Eray İspir

Eray İspir

14 Ağustos 2020 00:01:00

Gevşet ipini

Acı hatıralara ve içindeki ölü ağaçlara bağladığın aşkın

Ha öldü ha ölecek

Ve ölümü senin ellerinde olan çiçeklerin hayatını geri bağışla;

Saksıda -boynu bükük- çiçekleri sulamayı

Ve sevgilin gibi koklamayı sakın unutma…

 

Gevşet ipini

Acı hatıralara ve içindeki ölü ağaçlara bağladığın aşkın

Ha doğdu ha doğacak

Ve doğumu senin ellerinde olan aşkın hayatını geri bağışla;

İçinde doğan aşkı çocuklar gibi büyütmeyi

Ve sokaklarda güler adım koşturmayı sakın unutma…

 

Aklını aşkına topla;

Çocuklar kadar çok…/ çocuklar kadar yalnız…

Çocuklar kadar cesur…/ ve çocuklar kadar korkak ol…

Bırak, aklını başından alsın;

Sarmaşık gibi seni saran bir el

Irmak gibi gözlerine akan şırıl şırıl bir bakış

Rüzgârda gelincikler gibi salınan kırmızımsı bir gülüş

Ve yüreğini yılkı atları gibi -deli deli- koşturan güzel bir kadın…

 

Gevşet ipini

Acı hatıralara ve içindeki ölü ağaçlara bağladığın aşkın

Aklını aşkına topla;

Çocuklar gibi dans etmeyi

Şiirler yazmayı

Bir de gülmeyi sakın unutma…

xxxxxxxxxxxxxxxxx

Sen kokmayan gülü neyleyim,

Neyleyim sensiz baharı?

Sen doğmayan günü neyleyim,

Neyleyim sensiz ben dünyayı?

Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,

meltemi istemem.

Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,

Sana yanmayan yıldızı semalarda istemem.

Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,

Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.

Özlemim sen olacaksan yansın yüreğim,

Sılası sen olmayan gurbeti istemem, vatanı istemem.

 

Bir ateş yakacaksa beni kalbimden,

Senin aşkının ateşi yaksın,

Senden gayrı başka bir aşkla kül olursa kalbim,

Bu kalbi istemem, ateşi istemem, koru istemem.

Seni göremediğim vahalar bedevilerin olsun,

Ben senin çölünü isterim, suyu istemem.

 

Sana çıkacaksa durmaz yürürüm,

Sonu sen çıkmayan yönü istemem, yolu istemem.

Ben gönüllü bir köleyim, kulağımda küpem.

Kalbini fethedecekse geçerim bin sina’yı birden.

Yoksa neyime?

Bu fethi istemem, Mısır’ı istemem, cihanı istemem.

Ben Sultan Fatihim, önündeyim İstanbul’un.

Yakarım bu şehri yüzünde bir tebessüm için.

Yoksa gül yüzünü güldürmeyen sultanlığı istemem, İstanbul’u istemem.

Ben bir garip yunusum, yazdığım sensin, yandığım sen.

Senden gayrı bir aşka ben kalemi istemem, kağıdı istemem.

Ben senin ümmetinim, sensin benim efendim.

Senden gayrı, senden başka efendi istemem, sevgili istemem, istemem…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları