SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

23 Kasım 2021 00:46:00

OBEZİTE VE EGZERSİZ

Ceyda Çiçek

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Fizyoterapist

Obezite cerrahisi geçirecek bireylerde, cerrahi işlem öncesi ve sonrası dönemde uygulanan tedavi ve egzersiz programları ile cerrahi işlemin başarısı artırılırken, bireyin yeni yaşam tarzına adaptasyonu sağlanır ve operasyon sonrası dönemde günlük yaşama dönüşü hızlandırılır.

 Obezite, vücutta yağ oranının artmasına bağlı, kilo alımıyla ortaya çıkan genetik alt yapıya sahip kronik bir hastalıktır. Artan işlenmiş gıda tüketimi, kalorisi yüksek tatlandırıcılar, hayvansal besin tüketiminde artış, şehirleşme ile motorlu taşıtların daha çok tercih edilmesi ve sedanter (hareketsiz) yaşam tarzının benimsenmesi sonucunda obezite sıklığı giderek artmaktadır.

Sağlığı olumsuz etkileyen bir hastalık olarak kabul edilen obezite, günümüzde önlenebilir ölümlerde sigaradan sonra gelen en önemli ikinci nedendir. Obezitenin zemin hazırladığı hastalıkları şöyle sıralayabiliriz: Hipertansiyon, diabetes mellitus, kardiyovasküler hastalıklar, metabolik sendrom, kanser, osteoartrit, safra kesesi hastalıkları, alkolik olmayan karaciğer hastalığı, uyku apnesi ve solunum bozuklukları, kronik böbrek yetmezliği. 

Obezitenin önlenmesinde ve tedavisinde beslenme ve egzersiz programı önemlidir.  Aynı zamanda davranış değişiklikleri, kombine yaklaşımlar, yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi yöntemlerinden faydalanılmaktadır. Bireye uygun düşük kalorili diyetin uygulandığı, fiziksel aktivitelerin artırıldığı ve davranış terapisini içeren kombine tedavi programı, kilo verme ve kilonun korunmasına yönelik en etkin ve kalıcı yöntemdir.

FİZİKSEL AKTİVİTE, FİZİKSEL UYGUNLUK VE EGZERSİZ NEDİR? 

Fiziksel aktivite, günlük yaşamda kas ve eklemlerimizi kullandığımız, kalp atım sayısını ve solunum hızını arttıran ve farklı şiddetlerde yorgunluk ve enerji tüketimi ile sonuçlanan aktiviteler olarak tanımlanmaktadır.

Kişinin bir fiziksel aktiviteyi gerçekleştirmek için sahip olduğu veya sonradan elde ettiği yeterlikler ise fiziksel uygunluk olarak adlandırılmaktadır. Fiziksel uygunluk birçok alt başlıktan oluşmaktadır. Bunlar; kardiyovasküler dayanıklılık, kas kuvveti, kas dayanıklılığı, esneklik, vücut kompozisyonu, çeviklik, denge, koordinasyon, güç, sürat ve reaksiyon zamanıdır.

 Fiziksel uygunluğu oluşturan parametrelerden bir veya daha fazlasını korumak ve/veya geliştirmek amacıyla oluşturulan, düzenli ve planlı şekilde yapılan fiziksel aktivitelere ise egzersiz adı verilmektedir.

 OBEZİTE VE EGZERSİZ

 Egzersizin obezitede birçok temel etkileri vardır. Enerji harcanmasını, bazal metabolizma hızını ve kas kütlesini arttırır. Bu sayede yüksek seviyede enerji harcanmasını sürdürebilme yeteneği artar ve yaşla birlikte görülen sarkopeni (kas gücünün ve kas kütlesinin kaybı) riski azalır. Bu etkilere ek olarak düzenli egzersiz yapmak bireylerde hareket esnekliği sağlar, osteoporozu (kemik erimesi) önler, insülin direncini azaltır, dislipidemiye olumlu etki eder, uyku kalitesini arttırır, psikolojik olarak iyilik halini arttırır, ağrı düzeyinde azalma sağlar ve obeziteye eşlik eden diğer birçok önemli hastalığın gelişme riskini azaltır.

Kişinin obeziteye eşlik eden hastalıkları, fiziksel uygunluk düzeyi, risk faktörleri, ihtiyaçları ve tercihleri dikkate alınır ve fizyoterapist tarafından egzersizin türüne, şiddetine, süresine ve sıklığına karar verilerek bireye özel egzersiz reçetesi oluşturulur.

Optimum sağlık düzeyinin sağlanması ve/veya korunabilmesi için kişinin gün içerisinde egzersiz yaptığı zaman dışındaki süreci nasıl değerlendirdiği de dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Fazla kilolu ve obez bireyler egzersiz yapmadıkları zamanlarda inaktif olmamalı ve egzersiz dışı fiziksel aktivitelerini artırmalıdırlar. Hareketsiz yaşam tarzı benimsenmemeli, gün boyunca 90 dakikayı geçen hareketsizlikten kaçınılmalı ve 90 dakikayı geçen inaktivite fiziksel aktivite ile mutlaka sonlandırılmalıdır.

NE TÜR EGZERSİZLER YAPILABİLİR?

Egzersiz programı planlanırken hastanın kas, iskelet ve sinir sistemi, pulmoner ve kardiyovasküler sistemleri ayrıntılı olarak değerlendirilmeli, medikal hikayeleri alınarak risk faktörleri ve kullanılan ilaçları kaydedilmelidir.

Kişilerin verdikleri bilgilere göre önceden yaptıkları fiziksel aktivite seviyeleri ve egzersiz öncelikleri belirlenmelidir. Kişinin mevcut aktivite durumu ve istekleri dikkate alınarak, her birey için gerçekçi ve ulaşılabilir hedefler belirlenmeli ve egzersiz programında bu parametreler doğrultusunda kademeli artış sağlanmalıdır. Egzersiz programı düzenlenirken bireylerin egzersizden sıkılmaması ve devamlılığın sağlanması açısından egzersizleri kişinin isteklerini de dikkate alarak çeşitlendirmek de dikkat edilmesi gereken bir diğer parametredir.

 Egzersiz programının kalp hızı ve kan basıncında oluşabilecek ani değişmeleri engellemek ve yaralanma riskini en aza indirebilmek için ısınma ve soğuma sürelerini içermesi gerekir.

Tedavide en iyi sonucu elde edebilmek için egzersiz programına aerobik egzersizler (tempolu yürüyüş, yüzme, dans, bisiklet çevirme, tenis vb.), direnç (kuvvetlendirme) egzersizleri ve esneklik egzersizleri dahil edilmelidir. Aerobik egzersizler ile kalp-damar sisteminin dayanıklılığında artış; kuvvetlendirme egzersizleri ile kas kütlesinin korunması ve artışı sağlanırken; esneklik egzersizleriyle ise eklemlerin hareket açıklığı boyunca rahat ve verimli hareketi sağlanıp, yaralanma riski azaltılacaktır.

BARİATRİK CERRAHİ SONRASI EGZERSİZ DÜZENLEMESİ NASIL YAPILIR?

Cerrahi operasyon sonrası egzersize başlama süreci operasyon öyküsüne, hastanın fiziksel ve mental durumuna, verilecek egzersizin türüne ve şiddetine göre değişiklik gösterir.

 Operasyon sonrası hastane yatış sürecinde yukarıdaki kriterlerin uygunluğuna göre hastanın erken dönemde mobilizasyonu (hareketliliği) sağlanır. Taburculuk sonrası dönemde hastanın değerlendirilmeleri doğrultusunda egzersiz süresi, tipi ve yoğunluğunda düzenlemeler gerçekleştirilir.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları