Arif Kurt

Arif Kurt

3 Temmuz 2019 00:00:00

Kemoterapi ve Politika...-

Vücut dokuları milyarlarca hücreden oluşmaktadır.

Tamamen büyüdüğümüzde, vücuttaki hücrelerin çoğu bölünmeyi ve daha fazla çoğalmayı durdurur.

Zamanlarının çoğunu sakinlik evresinde geçirirler ve yalnızca bir hasarı onarmak gerektiğinde bölünürler.

Hücreler bölündüğünde, birbirinin tamamen aynısı iki yeni hücre oluşturur.

Böylece 1 hücre yerine artık 2 hücre olur ve daha sonra bu hücreler de bölünerek 4, 8 ve bu şekilde devam eden hücreler oluştururlar.

Kanser sırasında hücreler, bir hücre yığını oluşana kadar bölünmeye devam ederler.

Bu hücre yığını bir yumru oluşturur. Bu yumru ise tümör olarak adlandırılır.

Kanser hücreleri, normal hücrelere göre çok daha sık bölünürler.

Kemoterapi kan dolaşımına girer ve bölünmeye devam eden hücrelere zarar verir.

Bölünme sürecindeki hücreler kemoterapiden zarar görme konusunda daha fazla risk altındadırlar.

Kemoterapi, hücre bölünmesi gerçekleştiren her bir hücre içindeki kontrol merkezine zarar vererek hücreleri öldürür ya da hücre bölünmesi sırasında gerçekleşen kimyasal süreçleri sekteye uğratır.

**

Kemoterapinin tanımı ve yapılanma evresini tamamlayan zararlı hücrelere uygulanması bunun içinmiş.

Kemoterapiden tedavisinden yola çıkarak politik yapılanma, kimine göre yeni ve yenilenme hareketlerini düşünürsek çıkacak olan tablonun zehiri de panzehirinin de halkın teveccühüyle yaşam hakkı elde edeceğini görebiliyoruz.

Türkiye’de siyaset sahnesinde olan AK Parti’nin yeni oluşumlarla daha da zayıflama ihtimali üzerine vurgu ve kurgu yapanların, uygulanacak olan politik aşılamayla ya mevcudu iyileştireceğini yada mevcudun yerine alternatif olarak ortaya çıkmak isteyeni güçlendireceğini zaman bize gösterecek.

Ancak, kanseri yenmiş ya da kansere yenilmiş bir hasta olarak hep kafalarda kalacak.

Diyeceğim şudur;

Kemoterapi bir tedavi şekildir.

Kurtarabilir, öldürebilir.

En sondan bir önceki evredir.

Rabbim kimseye yaşatmasın.

Çekene de zordur, ona bakana da zordur.

Ya var eder, ya da yok eder.

Karar verecek olanlar kendi kaderini kendisi belirler.

AK Parti’nin irtifa kaybettiğini söyleyen, CHP’nin ve AK Parti karşıtı muhalefetin canlandığını ileri sürenler, bunun uzun soluklu bir süreç olduğunu ve kısa sürede gelen iyileşmenin yanıltıcı olabileceği ihtimalini unutmamalıdırlar.

AK Parti’ye kanser teşhisi koyup kemoterapi tedavisi yapmak isteyenler, Bu riskli hamlede kazanacağım dedikleri kadar kaybedeceklerini de unutmamalılar.

Türkiye’de, AK Parti üzerinden siyasal yaşamda politik kemoterapi uygulanacak belliki.

Bir hasarı onarmak için bölünen hücreler gibi, AK Parti’den bölünüp 1’i iki edecek ve birbirinin aynısı olacak politik yapılanma siyasal kemoterapiden daha fazla zarar görme riski olduğunu anlamalıdır.

Tedavi kemoterapimidir? Olmalımıdır?

Ak Parti’yi kuranlarda siyaset yaptıkları Refah Partisinden ayrılmış, biri iki etmişlerdi diyenleri duyar gibiyim.

Konjonktür aynımıdır?

Tartışılır.

Oysa kanser hücrelerini etkileyen ve oluşmasına sebep olan asıl meseleler halen baş ucumuzda durmaktadır.

Kemoterapi son çözüm ise hastalığa yakalanmamak ve onu tetikleyen faktörleri ortadan kaldırmadan tedaviye başlamak, kanser hastası olarak yaşamaya alışmak olacaktır.

Sorun kanseri yenmek gibi gözüksede asıl mesele kansere sebep olan ortamdan kurtulup bir daha yakalanmamaktır aslında.

Onun içindir ki,

Bölünme yöntemiyle İyileşebileceğini umut ederek tedaviye başlamak yerine, tahlil ve teşhisi doğru koyup ve okuyup istenilen şeyleri yaparak doktor olan halka yeniden tedavi ve kontrol için başvurmalıyız.

Diğeri çok riskli geliyor bana...

Daha iyi olma ihtimali olsa bile, Politik kemoterapi zamanımızı alıp, sağlığımızı-huzurumuzu daha da bozabilir.

Her gün ölmektense birgün ölelim diyenleri de ciddiye alıyorum.

Hücreleri bölerek iyileşmeye yani Kemoterapiye karar vermek gerçekten çok zor.

Hakkımıza hayırlısı olsun diyelim...

Kalın sağlıcakla...

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları