Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

7 Nisan 2021 00:07:00

HİÇBİR BAŞARI CEZASIZ KALMAMALI

 Sürekli haberlerde ilginç bir olay diye paylaşılır durulur.

Esme Nine 109. Yaş gününü kutladı.

Şaban Amca 114 yaşında.

Ya da “asırlık insanlar” , “yüzyıllık çınarlar”  gibi programlar, belgeseller yapılır.

*

Çokta ilgi çeker.

Herkes merak eder.

“Nasıl oluyor da bu kadar uzun yaşıyorlar.” Diye.

Sırrı ne ola ki?

*

Zaten bu haberlerin en gizemli tarafı da odur.

Uzun yaşamanın sırrı.

*

Ne yiyorlar?

Ne içiyorlar?

Nasıl yaşıyorlar?

Biz neden bu kadar sağlıklı olamıyoruz?

Ne yapmamız lazım?

*

Sonra işin sırrını açıklarlar.

Herkes şaşar kalır.

“Bu muydu sırrı?” diye.

*

Çünkü anlatılanlar hep aynıdır.

Sağlıklı besleniyorum.

Doğal besleniyorum.

Dağlarda temiz hava soluyorum.

Olabildiğince stresten sıkıntıdan uzak yaşıyorum.

Kafama bir şey takmıyorum.

Yediğim yoğurt, süt, yağ, kaymak; hepsi bizim beslediğimiz ineklerden.

Balı bizim arılardan alıyoruz.

Gibi gibi gibi…

*

Bunları duyunca bir hayıflanma, bir tedirginlik başlar içimizde.

Hadi biz neyse de çocuklarımızı bari sağlıklı ve doğal besleyebilsek diye.

Organik ürünler alıp yedirelim en azından.

Katkı maddesi ya da hormonlu gıdalar olmasın.

*

Paketli, uzun dayanma süresi olan gıdalardan kaçınmaya çalışırız.

Aldığımız paketlerin üzerine dikkat eder, katkı maddesi olmayan ürünleri seçmeye çalışırız.

Gezen tavuk yumurtası bulup yedirmek isteriz.

*

Tüm bunları isterken nasıl üretiliyor, nasıl elde edilecek bu ürünler diye düşünenimiz pek az.

Elbette birileri düşünüyordur.

Biz de parasını öder alır yeriz.

Kim nasıl üretirse üretsin.

Zaten normalden pahalıya satıyorlar.

O kadarını da onlar düşünsün.

Değil mi ama?

*

Sadece bu düşüncesizlik bizlere mi ait?

Hayır.

Ne yazık ki yöneticilerimize, idarecilerimize de ait.

Zaten onları oraya getirip bizleri yönetin diyenler de biz değil miyiz?

Farklı bir zihniyet beklemek bile abes bence.

*

Bakın Denizli’de sertifikalı organik ürün yetiştiren firmalar var.

Bu firmaların sahipleri oradaki köylüler.

Hatta ihracat bile yapıyorlar tüm dünyaya.

46 dönümlük bir arazi üzerinde organik tarım yapmaya çalışıyorlar.

Yapıyorlar da.

*

Ama köylülerin bu çabaları, bu emekleri bir çırpıda yok sayılabiliyor.

Bir hamle ile tüm uğraşıları heba edilebiliyor.

*

Ne uğruna?

Yüksek gerilim hattı geçecek.

Yok geçecek.

Gibi nedenlerle.

*

Yeri geldiği zaman yolların, derelerin, binaların yerlerini değiştirebilen karar makamları konu burası

olunca hiçbir şey yapamıyor.

Yapmıyor.

İstedikleri zaman istedikleri kanunu çıkartabilen, istedikleri değişiklikleri yapabilen muktedirler bu

konuda kılını kıpırdatmıyor.

*

Geçin organik tarımı.

Köylülerin kendi kendilerini istihdam ederek üretimi artırmalarının bile bir önemi yok.

Tüketim toplumu olmamız fazlasıyla güzel geliyor sanırım.

Üreten ve ülkesine faydalı olan insanlar çok istenmiyor gibi.

*

Öyle olmasa bu kadar verimli ve düzgün kullanılan topraklara ulaşımı sağlayan yollar kapatılır mıydı?

Ovadaki tarlaların ortasına yüksek gerilim hattı döşenir miydi?

Tarlalara ulaşım engellenir miydi?

Yollarla kesişen sulama kanalları tahrip edilir miydi?

*

Organik beslenme bizim neyimize kardeşim?

Ne bulduysan al ye ve şükret.

Gerisi seni ilgilendirmez… 

****************************************************************************

Aklınızda bulunsun: Kendi eksiklerine bakmadan, başkalarında mucizeler arama.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları