Talip Öztürk

Talip Öztürk

4 Şubat 2019 00:01:00

Sosyal medya bağımlılığı

Sosyal medya bağımlılığı psikolojiden iş hayatına, günlük yaşamdan ilişkilere kadar her alanda bizi etkiliyor.

Genç yetişkinlerin %40’ı ve yetişkinlerin genelinin %21’i, tuvalette sosyal medyayı kullandıklarını itiraf ediyor. Bunu kabul etmeyenlerin bir kısmının da yalan bilgi verdiği düşünülüyor. Peki, birkaç dakika bile olsa neden sosyal medyadan uzak kalamıyoruz?

Yapılan birden çok araştırma bize şunu gösteriyor; sosyal medya bağımlılık yapıyor. Bunu doğrulamak için internet kullanımın derinliklerine baktığımızda sonunda Facebook beğenileri ve retweet edilmiş tweetlerin, instagramdaki beğenilerin, beynimizde ödül alanları oluşturduğunu gördük. Bize dopamin olarak şırınga ediliyorlar.

Bu dopaminin kaynağı; yazışmalar, e-postalar, tweetler ve beğeniler üzerinde insanların kurdukları sanal ilişkilerden başkası değil… Ve ne yazık ki insanlar bu etkileşimlerin, onların daha fazla sanal harcama yapması için tasarlanmış akıl oyunları olduğundan habersizler. Bu konu o kadar ciddi boyutlara ulaşıyor ki insanlar bazen yaptıkları işleri kaybediyor, öğrenciler yaptıkları çalışmalara yeterince önem vermiyor ve hatta bazı durumlarda, sosyal medya bağımlısı insanlar, çocuklarının kazara ölmesine sebep olabiliyor.

Güvensizlik sosyal medya kullanımından dolayı yaşanılan en yaygın duygu durumudur. Çünkü sosyal medya organları aracılığı ile herkesin hayatında neler olup bittiği detaylı bir şekilde önümüze sunuluyor. Her ne kadar sosyal medyadaki fotoğrafların aslında gerçek hayattan uzak yapay bir sunum olduğu bilinse de bunlara maruz kalmak sizi kıskanç hale getirerek ruh sağlığınızı etkileyerek sizi saldırgan ve güvensiz bir hale getiriyor.

Sosyal medyanın asıl noktası insanlar arasında iletişim kurmak olsa da bu iletişim sanal bir yolla yapıldığı için hali hazırda sosyalleşmede zorlanan bir insan bilgisayar başından daha rahat iletişim kurabildiğini sanarak daha da asosyal hale gelebilir ve bundan ötürü sosyal anksiyete yaşayabilir.

Sosyal medya üreticiliğinizi düşürmek için özel olarak tasarlanmıştır. Çünkü bambaşka değerlendirebileceğiniz zamanınızı başka insanların hayatlarına bakarak harcıyorsunuz. Yani zamanınızın çoğunu fotoğraf görüntüleme, beğenme ve yorum yapma ile tüketiyorsunuz ve bunları yapabilmeniz için hiçbir şekilde zihinsel yeteklerinizi kullanmanız gerekmez. Zihinsel yetenekleriniz yavaş yavaş geriler ve beyin yavaşlar. Sonrasında ise çeşitli durumlara çabucak yanıt verememeye başlar.

Sosyal medya görsel olarak hızlı bir şekilde değiştiği için bizler de bir dakika içerisinde bir sürü insanın paylaştığı fotoğrafları görebilir ve bu durumda beynimize çok fazla bilgiyi kısa zamanda almamıza sebep olarak yorgunluk hissedebiliriz. Özellikle bu bilgiler kaotik olduğu zamanlarda. Beynimizi aslında hiçbir değeri olmayan bir çok bilgi ile yorduğumuzda stres bizim için kaçınılmaz bir son olur.

Elektronik cihazlar, uykuya dalmamızı sağlayan melatonin adlı hormonun salgılanmasını engelliyor, bu da kişi de uyuyamama sorununa neden oluyor. Sosyal medyanın bu kadar yaygın olmasıyla birlikte uyku problemi günümüzde oldukça geniş yer kaplıyor. Yatağa girer girmez telefon ya da tabletlerimiz ile ilgilenerek uyku sürelerimizi kısaltıyoruz. Ekran ışığının etkisine de dikkat etmeliyiz. Kullanırken ekran ışığının yaydığı mavi ışık göz bozulmalarına davetiye çıkarabilir. Uykusuzluk sadece fizyolojik olarak kişiyi etkilemez bununla birlikte depresyona, şeker hastalığına, kilo alımına da neden olur. Aynı zamanda kişinin uyku kalitesinin de olumsuz etkilemektedir. Uykusuz bir şekilde güne başlayan kişinin gün içerisindeki verimi düşer, yapacağı aktiviteler azalır, odaklanma problemleri ile karşılaşabilmektedir. Bir insanın ortalama uyku saati 7 ile 9 saat arasında olabilir, daha fazlası kişide olumsuzluklar yaratabilmektedir.

Bağımlılıktan Kurtulmak İçin…

-Öncelikle, sosyal medyayı bilinçli bir şekilde kullanmalıyız. Faydalanabileceğimiz bir platform haline getirmeliyiz.

-Akşamları ne kadar vakit geçireceğinizi belirleyerek, uyku düzeninizi bozmasını engelleyebilirsiniz.

Telefonunuzu uyuduğunuz odada bırakmayın. Böylece istediğiniz zaman sosyal medya hesaplarınıza ulaşmanız engellenmiş olur.

-Sosyal medya bildirilerini sessize alarak günlük rutin işlerinizde aksama olmamasını sağlayabilirsiniz.

-Sürekli olarak “Kim ne yapmış?, Kim nereye gitmiş?” şeklindeki soruları kendinize sormaktan vazgeçin. Bunun yerine aileniz ya da arkadaşlarınızla vakit geçirmeye çalışabilirsiniz.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları