Arif Kurt

Arif Kurt

16 Temmuz 2019 00:01:00

O AN VE O ANILARI UNUTMA UNUTTURMA...

O gün anılarda yaşamayı göze alarak hareket ettik oğlumla.

Evde oturuyor, ailece televizyona bakıyorduk.

Telefonum çaldı.

Saat 22.00 gibiydi.

Arayan sevgili dostum Necati Binici başkandı.

“İstanbul’da askerler köprüyü kapatmış, nedeni konusunda bilgin var mı?” diye sordu.

O sıralar İŞİD terör örgütünün saldırıları yüzünden Gaziantep’te stresli günler geçirdiğimiz için, aklıma öyle bir saldırı olabilir ihtimali geldi.

Hatta tankları falan duyunca ve görünce, ABD’deki 11 Eylül’de uçakla yapılan ikiz kuleler saldırısına benzer bir saldırı olabilir diye düşündüm.

Necati Binici başkana da bu şekilde bir saldırı ihtimali olabileceğini söyledim.

“Tedbir alınmıştır” dedim.

Darbe kalkışması olacağı aklımızın ucundan dahi geçmiyordu.

Haber kanallarını açtım hemen.

Olayın ne olduğu konusunda somut bir şey yok daha.

Bir dostum var onu aradım.

22.45 gibi. (Saatleri karıştırabilirim)

“Askeri bir hareketlilik var, genç subaylar ayaklandı” dedi.

Kim bunlar dedim.

“Fetö’cüler” falan derken milleti meydanlara davet etmemi istedi benden.

Takip eden dakikalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’da aynı şeyi söylüyordu.

“Herkes meydanlara...”

Sonra Ayıntap Gazetesinin Sahibi Ökkeş Sabah’ın, ‘millet akın akın AK Parti İl binası önünde toplanıyor’, dipnotunu gördüm sosyal medyada.

Bu düpedüz bir darbe kalkışmasıydı.

Komşum öğretmen İrfan bey, Bankacı Recep bey, iş adamı Hasan Gürkan Bayram, mali müşavir Ömer Güzeldal, halıcı Selahattin Kaplan, Fahrettin Kaplan, OSB Başkanı Cengiz Şimşek, yol Arkadaşım Gazeteci Mehmet Demir, mimar Adil Akçil, OSPAM Başkanı Balia Baykal, Gazzelini mobilya Hasan Nizamoğlu, iş adamı Yasin Altınbaş, abilerim Kamil, Yaşar, Ali, yeğenlerim, ve birçoğu arayıp neler oluyor dediğinde “Demokrasi meydanında toplanıyoruz.” diyerek onlara sokağa çıkmalarını söyledim.

Yaşadığımız o an çok ama çok sıkıntılıydı.

Sokağa çıkma yasağı çağrısı yapılmış, Yurtta sulh konseyi denen askeri kanat yönetime el koyduğunu duyurmuştu.

Sokağa çıkma yasağının ne anlama geldiğini bilirim.

Kenan Evren’in 12 Eylül ihtilalini bilen ve görenlerdim.

Abdest alıp oğlumla yola çıktık.

Cep telefonumla Mega Haber sitesi Facebook hesabımdan canlı yayın yapıyor, demokrasi meydanına doğru ilerliyordum.

Demokrasi meydanına vardığımızda, çoğunluğu AK Parti ve MHP’lilerin yanında bayrağını alan vatan millet sevdalılarının akın akın meydana geldiğini görünce Allah’a şükrettim.

Durmadan farklı yerlerden haberler alıyor, paylaşımlar yaparak, milleti rahatlatmaya, psikolojik üstünlük sağlamaya çalışıyorduk.

Dezenformasyona müsait bir ortam olduğu için doğru bilgi sunmaya, elimizdeki imkanları pozitif anlamda kullanmaya çalışıyordum.

İstanbul’da ve Ankara’da insanlar ölürken, meclis bombalanıp yıkılmak istenirken, Akıncı üssünde Ömer Halisdemir ve yiğitler şehit edilirken, biz Gaziantep demokrasi meydanında Sela dinliyor, tekbir çekiyorduk.

O gün cep telefonumla çok canlı yayın yaptım, 100’e yakın mesaj paylaştım.

Arada bir TBMM’de vekillerle konuşuyordum.

Milletvekili Ahmet Uzer ile o gece çokça konuştum.

“Sakın kimse meydanları terketmesin” diyordu ısrarla.

“Helallik istedik birbirimizden.”

Meydanları boş bırakmadık, gecenin ilerleyen saatlerinde durum terse dönünce rahat bir nefes alıp, sabah ezanı ile birlikte evimize geldik.

Gecenin kahramanları liderinden, kadın, erkek ferdine yüce Türk milletiydi.

O gece, O an böyleydi.

Bizde şehit olabilir, Ömer Halisdemir ve şehit olan diğer kahramanlar gibi anılarda yaşayabilirdik.

Nasip olmadı.

Rahmet ile nefret yüklü anılarımı kahpe kalkışmanın yıldönümünde paylaşarak tazelemek istedim.

Rahmet dileğim kadar nefretimde bakidir.

O geceye sebep olanları, destek verenleri, savunanları, gecenin müsebbibi olupta yaşayanları Allah kahreylesin.

Şehitlerimize ise Allah rahmet eylesin. Gazilerimize ise hayırlı ömürler versin.

Allah Türkiye’yi ve Türk milletini korusun.

Allah, devletimize, milletimize, bayrağımıza, vatanımıza, ezanımıza, birlik, dirlik ve kardeşliğimize zeval vermesin.

Allah, hak’tan, hukuktan, adaletten bizi şaşırtmasın,

O Anı öncesiyle ve sonrasıyla canlı canlı meydanlarda yaşayanlardandım.

Evden çıkarken eşimin ve çocuklarımın ağlamasını, helalleşerek ayrılmamızı hiç unutamam.

Helalliğimi aldım, abdestimi tazeledim.

Vatanıma göz dikenlerle çarpışmak için her daim hazır kıta ayaktayım.

Devlet, millet, bayrak vatan ve ezan adına canını vermek için sırasını bekleyenlerdenim.

Kalın sağlıcakla ,

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları