SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

30 Mart 2021 00:16:00

PARKİNSON HASTALIĞI

Dr. Gönül ÇAKMAK

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Nöroloji Uzmanı

 

Parkinson hastalığı, genellikle 50 yaş üzerinde görülür. Hastaların yüzde 5 – 10’unda, başlangıç yaşı 20 – 40 yaşları arasındadır.  Parkinson hastaları, çok sinsi ve yavaş başlayan bu hastalığın, ilk belirtilerinin farkına vardığında, uzun zaman geçmiştir. 

Hastalıkta en önemli belirtiler; uzuvların titremesi, kasların sertleşmesi ve vücut hareketlerinin yavaşlamasıdır. Bunlara ek olarak; öne doğru eğik ve küçük adımlarla yürüme, ayakları sürüme, yumuşak, hızlı ve aynı tonda konuşma görülmektedir.

Parkinson hastalığındaki titreme, özellikle elleri ve ayakları, bazen dudakları, dili, çeneyi ve seyrek olarak da gövdeyi etkileyebilir. Titreme genellikle tek taraflı başlayıp, yıllarca aynı tarafta kalıp, yıllar sonra diğer tarafa geçer. Özelliği dinlenme sırasında ortaya çıkıp, hareket sırasında kaybolmasıdır. Örneğin; uzanıp bir cismi tutma hareketi sırasında, eldeki titreme kaybolur, dinlenme haline geçince tekrar ortaya çıkar. Titreme uyku sırasında kaybolur, sinirlilik ve yorgunlukla artar.

 

Parkinsonlu hastalarda, dinlenme halinde bile, değişmeyen bir sertlik bulunur. Hastaya pasif bir hareket yaptırmak istendiğinde, bir dirençle karşılaşılır.  Vücut hareketleri yavaşladığı için, yeni bir harekete başlarken tereddüt, o eylemi yaparken yavaşlık ve hızla yorulma gözlenir. Hasta yataktan kalkma, oturma, oturduğu yerden kalkmada zorlanır. Hatta gözleri kırpma, yürürken kolları sallama, konuşurken ifadeyi destekleyici olarak yapılan el ya da beden hareketleri, yüz ifadelerini yaratan mimikler gibi, farkında olmadan yaptığımız hareketleri, yapma yetersizliği vardır. Yüz mimiksiz, bir maske gibidir.

 

Parkinson hastalığında, kasların hareket azlığı nedeniyle, yutma güçlüğü de görülebilmektedir.

 

PARKINSON HASTALIĞININ NEDENLERİ:   

Parkinson hastalığında, esas olan, beyinde “dopamin” adı verilen, kimyasal maddenin salgılandığı bölgedeki hücrelerin hasara uğramasıdır. Dopamin, bilgilerin hücreler arasında iletimini ve bu sayede, vücut hareketlerinin düzgün olmasını sağlar. Dopaminin yetersizliği durumunda, hastalık ortaya çıkar.

 

Dopamin salgılayan hücrelerin, hasara uğrama sebebi bugün için hala bilinmemektedir. Bunun rasgele bir durum olmadığı ve damar sertliği, zayıf kan dolaşımı, iltihabi ya da mikrobik kökenli değişikliklerden ileri gelmediği açıkça bellidir. Henüz keşfedilmemiş bazı maddelerin eksikliğinin ya da bilinmeyen bir zehrin, bu hücre hasarından sorumlu olabileceği ileri sürülmüştür. Konuyla ilgili yoğun araştırmalar devam etmektedir.

 

Çok ender de olsa, ailevi Parkinson hastalığı tanımlanmıştır. Kalıtsal özellikteki Parkinson hastalığı, daha çok genç yaşlarda başlar ve tüm Parkinson hastalarının yüzde 5’ini oluşturur. Kalıtsal geçişte, genin mutasyonu çekinik veya baskın özellikte olabilir.

 

PARKİNSON HASTALIĞININ TEDAVİSİ:

Parkinson hastalığının uzun süreli, yavaş ilerleyici bir hastalık olması nedeniyle, tedavisinde hastanın ve ailesinin hekimle uzun yıllar işbirliği yapması gerekmektedir. Bir nörolog ve bazı hastalar için, bir fizyoterapist tarafından, sorumluluğun üstlenilerek, düzenli kontrollerle tedavinin sürdürülmesi en iyi yoldur.

 

Günümüzde, Parkinson hastalığındaki belirtilerden sorumlu olan dopamin hücrelerinin, hasarını onaracak kesin bir tedavi henüz bulunamamış olmakla birlikte, mevcut ilaçlar, beyinde eksilmiş olan dopamini ya yerine koyar ya da onun etkisini taklit eder. Kimisi de dopaminin kimyasal yolla parçalanmasını engelleyerek, etkisini artırır. İlaçların, ömür boyu, düzenli olarak alınması gerekmektedir. Bir Parkinson hastasında, tedavinin hedefi; öncelikle hastalığın seyri boyunca, hastanın günlük yaşamında aktif ve bağımsız olabilmesini sağlamaktır. 

Parkinson hastalığında özel diyet ve tedavi önerilmez. Parkinson hastalığının tedavisinde, hastanın bulunduğu yaş, belirtilerin ağırlık derecesi, en fazla rahatsızlık yaratan belirtinin türü (titreme veya hareket yavaşlığı gibi) veya hastanın günlük işlerini kısıtlama derecesi, göz önüne alınarak, uygulanacak tedaviler farklı olacaktır. 

En iyi tedaviye rağmen, hastalık yavaş da olsa sürekli ilerlediği için, önceden tedaviyle düzeltilmiş olan bazı belirtiler, zamanla tekrar ortaya çıkabilir veya zaman içinde, yeni belirtiler eklenebilir. 

Parkinson hastalığında, tedavi öncelikle ilaçlarla yapılır. Ancak, kullanılan çeşitli ilaçlardan, yeteri kadar yarar görülmediği takdirde, özellikle bazı belirtiler için ve seçilmiş hastalarda, cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Cerrahi girişim uygulanacak hastanın, genç veya orta yaşlarda olması, beyin görüntüleme tetkiklerinin normal olması, unutkanlığının olmaması gerekir. Ameliyat kararını daima nörolog verir ve hastayı beyin cerrahisi uzmanına yönlendirir. Beyin cerrahı, ameliyatın şekliyle ilgili karar verir ve uygular. Hasta daha sonra, yine nörolog tarafından takip edilir.         

     

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları