Ahmet Kolsuz

Ahmet Kolsuz

9 Ekim 2018 00:00:00

Kefirden Velidedeoğluna

Ankara’nın soğuğunu iyice hissettirdiği günlerden biriydi. Yine bir milli kütüphane çıkışı…

Dersler, araştırmalar, klinik çalışmaları derken vücudu sağlam tutmanın yollarından biri de kefir içmektir.

Markette kefirler arasında o mu bu mu derken bir amca (Umur amca) arkadan seslendi: ‘Sadesinden alın aman diyeyim çocuklar sakın meyvelilerden almayın’ diyerek uyardı beni ve başladı muhabbetimiz.

Ülkemizde bilim insanlarının iyi yetişmediğinden tutun da öğrencilerin de ezberciliği seçmek zorunda bırakıldığına kadar geniş bir yelpazede konuşuyorduk.

Babasının emekli hâkim olduğundan bahsetti, sonra dayım da ordinaryüstü dedi ve sustu. Aklıma takıldı, ‘ne ordinaryüsü sorabilir miyim?’ dememe kalmadan kendisi bana: Dayım, Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’dur, dedi.Peki  ‘’Hıfzı Veldet Velidedeoğlu kimdir?’’ diye soracak olursanız: Ankara Hukuk Fakültesi’nin 1928 yılı mezunu Türk Hukukçu ve yazardır. Hıfzı Veldet hoca ile Umur amca dışında o güne dek hiçbir bağım olmamıştı. Fakat bilmediklerimi bizzat Umur amcadan duyana kadar…

15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Atatürk, Nutuk adlı eserini TBMM’de okuyacağı sıralarda Atatürk’e okuması sırasında eğer takılırsa, suflörlük yapacak ‘OKUMA-YAZMA BİLEN’ vatandaşlar aranmaktadır. Fakat dönem koşulları gereği okuma yazma oranı çok düşük olduğu için bir türlü bulunamamaktadır. Bunun üzerine Cumhuriyetin müeyyidesi olan ve 1925 yılında kurulan ve henüz yeni mezun vermek üzere olan Ankara Hukuk Fakültesi’ne yazı yazılır ve denilir ki ‘ En başarılı öğrencilerinizin isimlerini yazın ve bize bildirin.’ Bildirilen isimlerden biri de Hıfzı Veldet hocamızdır.

Okuma-yazma bildiği için seçilir ve tam altı gün boyunca, mecliste, Atatürk’ün hemen arkasında, Nutuk’u bizzat Atatürk’ün sesinden dinleyerek öğrenir, suflörlük yapar.

Hıfzı Veldet, genç cumhuriyetin omuzlarında verdiği büyük sorumluluk ile İsviçre’de doktorasını yaptı ve sonra yurduna dönerek iktibas kanunlarımızın geliştirilmesinde büyük rol oynadı. Binlerce hukukçu mezun etti. Türk Medeni Hukuku’nun Umumi Esasları adlı büyük bir eser bıraktı. Sonra ne mi oldu?

Doksan iki yıl sonra yirmi iki yaşında bir genç; Hıfzı Veldet hocayı ve onun bıraktıklarını Gazilik unvanı taşıyan ülkemizin güzel şehirlerinden biri olan Gaziantep’te kaleme aldı.

 

06/10/2018

 

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları