Arif Kurt

Arif Kurt

17 Mayıs 2018 00:00:00

Gönül ateşi, Çanakkale ve TGK…

AZİZ MAHMUD HÜDAYİ HAZRETLERİ-

Bir kış günüydü.

Kadı Mahmûd, biraz gecikerek kalkmıştı.

Bu sebeple hocasının suyunu ısıtmaya vakit bulamadı.

Büyük bir üzüntüye gark oldu ve gözlerinden yaşlar damladı.

Gayr-i iradî bir şekilde su testisini göğsünün üzerine bastırarak “Allah” lâfzını söylemekten başka bir şey yapamadı.

O esnada hocası kapıda göründü.

Kendisinden abdest suyunu getirip dökmesini istedi.

O da çaresiz ve iradesiz bir şekilde bu emre baş kesti ve büyük bir endişe içinde suyu hocasının ellerine dökmeye başladı.

Su, mübarek ellerine değer değmez Üftâde Hazretleri, yavaşça başını kaldırdı ve talebesinin kaygılı haline nazar ederek tebessümle:

“–Su biraz fazla ısınmış evlâdım!” dedi.

Buna pek şaşıran Kadı Mahmud Efendi, hafif bir sesle:

“–Nasıl olur efendim? Suyu ısıtmamıştım ki!..” dedi.

Üftade Hazretleri de:

“–Evlâdım! Farkında değilsin; bu su, odun ateşiyle değil, gönül ateşiyle ısınmış!..” cevabını verdi.

**

TGK ÇANAKKALE’DE-

Çanakkale Savaşında gösterdiği kahramanlıkla düşmanları dahil herkesin gönlüne giren, Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilelebet payidar kalacağı topraklar olarak tarihe geçen Çanakkale, 20 yıl önce UNESCO dünya tarih mirası envanterine de girerek yeni bir diriliş ve yükselişin meşalesini omuzlamış yürüyor.

Türkiye’de 2018 Troia yılı ilan edildi.  

Doğu ile Batı kültür hazinelerinin kucaklaşarak, antik destanlarla beslenip gerçekliğe ulaştığı, tarihi mekan Troia, Çanakkale il sınırlarında ve merkeze 30 km. mesafede, Tevfikiye ve Çıplak köyleri yakınında bulunuyor.

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu (TGK) 15. Başkanlar Kurulu toplantısına Çanakkale Gazeteciler Cemiyet Başkanı Hafize Akıncı ve eşi TGK Yönetim Kurulu Üyesi İsmet Akıncı başkanların daveti ile 11-14 Mayıs 2018 tarihlerinde Çanakkale’de bulunduk.

Türkiye’nin 81 vilayetinden TGK’ya bağlı Federasyon ve Cemiyet başkanlarını Çanakkale Kolin Otel’de ağırlayan, Troia, Asos ve Şehitlik ziyaretleri ile damarlarımızdaki asil kanı adeta yenileyen başta Çanakkale Valisi Orhan Tavlı ve Cemiyet başkanlarımız ile hemşerimiz Mustafa Atmaca’ya teşekkür ediyorum.

Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri’nin hayatından bir kesit yazarak başladım yazıya.

Hikayesi uzun ama bu bölüm benim daha önce yazmak istediğim bir yazının ana omurgasını oluşturacaktı.

Nasip Çanakkale’ye oldu.

Zira Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinin huzuruna ermiş, destur almıştım.

Onursal Başkanımız Nazmi Bilgin ve TGK Genel Başkanımız Nuri Kolaylı ile Türkiye’nin 81 ilinden şehit mezarının bulunduğu Çanakkale’ye 81 ilden katılan Gazeteciler olarak, 2018 Troia yılı sebebiyle Çanakkale’nin atılım ve tanıtımı için neler yaptıklarını birebir görme, inceleme şansımız oldu.

Belirtmeliyim, kendisine de söyledim, buradan da yazıyorum.

Gala yemeğinde gördüm sadece kendilerini. Çanakkale Valisi Orhan Tavlı, kürsüde konuşurken, duruşundan ve içtenliğinden yola çıkarak şehit olan iki isim aklıma gelmişti.

Duruşu bana onları hatırlattı.

Birisi Türkiye’nin valisi şehit Recep Yazıcıoğlu.

Diğeri Türkiye’nin demokrasi şehidi Muhsin Yazıcıoğlu

Çanakkale’de yerli ve milli ruhu anlatmaya gerek yok.

Sayın Valinin duruşunda bu ruhun vücut bulmuş halini gördüm açıkçası.

Takdir ettim.

Valisinden, STK’larına, medyasından bütün kurum ve kuruluşları kadar Çanakkale, Troia 2018 yılı etkinliğinin dünyaya tanıtılması için tek yürek olmuşlar.

İlk kez gittiğim Çanakkale’yi okuduğum kitaplardaki hadiselerden, ziyaret edip anlatanların ifadelerinden bilirdim.

Gaziantep için ayrı bir yeri ve önemi var Çanakkale’nin.

Gaziler diyarı Gaziantep’in Şahinbey ilçe Belediyesi ile Şehitler diyarı Çanakkale’nin Eceabat belediyesi kardeş belediyedir aynı zamanda.

Gaziler diyarından şehitler diyarına projesi ile Şahinbey Belediyesi Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Gaziantep’ten bu güne kadar 60 binin üzerinde öğrenciyi Çanakkale’ye götürmüş, Çanakkale ruhunun gençlere nakış gibi işlenmesine vesile olmuştur.

Çanakkale bana yabancı değil, ben Çanakkale’ye yabancıydım. Bu merak ve ruh haliyle gittim ve dolaştım ecdat diyarı Çanakkale’yi.

Odun ateşiyle ısınarak gittiğim Çanakkale’den yürek ateşimin beni ısıtmasıyla geri döndüm açıkçası.

Çanakkale harbini anlatırken resmen bize yaşatan rehberimiz emekli öğretim görevlisi Bünyamin Nami Tonka Hoca’nın, hakkını inkar edemem. Bir insan sabahtan akşam saatine kadar bıkmadan, usanmadan, Çanakkale harbini resmen yaşayarak ve yaşatarak nasıl anlatır..?

Anlattı hoca…

Hem de öyle bir anlattık ki, biliyoruz sandığımız Çanakkale savaşından yana hiçbir şey bilmediğimizi öğrendim.

Şehitliklerin nasıl yapıldığını anlattı mesela Hoca.

143 maddeden oluşan Lozan Barış anlaşmasının 4 ya da 7 maddesinin şehitlik yapılması, korunması vesaire maddelerden oluştuğunu anımsattı.

Fransızlar, İngilizler, Anzaklar gibi işgal devletleri harbin geçtiği tepelerde şehitliklerini, anıtlarını yaparken, Türkiye’nin gerek yokluktan gerekse de ilgisizlikten şehitliği neden geç yaptığı hatırlattı mesela.

Ve ekledi. “Şehitlik şimdi Türk milletine yakışan şekilde duruyor. Ancak 43 şehitlik daha yapılması lazım” diye ekledi.

Duygulandım, ağladım…

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün savaştığı tepelerde kahramanlık türküleri çağırdım.

Şehitlerimizi rahmetle ve minnetle andım.

Dinin temeli olan ezanlar ve şahadetlere şahitlik ettim.

Bastığım yerleri toprak diyerek geçmedim.

Bir hilal uğruna ne güneşler batmış,

Ezelden beri hür yaşamış, Hakkıdır hak’ka tapan Türk milletini gördüm Çanakkale’de.

Ben, şehitler diyarı Çanakkale’de odun ateşimi bırakarak, gönül ateşimle ısınıp memleketim Gazi şehir Antep’e geri döndüm.

Selam ve dua ile Allah’a emanet olun…

 

 

 

 

 

 

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları