FATMA BAL

FATMA BAL

22 Kasım 2018 11:36:00

UMUDA YOLCU

Yine bir telefon yine bir ziyaret ve yine her anı buram buram imtihan kokan ibret dolu bir hayat hikayesi...

Tarifsiz acılarla beraber belirsiz aralıklarla nöbet geçiren kızının tedavisi için önce arazilerini, daha sonra arabasını ve en nihayetinde evindeki eşyaları peyderpey satmış, bir ayağı hastanede olduğu için işinden olmuş,  gırtlağına kadar borçlu bir baba;

Gözyaşları feryat figan dinmek bilmeyen; kızının derdinden kendini unuttuğu için hastalığı günbegün ilerleyen, duası arşı titreten, hasta bir anne;

Sessiz sedasız olup biteni seyreden, ailesinin yaşadığı üzüntülerin acısına dem vurduğu kronik astım hastası bir abi;

Karşılaşınca bakmaya doyamadığım, gözleri umut, sesi türkü Öznur...

Bir dile gelse hayalleri...

Bizi görünce kanatlandı sanki yüreği; ele avuca sığmayan bir kuş gibi...

Kim bilir nasıl bir umutla beklemiş ki bizi "bu ablalar beni iyileştirecek mi" diye soruyor annesine..

10 yaşında , bedeni küçük ama yaşadığı acıları büyük , ürkek bir kız çocuğu...

Yedi yıldır gezmiş şehir şehir, hastane hastane...

 Yapılmadık test kalmamış , hastane bahçeleri kendilerine yurt olmuş ancak bir teşhis konulamamış....

Bir anne ve baba için evladı acı çekerken, çaresizlikleri nedeni ile elinden gelen birşeyin olmaması kadar daha kötü ne olabilir ki diye düşünürken..

Daha kötüsünün de olabildiğini malesef öğrendim bu ziyaretimde...

Meğer "Cahiliyye Devri''devam ediyormuş dedirtti bana, ailenin bir yakınının babaya "kız çocuğu için arazi mi satılır hiç" dediğini duyunca...

İslamiyetten ve  Göklerin ve yerin egemenliği Allah'a aittir. O dilediğini yaratır; dilediğine kız çocukları bahşeder, dilediğine de erkek çocukları bahşeder. Yahut erkek ve kız çocuklarını birlikte verir. Dilediğini de çocuksuz bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilir, her şeye gücü yeter." (Şura, 42/49-50) ayeti kerimesinden nasiplenememiş günümüzün cahiliyye zihniyetlilerinden başka kim yakabilir ki bir annenin ve babanın yüreğini daha başka...

Öznur'a  teşhis konulabilmesi için yapılması gereken bir test daha olduğunu  fakat ailenin  imkanlarının  tamamen tükendiğini öğrenince bu defa Öznur'un sağlığına kavuşması, her an tekrar nöbet geçirme korkusunun son bulması için sıvadık kolları...

Herşeye rağmen insanlığa umut, yüreği merhamet taşan, iyi ki var dediğimiz insanlar ile birlikte ;

İstanbul'daki özel kliniğinde Öznur'dan muayene ve tetkikler için ücret almayacak Prof. Dr. Burak Tatlı gibi...

Gidiş ve geliş yol ücretlerinin karşılanmasına vesile olan Zeliha Kültür, Reyhan Aydoğan, Sümeyra Beğde gibi...

Konaklamaları için otel ayarlayan ve diğer ihtiyaçlarını karşılayan iş adamı Yalçın Güneş gibi...

Öznur,  insanlık dersi veren bu değerli insanların desteği ile yeniden iyilişme umudu ile İstanbul'a yolcu..

Gidişin sana ve ailene dönüşün bizlere umut olsun Öznur...

 

 

 

Yorumlar

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları