Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

16 Nisan 2021 00:11:00

TAM TERSİ OLMALI

Üç gün öncesi.

Yer:

Osmaniye Devlet Hastanesi.

Ortopedi Polikliniği.

Normal mesai saatleri.

*

Bir hasta geliyor polikliniğe.

Randevusu olmadan.

Sıra almadan.

Bekleyen vatandaşları umursamadan.

Dalıyor polikliniğe.

Muayene olmak istiyor.

*

Aslında sizin hastanız değil.

Doktor arkadaşınızın daha önce gördüğü ve müdahale ettiği bir hasta.

Kendisi o gün mesaide olmadığı için size muayene olmak istiyor hasta.

*

Herkes gibi sırasını beklemek istemiyor.

Kendisinin öncelikli olduğunu düşünerek muayenesini olup gitmek istiyor.

*

Problem muayene olmak istemekte değil kesinlikle.

Herkesin en doğal hakkı.

*

Acelesi de olabilir.

Görevi icabı öncelik tanınmasını da isteyebilir.

Burada da sıkıntı yok.

O zaman sırada bekleyen hastalardan izin alırsın, doktor da uygun görürse öncelikli olarak geçer

muayeneni olursun.

*

Engelli misin?

Hayır.

Yaşlı mısın?

Hayır.

Hamile misin?

Hayır.

Rütbeli ya da emekli askeri personel misin?

Hayır.

Çocuk musun?

Yaş olarak belki değil ama davranış olarak fazlasıyla.

*

E o zaman neyin önceliğini bekliyorsun ki?

Sağlık Bakanlığının 2017 / 10 sayılı genelgesinde yukarıda saydığım hastaların muayene önceliği var.

Gerisinin yok.

*

(Ha burada şunu da belirteyim ki ben de dahil tüm hekim arkadaşlarım olabildiğince polis, sağlık

çalışanı, savcı, hakim gibi kamu hizmeti veren hastalarımıza öncelik vermeye çalışıyoruz.

Elimizden gelen tüm kolaylığı gösteriyoruz.)

*

Sonra istediğin olmuyor diye görevini kötüye kullanıyorsun.

Yasalar sana böyle bir hak vermemişken.

Yasal hakkın olmamasına rağmen.

Mesaisi devam etmekte olan bir hekimi göz altına aldırıyorsun.

Hem de kelepçeleyerek getirilmesini istiyorsun.

Yeter ki doktor rencide olsun.

Sen de egonu tatmin et.

Allah’tan hastane idaresi araya giriyor da böyle bir rezillik yaşanmıyor.

            *

Tamamen kişisel hırstan başka bir durum yok ortada.

Yanı sıra suç var.

Görevi kötüye kullanma.

Görevi başındaki memurun görev yapmasını engelleme.

Toplumun adalet duygusunu sarsma, güveni kötüye kullanma.

*

Bunu da tamamen tarafsız olmasını beklediğimiz birisi yapıyor.

Topluma örnek olması gereken birisi.

Adaletine güvendiğimiz.

Başımız sıkıştığında ya da ihtilafa düşüldüğünde ilk yanımızda olması gereken birisi.

Bir adalet mensubu.

Bir savcı.

*

Sonrasında hekim arkadaşımız ifadesini verdikten sonra serbest bırakılıyor.

Görevinin başına dönüyor.

Hangi psikoloji ile?

Hangi gönül rahatlığı ile?

Hangi güven duygusu ile?

Nasıl bir tedirginlikle?

*

Mağdur olan doktorun resmini tüm medyada bulabilirsiniz.

Kim olduğunu görseniz tanıyacak duruma geldiniz.

Bu kim tanıyor musunuz?

İşte o savcı.

*

Peki o savcının bir resmi var mı hiçbir yerde?

Yok.

Neden?

Kişisel hakların ihlali.

*

Peki burada bir terslik yok mu?

Hepimizin mağdur olan bu hekimin boy boy fotoğraflarını değil, böyle fütursuzca bir hatayı

yapan savcıyı görmemiz gerekmiyor mu?

****************************

Aklınızda Bulunsun:   Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetin hukuku başlar.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları