabilmektedir. 

SAĞLIKLI YAŞAM TARZINI PRENSİP EDİNMELİYİZ

Diyabet hastalığı ve etkin bir tedavi için çağımızın en önemli sorunlarından olan hareketsizlikle mutlaka mücadele etmek zorundayız. Özellikle sağlıklı beslenmek, sigara - alkol gibi bağımlıklardan vazgeçmek sağlıklı yaşam tarzını hayatımız için prensip edinmek aslında hepimiz için büyük önem taşıyor.  

 

Temel halk sağlığı sorunları arasında öncelikli olarak karşımıza çıkan diyabet, azaltılması hatta önlenmesi için üniversitelerin, kamunun, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün de işin içinde olacağı bir politikayla, kararlı ve etkili bir şeklide yürütülmelidir.

 

 

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları