Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

23 Ekim 2020 00:05:00

SONUNCU KÖY

            Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki artık.

            Doğruyu söylemek marifet oldu.

O kadar sahtekar, yalancı düzenbazın arasında.

            Dürüst olmak bir meziyet artık.

            *

            Aslına bakacak olursan insanlığın olmazsa olmazı dürüstlük.

            Ama herkeste olmadığı için günümüzde.

            Bu önemli bir ayrıcalık olarak çıkıyor karşımıza.

            *

            Ne getiriyor peki bu meziyet sahibine.

            Sevgi getiriyor.

            Saygı getiriyor.

            Hayranlık getiriyor.

            Ölümsüzlük getiriyor.

            *

            Ne demiş Mark Twain.

            “Öyle yaşamalısın ki öldüğünde tabutçu bile matem tutsun.”

            *

            Tam da Bekir Coşkun için söylenmiş sanki.

            Ölümsüz olacağını biliyormuşçasına.

            Sadece dürüstlüğü ile hak etmedi bu ünvanı usta yazar.

            *

            Hayvan sevgisini aşıladı hepimize.

Pako’ya mektuplar yazdık onunla birlikte.

Sadece bize değil. Tüm Avrupa’ya.

BBC dahil 6 AB ülkesine satıldı videoları.

*

Sana ile de ilgilenirdi.

Güzel keman çalardı.

*

            Yazı bilmem.

            Yazarım yazı bilmem.

            Bu yaz böyle geçti.

Gelecek yazı bilmem.

 

            *

            Dediğine bakmayın sakın.

Yazmanın ne demek olduğunu çok güzel öğretti bizlere.

            Yazmanın sadece bildiklerini paylaşmak değil bir sanat olduğunu öğrendik onunla.

            Onu okurken yazılarından ve yazdıklarından hepimiz çok şeyler kattık hayatımıza.

            *

            Dün gece ilk yağmur yağdı…

            Çatılarda tıkır tıkır…

            Küçük gölcükler oluştu sokakta…

            Kediler saçak altlarına saklandılar…

            Bu sonbahar yağmurları, sanki doğanın ayrılıklara ağlayışıdır…

            *

            Yaz aşklarında bu günlerde tenler ayrılır…

            Ne çok giden olur…

            Ne çok el sallanır bu mevsimde…

            O ne çok vedadır…

Bu mevsimde ne çok “Beni unutma” vardır…

*

Diyordu Bekir Baba 1 yıl önce.

Sanki bu günleri önceden görmüş gibi.

Hissetmiş gibi…

            *

Çok çalıştı.

            Gerçek anlamda çok çabaladı.

            Atıldı çalıştığı gazeteden, kovuldu.

            Yılmadı, devam etti.

            *

 İlk köşesi Dokuzuncu Köy’dü.

Oradan da kovulacağı belliydi. Çünkü doğruydu. Dürüsttü.

Sonra yeni gazetesinde Onuncu Köy ile devam etti yeni gazetesinde.

Sonra farklı gazetelerde ısrarla vazgeçmedi yazmaktan.

Ölürken bile yazmayı düşünüyordu.

*

Bitmesini istemediğimiz her güzel şey gibi bu hikaye de bitti.

Yolcu ettik onu da.

Sonuncu Köy’e…

********************************************************************************

Aklınızda bulunsun: Büyük olma yolunda ilk adım dürüst olmaktır.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları