Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

15 Haziran 2021 00:47:00

EMANET

1894’de İstanbul’da açtı gözlerini dünyaya.

6 kişilik bir ailenin en küçüğüydü.

Amerikan Kız Koleji’nde okudu.

*

O dönemde Balkan savaşından getirilen yaralıları tedavi etmeye çalışırdı.

Bu merakı lise dönemlerinde daha da arttı.

Bu nedenle doktor olmaya karar verdi.

*

Tıp Fakültelerinde başvurdu.

Ama hepsinden gelen cevaplar aynıydı.

“Tıp Fakültesine kadın öğrenci alamayız.”

*

Ama bu cevaplar onu yıldırmadı.

Zaten maddi durumu kötü olan bir ailesi vardı.

Ama tüm zorluklara rağmen doktor olacaktı.

Yolundan onu kimse döndüremezdi.

*

Kafaya koymuştu bir kere.

Doktor olacaktı.

*

Almanya’ya gitti tıp okumaya.

Açlığın ve sefaletin en dibini gördü.

*

O günleri günlüğüne şöyle yazmıştı:

“Çöpten çıkarıp geceleri yediğim ekmek hiç ağırıma gitmiyor.

Ama ülkemde tıp fakültesi varken buralarda olmam daha çok ağırıma gidiyor.

Ne olursa olsun ülkeme doktor olarak döneceğim.”

*

Dediğini de yaptı.

Okulunu derece ile bitirdi.

Ülkesine doktor olarak döndü.

Türkiye’nin ilk kadın doktoru oldu.

Anne ve çocuk sağlığı üzerinde çalışıyordu.

*

İlk muayenehanesini Cağaloğlu’nda açtı.

İlk başlarda kimse gelmedi muayene olmak için.

Kadınlar bile.

Çünkü kadındı.

Kadından doktor olmazdı.

*

Aşağılandı, dışlandı, hakaretlere maruz kaldı.

Ama yılmadı.

Hastalar kendisine gelmiyor olabilirdi.

O zaman kendisi hastalara gidecekti.

*

Fakir ailelerdeki kadınları ve çocukları evlerinde tedavi etmeye başladı.

Hem de hiç ücret almadan.

*

Yanı sıra bu dönemde Amerikan Koleji bünyesinde açılan ilk kız tıp okulunda jinekoloji ve obstetrik dersleri vermeye başladı.

Anlayacağınız aynı zamanda Türkiye’nin ilk kadın tıp hocası oldu.

Ardından da kadınların tıp fakültelerine alınmalarını sağladı.

*

Sonrasında da eline geçen ilk para ile süt ve bakım evi açtı.

Süt Damlası Bakımevleri.

*

Ardından da bugünkü adı Kızılay olan Hilal – ı Ahmer’de Hanımlar Merkezi Küçük Çocuklar

Muayenehanesi’ni kurdu.

            Kadınları emzirmeye teşvik ediyordu.

Zayıf, beslenmesi bozuk çocukların beslenmeleri için eğitimler veriyordu.

            *

            Sadece Tıp doktoru değildi.

            Yanı sıra İstanbul’da başlayan feminist harekete katıldı.

            Fuhuşla mücadele için çok yoğun çabalar sarfetti.

            *

            Ardından kansere yakalandı.

            Tedavi için Almanya’ya gitti.

            Tıp eğitimini aldığı hastaneye.

            *

            Güzel bir yaz günü.

Temmuz’un 5’inde hayata veda etti.

Ama önemli bir emanet bırakarak.

*

Son sözleri:

“Kadınlar sizlere emanet.”

*

Kadınların yaşamında böylesine çığır açmış bir kadın.

Safiye Ali.

*

Kimlere etti acaba kadınları?

Orasını pek bilmiyorum.

Ama…

Kimlere emanet etmediğini biliyorum.

*

Etrafımızı çığ gibi sarmış olan tacizcilere.

Çocuk tecavüzcülerine.

Erkekliği sadece kadına şiddet olarak algılayan gerizekalılara.

Kadına şiddeti normal bir şeymiş gibi göstermeye çalışanlara ve buna izin verenlere.

Kadınla erkeğin eşit olmadığını hala düşünecek kadar sığ beyinli olanlara.

Bu zihniyetteki insanları yetiştirenlere.

*

Liste daha çok uzar gider.

Sanırım Safiye Ali kadınları gerçek sahiplerine emanet etti.

Kadınlara…

 

*********************************************************************************

Aklınızda bulunsun:  Ey Kahraman Türk Kadını. Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere

yükselmeye layıksın. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları