Mehmet Demir

Mehmet Demir

17 Temmuz 2017 01:00:00

Kucak dolusu teşekkürler…

Gazetecilikte 24.yılıma girmek üzereyim. 1993 yılının sonunda başlayan serüvenimde neler neler yaşamadım ki…

Güzel günlerim oldu, zor günlerim de…

Dayak bile yedim. Zaten bizim meslekte dayak yemeyene gazeteci demiyorlar :)))

Çocukken hayalimdi, hayalime ulaştım..

Hep savaş muhabiri olmayı isterdim; spor, siyaset, ekonomi, hepsini yaptım, en sonunda bir günlüğüne olsa savaş muhabirliği de…

Tam 11 ay önce, 1 günlüğüne Cerablus’ta…

TSK ve ÖSO, Cerablus ve çevresinde DEAŞ ile çarpışırken oradaydım…

Fırat Kalkanı Harekatı başlamış, TSK Cerablus’u ele geçirmiş ama henüz tam güvenlik sağlanamamışken, operasyondan sadece bir gün sonra Türk medyasından Cerablus’a giren ilk gazeteci olmuştum. Arif Kurt ve Faik Akyılmaz ile…

Habercilik damarımın kabarmasından olsa gerek ne korku, ne endişe hiç bir şey hissetmeden, haberimizi yaptık. Hatta, DAEŞ nedeniyle 3 yıldır kapalı olan, ÖSO girince yeniden ibadete açılan camide cuma namazı bile kıldık.

Geri dönerken hissetmiştim ne denli büyük risk aldığımızı, canımızı nasıl riske attığımızı…

Mayın döşeli yollar, hala Cerablus’ta kendini gizleşen DEAŞ’lılar, cami etrafına tuzaklanan EYP bombalar diyeyim, siz anlayın artık…

 

xxx

 

O gün gözümü hiç kırpmadan gittiğim Cerablus haberimin, gazetecilik hayatımda bugüne kadar yaşadığım en büyük gururum olacağını nereden bilebilirdim ki…

O haberim ile, Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün, her yıl düzenlediği geleneksel yarışmasında Türkiye birinciliği elde ettim. Büyük bir onur, gurur…

Kimbilir, belki o onuru bir daha yaşar mıyım, bilemiyorum…

Bir gazetecinin ömründe görüp görebileceği en anlamlı, en büyük ödül olsa gerek…

Hele bir de o ödülü Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Binali Yıldırım’ın bizzat elinden almak, onun övgü dolu söylemlerine mazhar olmak…

Dedim ya, çok mutluyum, gururluyum…

 

xxx

 

3 gündür arayan arayana, soran sorana. Tebrik telefonları, mesajları…

Herkese çok teşekkür ediyorum…

Arayan, SMS atan, sosyal medyadan tebrik ileten, hatta bizzat ziyaret edip kutlayan herkese kucak dolusu teşekkürler…

En güzeli de birbirimizi hiç tanımadığımız halde, sadece sosyal medya üzerinden takipleştiğimiz arkadaşların mesajları. En dikkat çekici olanı ise, bu ödülü Gaziantep adına son ayların, yılların en güzel gelişmesi olarak görenler…

Bir kez daha teşekkürler…

Özel teşekkürler de var tabi…

Ödülümü bizzat veren Başbakan Binali Yıldırım’a…

3 gün boyunca bizimle yakından ilgilenen BYEGM Mehmet Akarca’ya…

Beni bu ödüle layık gören jüriye…

Ödül almamayı sağlayan Cerablus’a beraber gittiğimiz Faik Akyılmaz ve Arif Kurt’a…

Ankara’da 3 gün bana eşlik eden Murat Atay’a…

 

xx

 

Kusura bakmayın ama, bugün kendimi yazdım, daha doğrusu yazma zorunluluğu hissettim. Aslında yazacak konu çok…

Hele şu Gaziantep Üniversitesi meselesi…

Türkiye genelinde tüm rektörlere ihraç ve açığa alma yetkisi veren YÖK’ün, Ali Gür’ün ihraç ettiği bir akademisyeni, Ali Gür’ün baskısına rağmen yeniden görevine iade ederek, rektörü pasifize edişini…

YÖK, kısaca demiş ki, senin verdiğin karar yanlış, daha da ötesi, keyfi…

Bakalım yansıması nasıl olacak, yarın da bunu yazalım…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları