SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

29 Eylül 2020 00:20:00

GEBELİK VE BESLENME

Opr. Dr. Çağdaş Demiroğlu

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

 

Gebelik bir kadının hayatı boyunca yaşadığı en farklı dönemdir. Bu dönemde kadın vücudunda gerek ruhsal gerekse de işlevsel birçok değişiklik oluşmaktadır. Gebeliğin başlarından itibaren vücudun enerji ihtiyacı belirgin ölçüde arttığından mümkün olduğunca farklı gıdalarla besin çeşitliliğini artırmak büyük önem taşımaktadır.

Normalde hepimiz günde 3 kez ana öğün ile besleniriz. Bu besinler vücudumuzda parçalanıp enerji kaynağı ve gerekli dokularda yapıtaşı olarak kullanılır. Gebelerde ise bu süreç annede değişimlerle birlikte bebekte de hızlı bir büyüme olduğundan gebe olmayan insanlara göre daha hızlı ve yoğun bir şekilde işlemektedir.

 

Bebek anne karnında birçok vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. Gebelerin kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinden oluşan 3 ana öğün yanında 3 ara öğün yapmaları gerekmektedir. Ara öğünler meyve, karışık kuruyemiş, haşlanmış sebzeler, süt, yoğurt gibi besinlerden oluşabilir. Bu sayılan besinlerden bir ya da birkaçını az miktarlarda birleştirerek ara öğünler oluşturulabilir. Ara öğünler kişinin kendi uyku ve uyanıklık saatlerine göre ayarlanmalıdır.

 

Gebelikte su ihtiyacı

Gebelik tansiyonun düşmesine yol açan bir durumdur.  Gebelikte bebeğin su ihtiyacı da anneden karşılanacağından günlük 2 litrenin üzerinde sıvı alımı hayati önem taşımaktadır. Bu kliniğe gelen gebelere olmazsa olmaz ilk önerimizdir.

 

Gebelikte diyet yapılabilir mi?

Gebelik süreci anne ve bebeğin enerji, vitamin, mineral ve proteinlere yoğun ihtiyaç duyduğu bir dönemdir. Bu nedenle gebelikte diyet yapmak ve öğün atlamak uygun değildir.

 

Bununla birlikte gebelikte kilo verilmesi mümkün olup bu kişinin öğünlerinin ve yiyeceklerinin ayarlanması sonucunda kendiliğinden gelişebilir. Fazla kilolu bir gebenin beyaz ekmekten kaçınması, tam buğday ekmeğine geçmesi ve aynı zamanda günlük alınan ekmek miktarını azaltması önerilebilir.

 

Günlük alınan su miktarı gebelikteki kilo düzenlemesinde çok önemlidir. Bazı gebelerde ara öğün sayısını 3’ten 2’ye indirmek, bazılarında ise öğün içeriklerini kısmadan yenilen miktarı düzenlemek yeterlidir. Bu şekilde bir gebe kilo ayarlamasını doğuma kadar yaparak hem gerekli besinleri almış olur hem de kilosunu kontrol altına almış olur.

 

Gebelikte karbonhidrat alımı nasıl olmalı?

Gebelikte hem anne hem de bebek için temel enerji kaynağı karbonhidratlardır. Günlük tüketilen karbonhidrat miktarının 175 gramın altına düşmemesi gerekir. Karbonhidratın hangi yolla ve hangi besinlerle alınacağı önemlidir.

 

Ülkemizde çokça tartışılan gebelik şekeri de bu haftalarda ortaya çıktığından bu konuya ayrıca dikkat etmek gerekir. Kliniğimizde anne adaylarına karbonhidrat alımı konusunda herhangi kısıtlama getirmiyoruz ancak karbonhidratı yani şekeri hangi yollarla alacağını anlatıyoruz.

 

Gebelerde rafine yani işlenmiş şekerlerin kullanımı hem ani kan şekeri değişikliklerine yol açıp hem de gereksiz kilo alımına neden olarak gebelik sürecine zarar vermektedir. Çaya atılan küp şeker dahi bu duruma yol açabilmektedir. Liften zengin ve posalı yiyecekler tüketerek kan şekerinin daha yavaş yükselmesi gebelik şekeri oluşumunu belirgin olarak azaltmaktadır. Bu nedenle günlük beslenmede sebze, meyve, tahıllı gıda ve baklagiller mutlaka bulunmalıdır.

 

Gebelikte protein alımı neden çok önemli?

Gebelik dönemi hem annenin vücudunun ihtiyaçlarının artması hem de bebeğin büyüme ve gelişme sürecinde olması nedeniyle yoğun yapım aşaması ile geçer. Vücudun temel yapı taşı proteinlerdir. Bu nedenle de gebeliğin hangi ayı olursa olsun besinlerle protein alımı çok önem taşır.

 

Protein yeterli alınmadığı takdirde bebekte gelişme problemleri, annede ise kas kayıpları ortaya çıkabilir. Gebelerde protein alımı kırmızı et, balık, yumurta, yoğurt, peynir, süt gibi hayvansal kaynaklardan sağlanabilmektedir. Bitkisel kökenli protein içeren besinlerle bu gıdaları bir arada kullanmak protein alımını artıracak ve daha sağlıklı bir öğün ortaya çıkaracaktır. Bitkisel kökenli protein içeren yiyecekler arasında bulgur, nohut, mercimek gibi tahıl ve baklagiller bulunmaktadır. Örneğin bir öğünde et ve balık tarzı bir protein kaynağı ana yemeğinizse yanına bulgur pilavı ya da mercimek çorbası eklenebilir. Bu gıdalara yoğurt ya da ayran eklenerek bitkisel ve hayvansal protein alımı dengelenebilir.

 

Günlük öğünlerinizdeki yağ kullanımına dikkat!

Gebelik sürecinde yağ alımı da önemlidir. Gıdaları hazırlarken kullanılan yağların, gebeliğin her haftasında büyük önem taşımaktadır. Bebeğinizin ve sizin ilk enerji kaynağınız glikoz, yani şeker olup ikinci enerji kaynağı ise yağlardır. Bu nedenle her gebede kolesterol ve yağ değerleri normal insanlardakinden daha yüksektir. Özellikle hayvansal yağların alımı gebelikte anneden kilo alımında bozulmaya yol açmaktadır. Bu nedenle gebelik sürecinde hayvansal yağların azaltılmasını ve daha çok bitkisel yağların kullanımını öneriyoruz. Yemeklerin zeytinyağı, fındık veya kanola gibi bitkisel yağlarla yapılması sağlık açısından önemlidir. Balık, ceviz, keten tohumu gibi gıdalarla da doymamış yağ alımı artırılabilir.

 

Gebelik sürecinde kalsiyum ve K vitamini alımı

Annenin kemik yoğunluğunun korunması ve bebeğin gelişiminde aksama olmaması için kalsiyum alımı çok önemlidir. Gebelikte yeterli kalsiyum almayan anne adaylarında halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi riski, bebekte ise gelişme geriliği ihtimali artar.

 

Yeterli kalsiyum almayan kadınlarda ileri yaşlarda osteoporoz yani kemik erimesi gelişme riski de artmaktadır.  

 

Öğünlere süt, yoğurt, ayran, kefir, pekmez, tuzsuz fındık, fıstık, badem, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler ve yeşilbiber ekleyerek günlük kalsiyum alımı artırılmalıdır. K vitamini vücuttaki pıhtılaşma faktörlerinin çalışmasını sağlamakla birlikte gebelik sonrası iyileşmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle özellikle gebeliğin son aylarında K vitamini alımının arttırılması önemlidir. Balık yanında kuru baklagiller, fesleğen, tere, maydanoz gibi sebzelerin tüketimi K vitamini alımı için önemlidir.

 

Gebelikte kahve ve bitki çayları

Hamilelerde kafein alımının günlük 200 miligramı geçmemesi önemlidir. Bu değer 5 fincan kahve, 7- 8 bardak çaya denk gelmektedir. Bu miktarların üzerindeki kafein alımının düşük riskini artırabileceği, düşük doğum ağırlığına ve bebeğin gelişiminde bozulmaya yol açabileceği gösterilmiştir. Tatlandırıcılarla ilgili yeterli bilimsel çalışma olmadığından gebelikte kullanımı önerilmemektedir.

           

Gebelikte bitkisel çay kullanımı ile ilgili yeterli bilimsel çalışma bulunmamakla birlikte 2 fincana kadar ıhlamur, zahter, nane- limon çayı, papatya çayı tüketilebilir. Bağırsak sorunları yaşayan gebelerde 2 fincana kadar rezene çayı önerilebilir. Gebelikte zayıflama çayları veya ödem atıcı çaylar kesinlikle içilmemelidir.

 

Gebeliğin ilk üç ayında beslenme

Gebeliğin ilk 3 ayı bebeğin tüm organlarının oluştuğu, beyin ve omurilik açıklıklarının kapandığı ve çoğu anomalinin ortaya çıktığı belki de gebeliğin en önemli dönemidir. Bu nedenle de bu dönemde beslenme çok büyük önem taşır.

 

Bulantının en fazla görüldüğü dönemlerden biri olan bu dönemde beslenme bozukluğu açısından dikkatli gerekir. Kilo alımına dikkat edilmeli ve gerekli besinler mutlaka günlük öğünlerden sağlanmalıdır. Gebeliğin ilk aylarında A, D, E, K, C, B6, B12 gibi vitaminleri; omega 3 gibi doymamış yaş asitlerini (Bitkisel yağlardan sağlanabilir); bakır, çinko, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi mineralleri ve proteinden zengin gıdaları besinlerle almak çok önemlidir.

 

Bu besinlerle birlikte yeşil yapraklı sebzelerde, mercimek ve kuru baklagillerde bolca bulunan folik asit alımı da çok önemlidir.

 

Bu dönemde ihtiyaç duyulan A vitamini süt ürünleri, yumurta, sarı veya turuncu renkli sebze ve meyvelerden; E vitamini ise brokoli, ıspanak, tuzsuz yer fıstığı, badem, fındık ve cevizden alınabilir.

 

K vitamini için yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve balık tüketebilir, C vitamini için ise turunçgiller, yeşilbiber, domates ve lahanadan faydalanabilirsiniz. Tam buğday içeren ekmekler, kepekli makarnalar, tahıl ve baklagiller B6 vitamini yönünden oldukça zengindir. B12 ihtiyacını et, süt ve süt ürünlerinden, yumurtadan karşılayabilirsiniz. Bu sayılan besinlerden farklı günlerde değişen miktarlarda günlük öğün ve ara öğünlere katılırsa çeşitli vitaminlerden yeterli miktarlarda alınmış olur. Vitaminlerin yanı sıra, çeşitli mineral ve proteinler için et, balık ve yumurta yenilmelidir. Fosfor açısından en zengin balıklar somon ve uskumrudur. Tüm bunları içeren bir beslenme programı oluşturursanız ayrıca vitamin takviyesine ihtiyaç kalmayacaktır. Folik asit bebeğin beyin ve omurilik gelişimine katkıda bulunacak ve sinir sistemi anormallikleri yaşama ihtimalini azaltacaktır. Bu sebeple folik asit takviyesi gebeliğin ilk 3 ayında mutlaka yapılmalıdır.

Gebeliğin 3-6. ayında beslenme

Hamileliğin 12 ila 24’üncü haftaları arasını kapsayan bu süreçte bebek organ gelişimini tamamlayarak büyüme evresine girer. Bu haftalarda ilk 12 haftadaki önerilere ek olarak demir ve D vitamini alımı özellikle önemlidir. Anne adayları bulantının azalmasıyla birlikte iştah artışı yaşayacaklarından kilo artışına dikkat etmek gerekir. Özellikle bu aylarda demir içeren gıda almaya özen gösterilmelidir. Demir ıspanak, lahana gibi bazı sebzelerde, et ve et ürünlerinde bolca bulunabilmektedir. Süt iyi bir demir ve kalsiyum kaynağıdır.

 

Gebeliğin bu aylarında D vitamini başlanması Sağlık Bakanlığı tarafından da önerilmektedir. İklim uygunsa bolca güneşe çıkmak ve açık havada çok yormayacak yürüyüşler yaparak güneş ışığı almak D vitamini düzeyini artıracaktır. Gebeliğin 16. haftasından sonra ise gebede demir takviyesi yaparak gebenin demir eksikliğinden korunması çok önemlidir. Bu takviyeye doğumdan sonraki 3 aya kadar da devam edilerek kansızlık gelişimi önlenmelidir.

 

Gebeliğin 6. ayından sonra beslenme

Bu dönemin gebeliğin 24- 40. haftaları arasını kapsar. Beslenme için genel olarak ilk 6 ayda anlatılan öneriler geçerlidir. Bu haftalar gebelik sürecindeki en önemli besin ihtiyacının olacağı haftalardır. Bebek bu haftalardan sonra (özellikle son 2 ayda) belirgin şekilde kilo kazanacak, karnınız hızla büyüyecek ve bebek hedef kilosuna ulaşacaktır. Kabaca bebeğin kilo alımını şöyle hesaplayabiliriz; 6 aya kadar (gebeliğin 24. haftası) bir bebek yaklaşık olarak 600 gram ağırlığa ulaşacaktır, bundan sonraki 4 aylık sürede ise ortalama 3000 gramın üzerine çıkacaktır.

 

Gebeliği ikiye ayıracak olursak bebeğinizin organ gelişimi 6. aya kadar gerçekleşirken, bebeğin asıl kilo alımı ise 6. aydan sonra olmaktadır. Yani bebeğin doğum ağırlığının büyük çoğunluğu bu haftalarda oluşmaktadır.

 

Beslenme gebeliğin her döneminde hem anne adayı hem de bebek sağlığı için çok önemlidir. Gebeliğin doktor gözetiminde takibi sırasında gerekli besin takviyeleri önerilebilir.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları