Eray İspir

Eray İspir

27 Mart 2021 00:05:00

HOBİT ŞEHRİ

 İran’ın Horasan şehrinin güneyinde cücelerin yaşadığı ismi Makhunik olan 5000 yıllık bir antik şehir bulundu. Sürekli yeni kalıntıların çıkarıldığı şehirde 1946 yılına kadar hiç bir uygarlığın yaşamadığı düşünülmüş. Cüce şehri , Tahran üniversitesi coğrafya fakültesi tarafından keşfedilmiş.
Araştırmacıların söylediğine göre antik kentteki yapıların kalıntıları “ Gülüver’in gezileri” kitabında yer alan cücelerin ülkesi olan Liliput şehrine veya “yüzüklerin efendisi” filmindeki Hobitlerin köyüne benziyor. Arkeologların yaptığı açıklamaya göre Makhunik kentinin Sümer mitolojisinde geçen iki mistik krallıktan biri olan Uruk krallığının Aratta medeniyetine ait bir şehir olduğu ve cüce insanların burada MÖ. 6000 yılından beri yaşadığı düşünülüyor.
Makhunik şehrindeki bütün yapılar son derece küçük ve bulunan 500’den fazla antik mezarda buna dahil. Ayrıca insanlık tarihinin en eski metal bayrağı da bu şehirde bulunmuş. 2005 yılında şehirde bulunan mumyalanmış bir cesedin boyunun sadece 25 santim ve 16-17 yaşlarında bir kişiye ait olduğu anlaşılmış.


SOĞDAKÇANIN VE FARSÇANIN KÖKENİ

Kimmerlerin ardılları olan Sarmatların, Sakları yenerek Karadeniz bozkırlarını yeniden ele geçirmeleri üzerine Sak İmparatorluğu dağılır ve Saklar Orta Asya'ya geri çekilirler. Bu halkların hepsi de erken Türk halklarıdır.
Bu sıralarda İran'da, dili Elamca olan Hakhamaniş Devleti ( MÖ 650-MÖ 330) bulunur. Elamca, erken Türk dillerinden biridir. Hakhamaniş Devleti olarak adlandırdığımız devlet, Elam kültürü üzerinde yükselmiş olan bir geç Elam devletidir.
Sak İmparatorluğu'nun dağılması ve Sakların geriye Orta Asya'ya çekilmelerinden sonra, MÖ 248 yılında Bugünkü Türkmenistan ve Horasan topraklarında bir Sak olan I. Arşak tarafından Arşaklı (Sak/Part) Devleti kurulur.
Bu devlet giderek İran'a egemen olarak MS 224 yılına kadar varlığını sürdürür. Ancak bu devlet içinde Saklarla Elamlılar artık birbirine karışır. Dilleri de öyle.
Son Arşaklı Kralı IV. Artaban, 224 yılında I. Ardaşir tarafından bir ayaklanma sırasında öldürülür ve bu tarihten sonra Arşaklı hanedanı sona ererek Sasanlı hanedanı kurulur. Sasanlı hanedanını (224 – 651) kuran Ardaşir Part (Sak) aristokrasisindendir.
Arşaklı Devletinin bir “Pers devleti” olduğu iddiası doğru değildir, çünkü bu devleti kuranların “Persler” değil, Orta Asya'dan gelen Parni ya da Parthi adındaki bir Sak (İskit) boyu olduğu kabul edilir. Parthi adı, erken Türkçe yıkan; ezen; yok eden; yerle bir eden, yani parçalayıcı; paralayıcı anlamlarına gelir.
Soğdak dili (Soğdca), bir erken Türk dili olan Sakça (İskitçe) ile yine başka bir erken Türk dili olan Elamcanın karışımından ortaya çıkmıştır. Soğdakçanın, Kaşgarlı dönemindeki Türk lehçeleriyle olan ayrımı buradan kaynaklanır. Soğdakça, Arşaklı ve Sasanlı dönemlerinde oluşan dilin Orta Asya'da konuşulan biçimidir.

651 yılında da Sasanlı İmparatorluğu Araplar tarafından yıkılarak İran işgal edilir. Bu dönemde ülke halkı kendini Parsi olarak adlandırır. Parsi, Parthi sözünün bir dönüşümüdür. Sasanlı Devleti'nin Araplarca işgal edilmesinden sonra Parsi adı, Arapçanın etkisiyle Farsi biçimine dönüşmüştür. Çünkü Arapçada p sesi ve harfi yoktur.
Sasanlı döneminde oluşan dilin Arap işgali altında bulunan İran'da konuşulan biçimi de Farsi dili olarak adlandırılmıştır. Bu dilin Soğdakçadan ayrılığı, fonetik ayrımı yanında, Arapçadan çok sayıda söz almış olmasıdır.
Farsça daha sonra, eski Türk devletlerinin saraylarında 9. ve 10. yüzyıllarda Türkçe ve Arapçayla zenginleştirilerek edebi bir dil haline getirildi. Farsçadaki Elamcadan kalma az sayıdaki temel sözler ile Arapçadan alınanlar dışındaki sözler, Eski Türkçedir ve Farsçanın çok büyük bir bölümünü oluşturur.
1925 yılında Kacar Devleti İngilizler tarafından yıkılarak, iktidar bir Azerbaycan bir Türkü olan “Pehlevi” Ailesine verildi. Bu aile “Pehlevi” adını iktidara geldikten sonra kendine takmıştır. Farsça, 1925 yılından sonra İran'da resmi dil yapılarak yerli halka öğretildi.
Kurmanc, Soran, Zaza, Lor, Tat, Talış gibi öteki İran dilleri ise, İran'da yerel halk tarafından konuşulan ilkel lehçelerdir ve bölgede konuşulan bir çok değişik dilin karışımından oluşurlar. Bu nedenle bu diller oldukça kısır birer söz dağarına sahiptir.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları