SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

20 Ekim 2020 00:14:00

Safra kesesi taşları ve tedavisi

 Doç. Dr. Erdal UYSAL

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Genel Cerrahi Uzmanı

SANKO Üniversitesi

Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

Safra kesesinde çeşitli hastalıklar görülebilir. Bunlar arasında en sık görüleni ‘taşlar’dır. Safra kesesi içerisinde yer alan kolesterol ve pigmentlerin, safra kesesi içerisinde çökelti oluşturarak birikmesi sonucunda oluşan safra kesesi taşları, bazı kişilerde herhangi bir belirti göstermez.

 Safra kesesi denildiğinde ilk olarak akla gelen sağlık sorunu olan ‘Safra kesesi taşları’ safra kesesi içerisinde yer alan kolesterol ve pigmentlerin, safra kesesi içerisinde çökelti oluşturarak birikmesi sonucunda oluşur.

 

Safra kesesinin içindeki maddelerin oranlarındaki değişiklikler ve safra kesesinin safrayı boşaltma yeteneğinin kaybolduğu durumlar, safra taşı oluşumunu kolaylaştırır. Safra taşları kum taneleri gibi milimetrik ve çok sayıda olabileceği gibi, birkaç adet orta büyülükte ya da 3 santimlik iri tek taş olarak da bulunabilir.

 

Safra kesesi karaciğerin altında bulunan yaklaşık 10 santim boyutunda, 30-50 ml hacmindedir. Temel görevi karaciğer tarafından yapılan safranın bir kısmını depolayarak, yoğunlaştırmaktır. Safra kesesi safra üretmez, karaciğerden yapılan safrayı alarak depo eder. Safra özellikle yağların sindiriminde kullanılmak üzere gerektiğinde safra kesesinden salınır.

 

Safra kesesi taşlarının belirtileri

Safra kesesi taşları tüm dünyada yaygın olarak bulunur, her yıl binlerce insan bu nedenle ameliyata alınır. Safra kesesinde ortaya çıkan taşlar bazen hiçbir belirti göstermez. Taşlar bazen de başka bir sebeple yapılan tetkikler sırasında tesadüfen fark edilir. Safra kesesi içinde bulunan ve yerçekiminin etkisiyle hareket eden taşlar, safra kesesi çıkışını tıkayıp, olağan boşalmasını engellediği zaman belirti vermeye başlar. Hastalarda en sık karın ağrısı, bulantı, karında şişkinlik, midede yanma, ekşime, sırt ve sağ omuz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösterir.

 

Safra taşı hastalığının seyri esnasında taşın ana safra kanalına düşmesi durumunda çok daha sorunlu bir sürece girilir. Tıkanma sarılığı olarak adlandırılan bu süreçte hastada karın ağrısı, sarılık, idrar rengi kırmızı veya kahverengi olması, bulantı, kusma ve bazen de ateş görülebilir. Eğer bu tabloya enfeksiyon da eklenirse hayatı tehdit edecek çok ciddi problemler ortaya çıkabilir. 

 

Safra kesesi taşlarında tanı koyulması

Safra kesesi taşlarının tanısında çoğunlukla ultrasonografi kullanılır. Ultrasonografi çok hızlı ve hastaya hiçbir zarar vermeden uygulanan bir yöntemdir. Bazı durumlarda tomografi, MR gibi görüntüleme cihazlarından da yararlanılır. Kan tahlilleri ise sarılık, enfeksiyon ve safra taşının neden olduğu rahatsızlıkların ortaya çıkarılmasında yapılır.

 

Safra kesesi taşlarının tedavisi

Safra kesesi taşları tedavisi ameliyat ile yapılır. Yıllar önce çeşitli ilaç tedavileri denenmiş ancak başarılı sonuçlar alınmamıştır.

 

Bu nedenle günümüzde safra kesesi taşlarının tedavisinde, ameliyat ile safra kesesinin alınması altın standarttır.

 

Ameliyat kapalı (laparoskopik) ya da açık yöntemle yapılabilmektedir. Kapalı ameliyat hızlı iyileşme ve sosyal hayata geri dönme sağlaması ve daha az ağrı hissedilmesi nedeniyle ilk sıradadır. Ancak gebelik, ileri akciğer kalp yetmezlikleri gibi durumlarda ise açık ameliyat tercih edilmektedir. Unutulmamalıdır ki kapalı başlanılan ameliyatlarda da açık ameliyata dönülme ihtimali vardır.

 

Kimler ameliyat olmalı?

“Safra taşı tespit edilmiş, şikâyetleri olan hastalar”, “Özellikle milimetrik küçük taşları ya da büyük taşları olanlar” ile “Şikâyet olmasa da diyabet hastaları ve genç hastalar” gibi durumlarda ameliyat tercih edilir.

 

Diyabet hastalarında safra kesesi taşlarına bağlı gelişebilecek daha ciddi enfeksiyonlar ve apseler nedeniyle bu riskler oluşmadan önce ameliyat önerilir.

 

Ameliyat riskli midir?

Her ameliyatta olduğu gibi safra kesesi ameliyatlarında da riskler olabilir ancak bu riskler oldukça düşük oranda görülür. Kontrollü bir ameliyatta ölüm riski binde bir oranındadır. Genel komplikasyon oranı ise yüzde 3 civarındadır. En sık safra yolu yaralanmaları, kanama, karın içi organ yaralanmaları ve ameliyat sonrası fıtık olarak sıralanabilir.

 

Tedavi edilmeyen safra kesesi taşları

Tedavi edilmeyen safra kesesi taşları sarılık, safra yolu tıkanıklıkları, karaciğer, safra kesesi ve safra yollarında ölümcül olabilen enfeksiyonlar, pankreas bezi enfeksiyonları ve safra kesesinde çürüme, delinme, kangren ve apselere yol açabilir.

 

Safra kesesi taşlarından korunma

Safra kesesi taşlarından korunmada düzenli olarak öğün atlanılmadan beslenmenin, yavaş kilo vermenin ve sağlıklı kiloyu korumanın büyük önemi vardır.

 

  

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları