Arif Kurt

Arif Kurt

9 Kasım 2018 00:05:00

Üç insan bir dua

Üç adam tanıdım.

Saffet, Zaza ve Reşat...

Saffet Malatya kökenli Ankara doğumlu.

Zaza Bingöl’lü.

Reşat ise Karkamış Gaziantepli.

Üçüde aynı yerde, Antalya Kemer’de yaşıyor.

Zaza ve Reşat emekli, Saffet ise kültür sanat atölyesi sahibi bir patron ama emekçi.

Zaza’nın şükrünü, Reşat’ın boşvermişliğini, Saffet’in ise yüreğindeki yükünü yazacağım izin verirlerse.

Kanatlanıp uçmak isteyen üç Kartal.

Ve onları bağlayan üç sebep.

Üç insan...

Belki de çok iyi anlaşıyor olmaları, iyi dost ve arkadaş kalmaları bu yüzden.

Üç farklı şehirde doğacaksın, Nasip bu ya Kemer’de tanışacak arkadaş olacaksın.

Kim bunlar?

Anlatayım!...

Reşat aslında saf.

Zamanla çok sıkıntı çekmiş, direnmiş, mücadele etmiş, sevdikleri için ömrünü vermiş, bakmış olmuyor “Pamuk yansın keyf olsun” deyip hayatı ciddiye almamaya başlamış.

Eski futbolculardan. Şöhretli bir yaşamda sürmüş.

Eşi Tülay’ı ölesiye öylesine sevmişki, onunla evlenebilmek için çok bedeller ödemiş Karkamış’ta.

Tayinleri Kemer’e çıkmış, Reşat emekli olmuş eşi Tülay ise halen devlet memuru.

Çok seviyorlar birbirlerini.

Araya giren bir kara kedi yüzünden gurur, onur, karakter, ilke, mizaç deyip birbirleri ile uzaklaşmışlar.

Birbirlerine ayrı yaşayarak tekrar bir şans verme kararı almışlar.

Ayrılık uzaklaştırır derler ama Reşat ile Tülay daha çok yakınlaşmış.

Demek ki bazen, özlemek ve özlenen olmak için ayrı kalmak gerekiyormuş.

 

Zaza, Mustafa Karayel.

Bingöl’lü.

Zaza dememden anladınız Kürt kökenli olduğunu.

Ne kıymeti var, daha önemli bir yanı var.

O bir Adam.

Bir baba...

Kızı, geçirdiği bir trafik kazası sonucu genç yaşta yatağa mahkum kalan Zaza, götürmedik hastane, bilindik, bilinmedik ne tür tedavi yöntemleri varsa hepsini denemiş.

Sahnede Türk kültürünü yansıtan folklorik gösteri yapan bir ekibin kurucusu ve Reisi.

Sahnede loş Işıklar altında izleyicilere keyifli dakikalar geçirten dertli bir baba.

Maliyeden emekli.

Yürekli, yiğit, hoş sohbet birisi.

Komşusu aç ilken tok yatanlardan değil yani.

Eve gelince ailenin reisi, kızının ve çocuklarının babası.

Mukadderata inanan, başa gelen her şeyin bir sebebi ve ilahiyane yönü olduğunu kabul eden birisi.

Bu yüzden olacak ki, etrafının derdiyle dertlenen, hayata pozitif yönüyle bakan birisi.

Dışı eli içi kendini yakanlardan yani.

Kızına rabbimden şifa be hayırlı ömürler diliyorum.

Saffet Yenigün.

Kemer’de kendi adını taşıyan kültür sanat atölyesi sahibi bir gazeteci.

Efendi, terbiyeli bir o kadar da ilgili ve bilgili.

Duyguları yüreğinde, yüreği ise yüzünde gezen birisi.

Ayrı yaşadığı eşinden bir kızı var.

İzmir’de...

İzmir değil ama kızı aklında sürekli.

On parmağında on marifet var.

Yazar, çizer, sanatçı, analist ve yorumcu, gazeteci vs.vs.

En önemlisi iyi bir dost ve arkadaş.

Kemer’in değerlerinden birisi bana göre.

Çok kısa sürede tanışıp, konuşup zaman geçirdiğim Saffet’in iç dünyasına inmeyenler onu anlayamaz diyorum ben.

İki Saffet var Kemer’de, bir gördüğünüz bir diğeride göremediğiniz ne bileyim belkide görmek istemediğiniz Saffet.

Göremediğiniz Saffet ile tanışmanız için biraz insan, biraz baba, biraz adam olmanız yeterli.

Üç güzel insan tanıdım Kemer’de.

Üç dertli yürek.

İsimleri, doğdukları yerleri birbirinden farklı olsada dertleri ve kederleri aynıydı.

Üç insan üç insanı seviyordu ve dertleri buydu.

Oysa beterin beteri var bunu da biliyorlardı.

Onların bu gerçeklerine şahit oldum ve etkilendim.

Kahrında, lütfunda Allah’tan geldiğine inanan ve iman eden bir kardeşiniz olarak, keramet sahibi olmasamda dualarımda olduğunuzu bilmenizi isterim.

“Rabbim sizi sevdiklerinize, sevdiklerinizi ise size bağışlasın, sağlıklı, huzurlu hayırlı ömürler nasip etsin inşallah.”

Gaziantep’ten Kemer’deki dostlarıma selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyor, onları ve sevdiklerini efendilerin efendisi yüce Allah’a emanet ediyorum.

Kalın sağlıcakla...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları