SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

13 Nisan 2021 00:03:00

KALP VE DAMAR CERRAHİSİNDE TEKNOLOJİK İŞLEMLER VE YENİLİKLER

Prof. Dr. Hakkı Kazaz

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı

 Kalp ve damar hastalıkları, insanların ölüm nedenlerinin başında gelmektedir. Günümüz tıbbının dinamik ve sürekli gelişen alanlarından biri olan kalp ve damar cerrahisi yüksek teknoloji, bilimsellik ve deneyimli ekiple çalışmayı gerektirir.

BYPASS OPERASYONLARINDA BACAK YARASI İLE BARIŞMA ZAMANI

Bypass operasyonlarında hastaların en önemli sorunu bacaklarında boylu boyunca oluşan yaralardır.

Erken dönemde ağrı, morarma, sertleşme, iyileşme sorunlarının yanı sıra, hastaların hareket kabiliyetlerinde ciddi kısıtlanmaya yol açan bu sorun ile artık barışma zamanı geldi. Hastalarda orta ve uzun dönemde kozmetik sıkıntı yaratan bu uzun kesilerin yerini artık 2 cm’lik küçük bir kesi ile tüm damarı sorunsuz çıkartma ‘Kapalı Yöntemle Kamera Aracılı Damar Çıkartma (EVH) Yöntemi’, hasta ve cerrahların operasyon ve sonrasında en büyük kâbusunu tarihe gömme fırsatını sunmuştur. 

Tamamen endoskopik olan EVH Yöntemi, karbondioksit (CO2) gazı ve balon yardımı ile damarda oluşturulan alana kamera ve endoskopik aletlerin yardımıyla girilerek damarın boylu boyunca çıkarılması işlemidir.

Bu işlem sırasında hastanın damarının zedelenmemesi için kesme işlemi tamamen ses dalgaları ile çalışan ultrasonic harmonic kesicilerle yapılmaktadır. Sonuç olarak sadece 2 cm’lik bir kesi ile tüm bacak damarının bypassa uygun olarak hazırlanması işlemi tamamlanmaktadır. Bu yöntem ile hastalar operasyondan üç hafta sonra bacakta hiç iz kalmadan hayatlarına devam etme şansı bulmaktadır. Hastaların erken hareketlenmesi, kendilerini iyi hissetmesi, cerrahi ağrının ortadan kalkmış olması, yaşam konforunun artmış olması, enfeksiyon riskinin sıfıra yakın hale gelmesi, yara yeri iyileşme problemlerinin olmaması gibi pek çok artıları ile hastaların bypass ameliyatlarında artık bacak yaraları ile barışma zamanının geldiğini söylemek hem hastamıza hem de bize mutluluk vermektedir.

KÜÇÜK KESİ İLE KORONER ARTER BYPASS CERRAHİSİ

Klasik bypass ameliyatları hastaların tüm sternum kemiğinin (halk arasında iman tahtası olarak bilinmektedir) kesilerek yapılabilir. Bu hastaların iyileşme ve normal hayat dönme süresini 2-3 aya kadar uzatabilir.

Bu durum hastada kozmetik açıdan da ciddi sıkıntılara yol açarken, şiddetli ağrı, enfeksiyon, kemik kaynamama, vb. gibi pek çok sorunu ve riski ortaya çıkarabilir. 

Gelişen yeni yöntemlerle kaburga aralığına açılan 7-8 cm’lik bir kesiyle hastaya koroner arter bypass cerrahisini yapmak mümkün hale gelmiştir. Bu nedenle hastaların en fazla şikayet ettikleri ağrı, kozmetik kaygılar ve normal hayat dönme süresinin uzunluğu gibi problemler de ortadan kaldırılabilmektedir. Yine hibrit ameliyathanelerin gelişmesi, küçük kesi ile bypass yapılırken, ihtiyacı olan hastaya aynı seansta stent uygulamalarını da yapılabilir hale getirmiştir.

 

Bu gelişmeler hastaların hastanede yatışını üç gün, normal hayata dönüş süresini de 2-3 haftaya kadar düşürmektedir. Yöntemin robotik cerrahi ile kombine edilmesiyle bu işlem, tamamen kesi yapmak yerine, üç adet küçük delik ile yapılabilir hale gelmiştir. Kapalı yöntemle, endoskopik olarak safen venin 1cm’lik kesi ile çıkarılması ile entegre edilen bu işlem sayesinde, hastalarda hemen hemen hiç iz kalmadan koroner arter bypass işlemi yapılabilir hale gelmiştir.

KALBE AÇILAN KOZMETİK PENCERE

Son yıllarda tıp teknolojinin ileri derecede gelişmesi, ameliyat süreci ve sonrasında hastaların konforunu artırmaya ve kozmetik anlamda insanları tatmin etmeye başlamıştır. Kalp ameliyatlarından sonra iz kalma korkusu, hastalar için ameliyatta hayatını kaybetmek kadar önemli bir stres haline gelmiştir. Kalp ameliyatlarında ‘minimal invaziv’ adı verilen ‘pencere ameliyatı’ veya ‘küçük kesi’ yöntemi diye tanımladığımız 5-10 cm’lik kesi ile yapılan yeni operasyon tekniği, hastaları kozmetik açıdan rahatlatan ve memnun eden bir yöntem olarak gelişmektedir. Bu nedenle, bu yöntemi hastalarımıza ‘kalbinize giden kozmetik yol’ olarak tanımlamaktayız. Küçük kesi yöntemiyle kalp ameliyatlarında iz kalma korkusuna artık son verilmiştir.

Estetik kaygının ortadan kalkmasının yanı sıra, hastaların operasyon sonrası ağrılarının azalması, hastaneden taburcu olma sürelerinin kısalması, nekahat döneminin altı haftadan iki haftaya inmesi gibi pek çok artı getirmektedir. Bu yöntem ile halk arasında ‘iman tahtası’ olarak anılan sternum kemiğinin tamamı kesilmeden, meme altına 5-10 cm’lik ya da kemiğin üst ucunda 5-8 cm’lik kesi ile açık kalp operasyonları artık yapılabilmektedir.

 Bu yöntemle kalp kapağı ameliyatları, kalp deliklerinin kapatılması, kalp tümörleri ve koroner bypass işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. İşlemin az kan kaybı, daha düşük enfeksiyon riski, cerrahi travma ve acının azalması, kozmetik güzellik, ameliyat sonrası istediği pozisyonda yatabilme, hastaneden taburcu olunca araba kullanabilme, hastanede daha kısa yatış ve hayata erken üretken birey olarak dönme, cinsel hayatın sınırlanmaması gibi pek çok avantajı bulunmaktadır.

ROBOTİK KALP CERRAHİSİ

Robotik cerrahi tıp dünyasında cerrahi alanda teknolojinin ulaştığı en üst noktadır.

Robotik cerrahinin temel çıkış noktası, NASA’da astronotlara uzaktan cerrahi işlemin yapılmasıdır. Bu amaçla başlayan girişimler, cerrahiye sağladığı kolaylıklar ve riskleri azaltması nedeni ile hastanelerde de robotik cerrahinin kullanımını sağlamıştır. 1997 yılında ilk defa safra kesesi taşı ameliyatı ile başlayan robotik cerrahi yolculuğu, günümüzde kalp ameliyatlarının yanı sıra Genel Cerrahi, Üroloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Kulak Burun Boğaz Anabilim Dallarında özellikle tümör cerrahisi başta olmak üzere pek çok ameliyatın yapılmasını sağlamıştır.  

Robotik cerrahi, hastanın ameliyat masasında hazırlanmasından sonra, cerrahın robotik konsol aracılığı ile üç boyutlu görüntüleme sayesinde cerrahi kolların 540 dereceye kadar esnek her yöne hareket kabiliyeti ile operasyonu yapması işlemidir. Robotik cerrahi ile yapılan kalp ameliyatlarında hastanın hastanede kalış süresi 2-3 gün, işe dönüş süresi 10-15 gün arasında olup, kan kullanımının neredeyse sıfıra indirilmesi, ağrı sorununun neredeyse olmaması, enfeksiyon riskinin azalması, daha iyi kozmetik sonuç alınması, normal insan elinde var olan titreme ve titreşimlerin olmaması gibi çok sayıda avantajı bulunmaktadır. Robotik cerrahi ile kalp kapak ameliyatları, kalp tümörleri, kalpteki doğumsal anomaliler, anne karnında hamilelik sırasında düzeltici işlemler, ritim problemlerinin düzeltilmesi gibi pek çok ameliyatın kolayca yapılmasını sağlanmaktadır. 

Robotik cerrahinin endoskopik cerrahiye göre üstünlükleri: Robot kolunun insan kolunu taklit eden hareket özelliğinin yanı sıra, tek kolda 540 dereceye kadar esnekliği ile insan elinden daha üstün hareket kabiliyetine sahiptir. Titreme ve titreşim robotik cerrahide olmazken, endoskopik cerrahide en büyük sorundur. Robot ameliyatlarında 16 kez büyütme sağlayabilir böylece cerrah kendi gözü ile görebileceğinden çok daha yakın, net ve üç boyutlu görüş imkânına sahipken, kolayca dikiş atma işlemini gerçekleştirebilir, endoskopik cerrahide bunları yapmak mümkün değildir.

 DİKİŞSİZ KAPAK TEKNOLOJİSİ

Kapak hastalıklarında zaman içerisinde enfeksiyon veya kapağın çok taşlaşmış yapıda olması, kapak çapının hastanın vücut yüzeyine göre dar kalması durumlarında hastalarda hayat kurtarıcı olarak operasyonda kapak değişme süresinin beş dakikaya düşüren ve problemi kalıcı olarak hızlıca çözen dikişsiz kapak teknolojisi, hastalar için hayat kurtarıcı olurken, cerrahi ekibin de işini son derece kolaylaştırarak komplikasyon gelişme ihtimalini de sıfıra yakın hale getirmiştir. Bu işlem açık kalp ameliyatını kaldıramayacak hastalarda tamamen kapalı yöntemle kasıktan girilerek de uygulanabilmektedir. 

KALBİNİZ EMİN ELLERDE

SANKO Üniversitesi Hastanesi’nde tüm bu teknikleri uygulayabilmenin gururu ile 7 gün 24 saat aktif bir kalp merkezi olarak hizmet vermekteyiz. Bu yenilikler ve her türlü kalp hastalıkları ile ilgili sorularınız için bize ulaşabileceğiniz hizmet numaralarımız:

KVC Koordinatör Asistan 0533 594 05 97 ve SANKO Üniversitesi Hastanesi: 0850 811 87 65.

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları