Ahmet Tan

Ahmet Tan

8 Temmuz 2015 09:06:00

SEÇMEN KIRAL(MI)?

İnsanların istek ve ihtiyaçları bitmez.

Doyum noktası yoktur, doyuramazsınız.   

Bir verirsiniz iki ister, iki verirsiniz beş ister, on verirsiniz otuz ister.

Ve ne yazık ki bunun sonu yoktur.

Ne zaman ne yapacağını kestiremezsiniz.

Çoğu zaman davranışlarıyla çılgındır.

Sosyal refahı, yaşam standardı, kişisel geliri arttıkça çılgınlık katsayısı da artar.

Hele öylesine bir zamanda yaşıyoruz ki önüne ne gelirse tüketiyor. (!)

Tükettiğinin doğruluğuna, yanlışlığıma bakmadan hem de...

Durum böyle olunca da çok anlam veremediğimiz bir fotoğraf çıkıyor ortaya çoğu zaman.

Bu anlam veremediğimiz fotoğrafın çözümü de yine bize kalıyor.

Bu fotoğrafı çözmek için de biraz mahir olmak gerekiyor.

Az bir nüfus değiliz.

Seçmen sayımız 55 milyonu geçti.

Bu 55 milyon seçmeni çözümlemek, istek ve ihtiyaçlarını takip etmek çok kolay değil.

Bunun için çok ciddi bir ekonomik, sosyal, kültürel organizasyon kabiliyetinizin ve kapasitenizin olması gerekiyor.

Bu organizasyonları olması gereken şekilde yapamadığınızda nelerle karşılaşabileceğinizi gösteren en iyi örnek bugün ki Yunanistan'dır.

7 Haziran seçimleri üzerinden tam bir ay geçti.

Sıcak tartışmalar yerini artık daha soğukkanlı tartışmalara bıraktı.

3-4 ay önce deselerdi ki Ak Parti iktidardan düşecek, Türkiye'nin %80'i buna inanmazdı.

Ama ne olduysa son üç dört ay içinde oldu.

Son üç dört ay içinde öylesine bariz hatalar yapıldı ki iktidar göstere göstere gitti.

Futbol deyimiyle maçın normal süresini galip olarak bitirmişsin, kupanın kulplarından tutmaya hazırsın ama uzatma dakikalarında öylesine inanılmaz şeyler oluyor ki üst üste goller yiyor ve maçı kaybediyorsunuz.

Ak parti aynen bunu yaşadı.

Ak parti sadece kendi oyununu oynadı ama rakiplerinin oyununu okuyamadı.

On yıl öncesine göre çok daha müreffeh olan seçmenin çılgınlık yapabileceğini ön göremedi.

On iki yıl boyunca kendisini destekleyen seçmeni elinde tutmak için yeterli ve doğru çaba gösteremedi.

Siyasi, ekonomik ve sosyal alanda birçok fırsat alanı bıraktı.

Fırsat alanlarını iyi değerlendiren rakip partiler alaşağı ettiler.

Rakip partiler de oyun oynamayı öğrendiler.

Artık her şey seçmenin elinde.

Seçmen kral artık.

Krala kral olduğunu hissettirebilirseniz seçimleri kazanırsınız.

Aksi takdirde işler hiç de kolay olmayacak bundan sonra.

Hizmetinizden memnun olmayıp başka işletmeye giden müşterinizi geri getirmek için bir şeyler yapmak gerekiyor!

Hem de hiç zaman kaybetmeden.

(06.07.2015)

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları