Serdar Göçmen

Serdar Göçmen

2 Şubat 2017 14:04:00

Konsolosluklar Kapatılsın Ekonomi kalkınsın !

Türkiye Cumhuriyeti ve diğer ülkeleri vizesiz seyahat bakımından gidebilecek ülke sayısı sıralaması ve derecelendirmesi

Ayrıca bu kaynaktan ülkelerin pasaport derecelendirmesine ulaşabilirsiniz. Türkiye yine bu konuda alt seviyelerdedir. Konsolosluk ve temsilcilik bakımından İnovasyon ve revizyonlar kesinlikle şart olmaktadır. Geleceğimiz teknoloji ve inovasyonda yatmaktadır. Eğitim ve is hayati artik dört duvar arasını asmıştır. Nesnelerin internet çağına uyum sağlayabilmek için personel ve mekan sayısından ziyade verim ve ulaşılabilirlik derecelendirmelerini kullanmak zorundayız. Her gecen salisede dahi 1 centin ülke ekonomisine katabileceği değer masa sandalyeye harcanan veyahut maaş gününü sayan personelden daha kıymetlidir. Konsolosluklar kesinlikle yüzde yüz elektronik ve sanal işlem ortamına dönüştürülüp merkezi sistem sayesinde sağlıklı bir uygulamayla pasaport yenilemeden bir çok işlemleri konsolosluk açmadan temsilcilik kurmadan sanal ortam üzerinde Türkiye içinden halledebilinecek konuma getirilmeli. Şuan ki teknoloji ve sayısal bilişim sistemleri bu duruma çok müsait. Sanallaştırma ve sayısallaştırma ile yapılacak bu inovasyonla merkezi yönetimle birçok masraf kalemi giderilmiş ve sayısal iletişim hızıyla artan nüfusumuzun sorunlarını ve isteklerini çözüme de hız kazandırmış oluruz. İkinci adim ise Konsolosluk veyahut temsilcilik birleşmeleri sağlanabilir. İki bayrak bir millet için atılacak ilk adim Azerbaycan devletimiz ile konsolosluk ve temsilcilik birleşmesidir. Globalleşme ve liberalleşme bunu gerekli kılmaktadır. Dünyada örnekleri mevcuttur İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda vb. . Böylelikle personel verimliliğini an be an takip edebilir ve derecelendirebiliriz. Uygun derecelendirme ve verime sahip olmayan personel yerini bırakıp o görevi hak edecek yeni temiz kanlara devredebilir. Bu sistemi tüm devlet kurumlarına uygulayabiliriz; Ticaret odalarına, Sanayi odalarına, Esnaf ve Sanatkarlar odasına, Kosgeblere, TIKA kurumuna, Musiad , Tüsiad vb. .

Bu kurumlar yıllanmıştır, alışılmışın dışına çıkamamış ve çıkmak istemeyen kast sistemlerine dönmüş birer çıkar kurumları haline gelmiştir. Ne yazık ki asil taze kana ve ticari hedefe ulaşmak isteyen parlak zihin ve bireylere, kurumlara cevap verememektedirler. Bugün icat edilen veyahut imal edilen urun daha pazara çıkmadan rakip firmalar tarafından daha iyisi veya daha rekabetçi benzerlerine yenik düşmektedirler. Fikir ve ürünlerin patentleşmesinden aktif bir ürüne dönüştürülme surecine kadar yıllardan ziyade artik günlere ihtiyacımız vardır.

Girişim ve inovasyon sahiplerine anında tanı ve yardim merkezleri oluşturulup randevu ve bina sisteminden ziyade sayısal ortama dönüştürülmeleri gerekmektedirler. Burada tek rol oynayacak kurum üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu sayede ne kadar öğrenci ve hoca varsa bu oluşturulacak bu program ve sistemlere dahil olup şeffaf bir şekilde aktif yardim ve yönlendirmelerle başarıya ulaştırdıkları girişimci ve inovasyon sahiplerinin derecelendirmeleri ile maaş , prim , makam vb. Gibi yükseltme , ekleme verilebilir. Kurum içinde aktif olmayan çalışan, memur vb. anında tespit edilip görevden alınabilir veyahut daha akilci, aktif kişiler yerine getirilebilir. Bu sistemin şeffaflığı sayesinde daha tez tanı koyulabilir işlerliğini kaybetmiş kurum ve kişilere.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları