SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

28 Temmuz 2020 00:14:00

İnfertilite (Kısırlık) nedir, kimlere infertil denir?

Ayşe BAŞKONUŞ

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Tüp Bebek Merkezi Koordinatörü

En az bir yıl boyunca herhangi bir korunma yöntemi uygulanmadan düzenli olarak girilen cinsel ilişki sonucunda gebelik elde edilememesine infertilite (kısırlık) denilmektedir.

İnfertilite görülme sıklığı toplumlarda benzer oranlardadır.  Dünyada çiftlerin yaklaşık yüzde 15’i çocuk sahibi olmak için yardımla üreme tekniklerine başvurmaktadır.

Çiftlerin büyük bir kısmında çocuk sahibi olamamanın sebepleri tespit edilebilirken bazen kısırlığın nedenini tam olarak bulunamaz. Çiftlerin yaklaşık 1/10’unda sebep tespit edilememektedir.

İNFERTİLİTE BAZI TOPLUMLARDA HAYATİ ÖNEM TAŞIR 

İnfertilitenin nedenlerini anlayabilmek için gebeliğin oluş mekanizması üzerine durmak gerekir. Yeni evli çiftlerin en sık karşılaştığı sorulardan biri ne zaman çocuk sahibi olacaklarıdır. Geleneksel aile yapısına sahip,  kadının çalışmadığı çiftlerde hemen çocuk sahibi olma arzusu duyanlar gibi çocuğu ailenin geçim kaynağı olarak gören veya sadece çocuk sahibi olmak için evlenen kişiler oldukça çoktur. Çocuk sahibi olmanın ayrıcalık olarak görülebildiği bizim gibi toplumlarda infertilite neredeyse hayati önem taşıyabilir.

YAŞ İLERLEYİNCE GEBELİK ORANI DÜŞÜYOR

Hiçbir sağlık problemi olmayan bir çiftte kadının tek bir adet döneminde gebe kalma olasılığı sadece yüzde 25’tir, yaş ilerledikçe bu oran ciddi şekilde azalır. 

GEBELİK BİR ANLAMDA ŞANS İŞİDİR

İnsan organizma olarak üreme potansiyeli yüksek bir canlı değildir. Bunun birçok sebebi olabilir. Mesela bazı yumurtalar döllenmeyebilir bazıları ise döllense bile gelişme göstermeyebilir. Hangi çiftin bebek sahibi olabileceğini ve hangisinin olamayacağını öngörebilmek de imkânsızdır. Tek bir ilişkide yüzde 25 olan gebelik ihtimali, bir yılın sonunda yüzde 85’e çıkar. Çiftlerin yaklaşık yüzde 15’inde ise infertilite görülmektedir. 

GEBE KALMA İHTİMALİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER: 

Kadının yaşı: Yaş ilerledikçe yumurtalıklarda bulunan yumurtaların gerek sayısı gerekse de kalitesinde azalma ortaya çıkmaktadır. Bu da yaş ilerledikçe gebe kalma ihtimalinde azalmayla sonuçlanmaktadır.

Cinsel ilişki sıklığı: Cinsel ilişki sıklığı için ortalama sayı haftada 3 olarak kabul edilebilir. 

Zamanlama: Yumurtlamanın olduğu günlerde girilecek olan ilişki sonrasında gebelik ihtimali daha yüksek olacaktır.

 Süre: İnfertilitenin süresi uzadıkça tıbbi yardım almaksızın gebelik elde etme ihtimalinde ciddi azalma ortaya çıkacaktır.

 Patoloji: Kısırlığa yol açabilecek yapısal bir sorun varlığı gebelik şansında azalmaya sebebiyet verebilir. Geçirilmiş enfeksiyon varlığı, ameliyat öyküsü ya da halk arasında çikolata kisti olarak bilinen endometriozis varlığı gebelik ihtimalini azaltabilen bazı faktörler arasında sayılabilir.

 ÇİFTLER DETAYLI İNCELENMELİ

 Gebe kalmayı etkileyen birçok faktör bulunmaktadır. Mesela sperm sayısını ele alırsak sperm sayısı beklenenin yarısı kadar olan bir erkekle ve normal bir kadından oluşan çiftte gebelik ihtimali yarı yarıya azdır. Bununla birlikte kadında her iki tüp de tıkalı ise gebelik ihtimali neredeyse yoktur. Testislerinde sperm üretimi olmayan ya da sperm kanallarının fonksiyonunu yapmadığı erkeklerin de doğal yollardan çocuk sahibi olmaları neredeyse imkânsız gibidir. Bu sebeplerden dolayı çocuk sahibi olmak amacıyla doktora başvuran çiftlerde erkek ve kadın ayrıntılı olarak incelenmelidir.

 NE ZAMAN HEKİME GİTMELİ?

Çift en az bir yıldır yumurtlama döneminde 2-3 günde bir düzenli olarak cinsel ilişkide bulunmasına ve herhangi bir korunma yöntemi uygulamamasına rağmen gebelik gerçekleşmiyorsa infertil sınıfına girer. Bu hiçbir zaman normal yollardan gebe kalınamaz demek değildir fakat şans daha düşüktür. Bu çiftin tıbbi yardım alması önerilmektedir. 

Bebek sahibi olamayan çift, endişelenmeye başladığında bir jinekoloğa gitmelidir. Pek çok çift için infertilite utanılacak bir durum olarak görmekte ve kendilerini yalnız hissetmektedir. Halbuki dünya genelinde pek çok çift benzer sorunu yaşamaktadır. Bazı durumlarda ise hekime müracaat etmeden önce bir yıl beklenmemelidir. Kadında çok kısa ya da çok uzun aralıklarla adet görme mevcutsa, kadında pelvik bölge denilen cinsel organla ilgili herhangi bir enfeksiyon geçirme öyküsü varsa, ikiden fazla düşük olduysa ve kadın belli bir yaşın üstündeyse, erkekte ise testislerin çok küçük olması ya da prostatit olarak adlandırılan prostat enfeksiyonu geçirmiş olması gibi durumlar varsa çiftler vakit kaybetmeden profesyonel bir yardım almalıdır.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları