SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

15 Mayıs 2018 08:39:00

YARDIMCI ÜREME (TÜP BEBEK) TEKNİKLERİNE GENEL BAKIŞ

1978 yılında İngiltere‘de yapılan, sağlıklı doğum ile sonuçlanan ilk tüp bebek (IVF-In Fertilizasyon) uygulanması ile başlayan ve 1993 yılında Mikroenjeksiyon yönteminin keşfi ile başarısı daha da artan yardımla üreme teknikleri, gebe kalamayan kadınlar ve çocuk sahibi olamayan çiftler için son yıllarda daha yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

 

Yardımcı üreme yöntemlerinin atmasıyla birlikte gebelik oranı da artmıştır.

 

İlk sağlıklı tüp bebeğin doğumundan,1993 yılına kadar klasik tüp bebek (IVF) olarak uygulanan yöntemle, özellikle laboratuvar aşamasında döllenmede büyük çığır açan cerrahi işlemlerle sperm elde edilerek, çok çok az sayıdaki testiküler (erkek yumurtalığı) spermlerle de döllenmeye imkân veren mikroenjeksiyon yönteminin keşfi sonrası daha fazla döllenmiş yumurta elde edilmesi ve daha yüksek oranda gebeliğe ulaşılması mümkün hale gelmiştir. Gerek infertil kadının yumurtlama tedavisinde kullanılan daha gelişmiş ilaçlar ve gerekse de başlandığı yıllara göre çok daha gelişmiş olan IVF laboratuvar alet, kültür ve havalandırma koşulları nedeniyle yüzde 15-20 civarındaki gebelik oranları, günümüzde yüzde 30-40’lara kadar arttırılmıştır.

 

Gebeliğin istenmesine rağmen, kendiliğinden doğal yollarla oluşmamasının yarattığı sosyal, ruhsal, ailevi ve bireysel sorunların, bu tür uygulamaların yapılmasına karşın gebeliğin elde edilmemesi durumunda daha da artmakta ve çift için yıpratıcı olmaktadır.

 

Çocuk sahibi olmayan, gebelik elde edilemeyen çiftlerin değerlendirilmesi, teşhisi ve uygulamanın iyi yapılması, gebeliği oluşturabilmek için mutlak gerekliliktir. Teşhis ve uygulamaların şu ya da bu nedenlerle eksik, uygun ve iyi yapılamaması, gereksiz işlemlerin ya da aynı işlemlerin uzun yıllar tekrar edilip, tekrar tekrar başarısızlık yaşanması, bu çiftlerin tedaviye olan inancını, doktorlara güvenini sarsmakta, yıllar içinde umudunun azalmasına neden olabilmektedir. Bazı çiftler, için kısırlığın tedavisinde birincil seçenek tüp bebek, mikroenjeksiyon uygulaması iken, bazı çiftler için daha basit ve ön tedaviler, aşılama ya da ameliyat ilk tedavi seçeneği olabilmektedir.

 

Yardımcı üreme tekniklerinin (Tüp Bebek, Mikroenjeksiyon vs.) başarısında anne adayının yaşı çok önemli bir etkendir. Bilinmelidir ki anne yaşı ne kadar ileri ise özellikle 37 yaş sonrasında üreme hücresi (yumurta) kalitesi ve sayısı o kadar ters etkilenmekte, daha az ve kalitesiz yumurta elde edilebilmektedir. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen çiftler evliliklerin 1’inci yılından sonra eğer gebelik gerçekleşmemiş ise bu konuda uzmanlaşmış spesifik merkez ve doktorlara müracaat etmelidirler.

 

Yardımcı üreme tedavilerinde amaç canlı tek, sağlıklı bebeğin eve götürülmesinin sağlanması olması gerekir. Sadece gebeliğin sağlanması ilk aşamada sevindirici olsa da oluşan gebeliğin sürdürülmesi, gebeliğin sağlıklı gebelik olmasına dikkat edilmesi ve gebelik takibinde olası risklerin tespitinin de önemli olduğunu belirtmek gerekir. Tedavinin başarısının abartılmadan çiftlere doğru olarak aktarılması, tedavinin risklerinin açıklanması ve çocuk sahibi olma olasılıklarının ne olabildiğinin belirtilmesi, güven kazanma ve etik ahlaki değerlere uyma açısından çok önemlidir.

 

Yardımcı üreme teknikleri ve üreme tıbbı günümüzde hızlı gelişmektedir. Bu yöntemler yardımıyla insanın gen yapısı ve taşıyabildiği hastalıklar açısından daha sağlıklı bireylerin embriyo transferleri yapılmadan laboratuvar ortamında seçilebilmeleri ve sağlıklı olan embriyoların transferi ile daha sağlıklı gebelikler ve bireyler elde edilebilmektedir. İlave olarak çok sayıda (2 ve üzeri) gebelik kaybı olması ve gebeliğini sağlıklı olarak devam ettiremeyen anne adaylarının, yumurta kaliteleri ve genetik yapıların açısından da sorun olup olmadığı anlaşılmasın da, yardımcı üreme yöntemleri ile yeni tedavi metotlarını gündeme gelmiştir.

 

İleri derecede erkek faktörlerinde sperm DNA hasarların tespitinin ve buna yönelik yeni sperm seçme yöntemlerinin oluşturulması, yardımcı üreme yöntemlerinde gebeliği yakalayabilmek ve sağlıklı çocuğa sahip olabilmek açısından son yıllardaki gelişmelerden biridir.

 

Yine, yardımcı üreme yöntemleri uygulamadan önce, kadında gebeliğe engel bir doğumsal rahim anomalilerinin, tubal fonksiyon bozukluklarının endoskopik cerrahi yöntemlerle giderilmesi ve tedavi edilmesi de bu yöntemlerin başarısının artmasında kritik öneme sahiptir. Yani rahim içinin endoskopik olarak değerlendirilmesi, bir kaç kez (en az iki) düşük ya da gebelik kaybı yaşamış anne adayında açıklayıcı bir nedene ulaşmayı ve sonraki gebeliğin daha sağlıklı (Term) doğum zamanına ulaşmasının sağlanmasında çok büyük önemi vardır. Sonuç olarak her çiftin sağlıklı gebeliğe ve bebeğe ulaşabilmesi açısından yardımcı üreme yöntemlerinin güvenle, daha kolay ulaşabilir fiyatlarla halka sunulması ve / veya bu konuda resmi ya da özel sigortaların desteğinin artması gerekmektedir. Bebeğinizin mutluluğunuza katkı sağlaması dileklerimle.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları