Arif Kurt

Arif Kurt

10 Ağustos 2018 00:00:00

“Dün, bugün, yarın...”

Ürkek ve belirsiz ama bir o kadarda heybetliydi.

Adını sordum, “Benim adım ‘Gelecek’ dedi.”

Net değildi.

Kesin konuşamıyordu.

“Senin adın nedir?” dedi sadece.

Yorgun ve bitkin ama bir o kadarda iftiharla ‘Geçmiş’ dedim.

Derken yanımıza ‘Bugün’ geldi.

Ne geçmişi ne de geleceği biliyordu.

Çokta önemsemiyordu.

Bugün sordu, geçmiş realiteyi gelecek ise temennileri ve olabilecekleri anlattı.

Geçmiş yorgun, gelecek ise belirsizdi.

Anı yaşamak lazım deyip ekledi bugün;

“Geçmiş bitti-gitti, gelecek ise meçhul, hayat bir gün oda bugün deyip dününe ve yarınına saygısızlık etti.

Oysa birgün, daha iyi anlatacaktı geçmişini bugün ve yarınına daha sıkı elle sarılacaktı.

Geçmişinden ders almayan, gelecek kaygısı taşımayan bugünün işe yaramayacağını görecekti.

Geçmişimiz geleceğimizin kutup yıldızı olacaktır.

Yorgunluk tecrübe, belirsizlik tedbir ve planlama demektir.

Bunu iyi anlamalı, anlatmalı geçmiş, gelecek ve bugünün bir bütün olduğunu unutmamalıyız.

Nasılki, irade, erdem ve cesaret ile İstiklal, istikbal ve istikrarın bir aradayken sonuç almak için önemli olduğunu biliyorsak bunu; yorgun ama tecrübeli geçmişi, belirsiz ama planlı realist geleceği ve günü birlik yaşayan heyecanlı bugünü bütünleştirip artı değer üretmeliyiz.

Ahlak, sadakat ve liyakatında bu gerçekliğe eklendiğini düşünürsek önümüzde hiçbir engelin duramayacağını görebiliriz.

Son günlerde yaşadığımız siyasi-ekonomik ve sosyolojik anlık gelişmelere istinaden bunu yazdım.

Bugünün sorunlarını geçmişten ders alıp geleceğe emin adımlarla yürümek için önemsemeliyiz.

Evet hayat birgün oda bugün.

O gün bugün.

Geçmiş, gelecek, bugün...

Tefekkür et, ecdadını ve geleceğin büyük Türkiye’sini düşün...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları