Yaşar Duru

Yaşar Duru

28 Ekim 2015 21:30:00

KALEM, KAMERA, MİKROFON…

Sözlerim sıradan yurttaşlarıma değil!..

Eğrisi ve doğrusuyla söyleyeceklerim ülkeyi yönetenlere!.. İktidar-muhalefet ayırımı yapmadan tüm siyaset erbabına ve esnafına!.. Siyaseti din bilip genel başkanından belde temsilcisine varıncaya dek her kademedeki yöneticilerine gece-gündüz tapınanlara!..

Allah rızası için, ömrünüzde bir kere de olsa, eğri oturup doğru konuşun lütfen.

Ne oldu da güzel yurdum son birkaç ayda “kel Ali’nin bağı”na dönüverdi?..

Yandaşlar safında yer almadılar diye bazı televizyon, radyo ve gazetelerin kapısına zırhlı araçlarla, tomalarla, biber gazı ve ateşli silahlarla donatılmış polislerle dayanmak hangi kitapta var?

Ne yaptı bu gazeteler, radyolar, televizyonlar?.

Sincan’da tanklara balans ayarı mı verdiler?.. F16 filolarını malum külliyenen üstünde alçaktan uçmaya mı başladılar?.. Ne oldu? Lütfen söyler misiniz?

Yoksa, mesela; malum medyanın sahibi veya sahipleri; Kalemli, Kameralı ve Mikrofonlu Kuvvetleri’ne mensup yazarlar-çizerler, programcılar, sunucular ve teknik elemanlar kafa kafaya verip ‘çay içiyoruz semineri’ adı altında, gerçekte Paralel Darbe Planı mı hazırladılar?.

Yahut  tıpkı günümüzden 35 sene 18 gün önce Kenan Evren ve avanesinin yaptığı gibi; TBMM’ni mi kapattılar… T.C. Anayasası’nın rafa mı kaldırdılar… siyasi partilerin kapılarına kilit  mi vurup mallarına el mi koydular?...

Sahi, ne yaptılar; söyler misiniz?

Yoksa; günümüzden 35 sene 18 gün önce darbe yapan Kenan Evren ve arkadaşlarına özenip: ülke genelinde, 650 bin kişiyi göz altına mı aldılar. 1 milyon 683 bin insanımızı mı fişlediler? Yaklaşık 210 bin dava açıp 230 bin insanımızın sanık sandalyesine mi oturttular?

Hakim karşısına çıkarılan insanlarımızın 71 binini TCK’nın 141, 142 ve 163’üncü maddelerinden; 98 bin 404 kişinin de örgüt üyesi olmak suçundan mı yargıladılar?

Sıkıyönetim mahkemelerinde hakim karşısına çıkarılan 169 bin 404 yurttaşımızdan 7 bini hakkında idam cezası mı istediler? 517 fidana ölüm cezası mı verdiler? Hüküm giyenlerden 50’sini dargacında mı sallandırdılar?

Cemaat veya camianın sözünü söyleyenler; günümüzden 33 sene, 4 ay ve 12 gün önce darbe yapan Kenan Evren ve arkadaşları gibi; gözaltına aldıkları yurdum insanlarından 300’ünün kuşkulu bir şekilde, 171 vatan evladını işkenceden mi öldürdüler?

Yoksa; ceza evlerinde 299 kişinin çeşitli nedenlerle hayatlarını yitirmelerine göz mü yumdular?  14 kişinin açlık grevinde, 16 kişinin kaçarken, 95 kişinin güvenlik güçleriyle çatışırken can vermelerine mi neden oldular?

Sakıncalı buldukları  30 bin kişiyi işten; 14 bin kişinin yurttaşlıktan mı çıkardılar? Yurt dışına çıkmak isteyen 388 bin kişiye pasaport mu vermediler?

Mahkemeye verdikleri 400 gazeteci hakkında, 4 bin yıl hapis cezası mı istediler? Meslekdaşlarımıza toplam 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası mı verdiler? 31 gazeteci ve yazarı cezaevine gönderip 3 gazeteciyi de kiralık katiller eliyle ortadan mı kaldırdılar?   

Sıkıyönetim Komutanlıklarının kararları ile kimi gazetelerin yayınını mı durdurdular? Türkiye’nin en büyük 13 gazetesi hakkında 303 dava açıp 39 ton gazete ve dergiyi imha mı ettiler?  Ülke genelindeki 23 bin 677 derneğinin faaliyetlerini mi durdurdular? 3 bin 854 öğretmen, 120 üniversite öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son mu verdiler?

Ömrünüzde bir defa da olsa, eğri oturup doğru konuşun lütfen.

Nedir bu yaşananlar; bu hukuksuzluk nedendir?

Yoksa meşhur “cambaza bak” velvelesi mi? El çabukluğu yahut göz boyama mı? Adını siz koyun.

Sözkonusu medya kuruluşlarının milyon dolarlarla ifade edilen ekonomik kayıplarını bir yana bırakarak söylemek durumundayız. Bu el koymanın sebebi, gerekçesi, mesnedi ve failleri kim olursa olsun; ister cemaat ister hükumet ve siyaset; daha önce ve defalarca altını çizdiğimiz gibi, kaybeden Türkiye ve Türk insanı olacaktır. En büyük zararıda hukuku yok sayanlar görecektir.

Vatandaşlarımızın aklı karışmıştır.

Cemaat mensupları ‘Hocaefendi’lerine, iktidar yandaşları da ‘büyük usta’larına kuşkulu gözlerle bakmaya başlamışlardır.

Hukuka, yargıya, polise, askere ve siyaset kurumuna duyduğu güven ve saygı yara almıştır ki bu yaraların tedavisi imkansız değilse bile çok uzun zaman alacaktır.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları