Eray İspir

Eray İspir

11 Aralık 2021 13:04:00

TÜRK DÜNYASINDA BEŞİK

Eğer Türk Dünyasının ortak simgesini arayacak olursak bunların en başında beşik gelir. Ona Baykal’dan Balkanlar’a kadar  “besik”, “beşik”, “pezik” derler.

Türk haklarının bu geleneksel sallanan bebek yatağı Türk hanlıklarının döneminde de vardı. Bebeğin doğal olarak rahat etmesi, sallanma özelliği ile taşınabilir olması beşiğin en önemli özelliklerindendir.

Beşiğin kullanma alanı çok geniş olup  Kafkaslardan Orta Asya’ya, Povoljiyeden İran’a ve Mısır’a, bir çok batı Asya halklarında Gürcistan’da , Ermenistan’da, Uygurlar’da, Dunganlar’da, Salarlar’da da karşılaşılmaktadır. Göçebe Türk halklarının hayat şartlarına uygun şekilde tasarlanan, taşınabilir özelliği ile göç sırasında bebeği kucakta taşımadan at ve ya deve üzerinde beşiği bağlayarak taşınması onu özel yapmıştır.

Beşiğin yüksek ayaklarının sayesinde  bebek soğuktan ve nemden korunmuştur. Sallanabilir özelliği ise bebeğin çabucak uyumasını sağlamıştır. Alt kısmına yerleştirilen lazımlık ise bebeği temiz tutmuştur.

Bunun yanı sıra tüm Türklerde Tuvadan Balkanlar’a insan hayatındaki ilk kutlama veya toy “Beşik Toyu”dur.

Tüm Türk topluluklarında bebeğin kırkını çıkarmak (Kırk Uçurma) beşiğe ilk kez yatırmak törenle kutlanır.

‘‘Beşik toyu’’ adı da verilen bu gelenek için önceden özel hazırlıklar yapılır. Bölgeye göre farklılıklar gösterse de bazı temel unsurlar ve tema aynıdır. Genel hatlarıyla şunlardan bahsetmek mümkündür; geleneğe göre beşiği çocuğun ninesi hediye eder. Törene aile yakınları ve komşular davet edilir. Misafirlere her çeşit yemek, tatlı ikram edildikten sonra, bebek beşiğe yatılır. Bebeği beşiğe en çok çocuğu olan, halk arasında sözü geçen kadın yatırır. Eğer bebek kız çocuğu ise beşiğin içine makas, süs eşyaları, takılar koyularak, onun büyüdüğünde iyi bir ev hanımı olması için dua edilir. Eğer erkek çocuksa ona kahraman ve cömert birisi olsun diye balta veya kamçı koyarlar. Bebeği kötü ruhlardan ve nazarlardan korumak için beşiğin baş ve ayak kısımlarına nazar boncuğu, kurt dişi, kartal pençesi vb asılır. Törenin en sonunda ise dua edilerek çocuğu beşiğiyle annesine verirken para ve şekerler atılır.

Bugün Anadolu'da da benzer adetler ufak farklılıklarla devam etmektedir.

Sibirya’daki Türk’lerin hayat şartlarının farklılıklarından dolayı beşik bazı değişikliklere uğramıştır. O bölgelerde beşiğin ayak tarafı baş tarafından daha alçaktadır. Bir çok Türk boylarında tavana asılmış beşikler de görülmektedir. Özelikle bu tür asma beşikler Başkurt ve Tatar Türklerinde daha çok rastlanır. Bu halkların folklor kaynaklarında da beşik örnekleri sıkça geçer.  Onlarda da Beşik Toy kutlamaları yapılmaktadır.

Tatar ve Başkurt Türklerinde karşılaşan değer bir beşik türü de yüksek ayaklı beşiktir. Farkı ayakları ve gövdesinin geniş ve dikdörtgen olmasıdır. Geleneksel Başkurt ve Tatar beşiği  Macar beşiğini de anımsatır.

Ünlü Kazak edebiyatçısı Muhtar Auezov;

“Halk olmak istersen, önce beşiğini kur” demiştir. Gerçek şu ki beşik Avrupa ile Asya’yı birleştiren en büyük ortak kültür örneğidir. Beşik halkına hizmet eden nice büyük insanlarımızı, kahramanlarımızı, alimlerimizi yetiştiren temel yuvamızdır.

    Beşik Türk halklarının tarihten günümüze kadar ulaşan en yaygın ortak kültürünü yansıtan en büyük mirasıdır.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları