Hüseyin Torun

Hüseyin Torun

9 Mayıs 2018 00:00:00

TARIM ÜLKESİMİYİZ YOKSA SANAYİ Mİ?

Yıllardır, politikacılar, Türkiye'nin tarım ülkesi olmaktan çıkması gerektiğini, sanayi ülkesi olması gerektiğini söylediler ve buna yönelik politikalar geliştirdiler. Türkiye'nin üretiminde, tarımın ağırlığının azaltılıp, sanayi üretimine ağırlık verilirse kalkınmanın çok daha hızlı olacağını söylediler. Bir bakıma da haklıydılar. Katma değeri yüksek olan sanayi üretimin artması ülkenin gelişmesine ve zenginleşmesine yol açacaktı.

Ancak uygulanan yanlış politikalar neticesinde istenilen tam anlamıyla gerçekleşmedi. Sanayileşmeye çalışan Türkiye kendi markalarını yaratmakta zorlanırken fason ve korsan üretim üssüne dönüşmeye başladı. Kendi ülkemizde ürettiğimiz hammaddeyi ucuz fiyata ihraç edip işlenmiş halini pahalı bir şekilde ithal ediyoruz. Katma değeri yüksek olan mamullerin üretimini yapamadığımız gibi altyapı ve ARGE çalışması da yapmıyoruz. Sanayide istediğimizi elde edememişken tarımda da durum iç açıcı olarak görünmemektedir. Geçmiş yıllarda yanlış bir şekilde uygulanmış olan destekleme alımlarının kaldırılması, tarım ürünlerinin ve üreticilerinin tamamen piyasa koşullarına bırakılmasına yol açtı. Destekleme alımı fiyatlarının olması gerekenden çok yüksek olması ve politikacılar tarafından suiistimal edilmesi sonucu, devlet bütçesinde büyük maliyetler meydana getirmeye başladı. Ayrıca, ihtiyaçtan fazla üretilen ve alımı devlet tarafından yapılan ürünlerin pazarlanamaması, elde kalan ürünlerin bozulması ya da tütünde olduğu gibi yakılarak imha edilmesi, bu sistemin artık işleyemez hale gelmesine neden oldu. Üretim fazlası olan ürünlerin üretilmemesi için devlet teşvik vermeye başladı.

        

Tamamen piyasa koşullarına bırakılan ürünlerin fiyatı, güçlü piyasa oyuncuları tarafından belirlenmeye başlayınca fiyatlar neredeyse yarıya düştü. Bu da tarımdan geçimini sağlayan insanların geçinememesine ve başka bir iş yapmak zorunda olmalarına yol açtı. Köyden kente göç hızlandı. Tarımın bacasız fabrika olduğunu hesap etmeyen politikacıların yanlış tutumu başka sorunları da beraberinde getirdi. Şehirlerde nüfus yoğunluğuyla beraber işsizlik de artmaya başladı. Oysa ki tarım sayesinde geçimini sağlayabilen insanlar, para kazanabilseler, köylerinde kalacak ve hayatlarını burada sürdürebilecekti.

        

Tarım üretimi, üreticiler için de kazançlı hale getirilmeli, devlet tarafından doğru bir şekilde desteklenmeli, tarımdaki girdi fiyatları asgari seviyeye çekilmeli, üretim koordine edilmeli, üreticiler eğitilerek, kaliteli ve pazarlanabilir ürün üretilmesi sağlanmalı, su kaynaklarını doğru ve planlı şekilde kullanmaya teşvik edilmelidir. Bu sayede ülkenin tarımsal anlamda kalkınması için gerekli olan adımlar atılmış olacaktır. Ayrıca insanların köyden kente göçünün önü kesilmiş olmakla birlikte şehirde yaşayan insanların işsizlik sorunu da çözülmüş olacaktır.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları