FATMA BAL

FATMA BAL

6 Aralık 2018 13:04:00

KÖMÜR KARASI

Altı çocuk ile eşi tarafından terk edilmiş bir anneyi ziyaret etmek, dertlerini dinlemek için çıkmıştık yola, vakıf olarak, zemheri ayının başlarında...

 

Gaziantep kazan biz kepçe verilen adresi arıyorduk, sora sora , nasıl bir dram ile karşılaşacağımızı bilmeden...

Adres olarak verilen tek bilgi, Geylani Caminin yakınlarında olduğuydu...

Yokuş aşağı dar bir sokaktan indik. Tam karşıda bir cami ama emin olamadık ve durdurduk arabayı. Yoldan geçen biri olsa da sorup ona göre devam etsek diye düşünürken bir bayan yaklaştı kömür karası ellerinde bir soba borusuyla...

 

Hava soğuktu, güneş batmak üzereydi, yemek kokuları kaplamıştı sokağı...

 

Camı indirdim ve karşıdaki caminin adını sordum...

Cevap beklerken, bana

“ Sen kaloriferli evde mi oturuyorsun” dedi...

Afalladım bir an...

Tekrar sordum camiyi ve o yine

“ Sen kaloriferli evde mi oturuyorsun” dedi...

 

Ben ona camiyi sordum  o bana yaşayamadıklarını...

Ben ona camiyi sordum o bana hayallerini...

 

Tepetaklak oldum resmen ve

“evet” dedim...

“ne güzel” dedi...

 

Bir ömrü sığdırdı; acısını, sıkıntısını, çaresizliğini, yorgunluğunu...

İki kelime ile özetledi yüreğinin karasını...

 

Sobalı evde yaşamak kötü değildi tabiki kaloriferli evde yaşamak da lüks değil bu zamanda...

 

Ama kuracak bir sobası yok ise...

Sobayı bir şekilde buldu da  boruları uymadıysa, kırıldıysa, delindiyse ve yenisini alacak maddi gücü yok ise...

Hele ısıtamadığı evde bir de çocukları var ise...

Kömür karası ellerindeki tek bir boru tam da bu yaşadıklarının özetiydi aslında...

 

Ne havanın soğukluğu ne kararan gökyüzü ne kokan yemekler..

Dünya durdu sanki...

Kömür karası ellerindeki bir soba borusu ile gitti ardına bakmadan...

 

O çaresizliğine gitti ben şükürsüzlüğüme...

 

Oysa ne kadar da sıradandı benim için o ana dek “kaloriferli ev” de yaşıyor olmak...

 

Kışın soğukluğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz şu günlerde soğuk hava sıcak yuvası olanlar için mutluluk kaynağı olabilirken kuracak sobası, yakacak yakıtı olmayan ihtiyaç sahibi aileler için ise çile imiş meğer iki kelime anlattı bana...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları